Yeni Parti'de Diploma Meselesi

Gelişmeleri biraz uzaktan takip ediyorum ancak yeni partinin kurucuları ile ilgili diploma ve özgeçmiş tartışmaları üzerine birşeyler söyleme gereği hissettim.
Öncelikle ifade etmeliyim ki, listede iki kişi hariç diğerlerini hiç tanımıyorum.
Buna rağmen inceleyince; eski mahalleden arkadaşlarımın genel düşüncesinin aksine, tahminimden çok iyi bir listeyle karşılaştığımı söyleyebilirim.
Önce sizi geçmişe, bir hatıraya götürmek istiyorum.
2001 ekonomik krizinin ayak seslerinin hissedildiği günler…
Bir arkadaşımız var.
Galatasaray Lisesi’nin ardından, Boğaziçi Üniversitesini bitirmiş. Yale’de Yüksek Lisansını tamamlayıp, Price Waterhouse’ta denetçilik yapıp kendi işinin başına geçmiş.
Teoride çok iyi bir iktisat eğitiminin üstüne pratikte dünyanın en iyi kuruluşlarından birinde denetçilik yapıp, onlarca işçi çalıştıran bir işveren olarak bizzat ekonominin içinde başarıyla faaliyet gösteriyor.
Kendine has ekonomik söylemleri var. Televizyonlara çıkıp konuştuğunda ilgi çekiyor.
2001 krizi hissediliyor ve bu arkadaşı belki bir katkısı olur diye Genel Başkanla görüştürmek istiyoruz.
Bizim başkaca bir talebimiz yok. Bu arkadaşımızınsa hiçbir beklentisi yok.
Belki devlete, millete ve partimize bir faydası olur derdindeyiz.
Yukarıdaki özgeçmişi ve diğer üstün özelliklerini sayıyoruz.
Heyecanla Galatasaray Lisesi, Boğaziçi, Yale, Price Waterhouse, kendi fabrikası filan anlatıyoruz.
Aldığımız cevap mı?
“İYİ KURU FASÜLYE DE YAPAR MI?”
Bu kadar…
Tamam diploma herşey değildir.
Tamam diploma fetişizmine gerek yok.
Tamam komplekse girmemek lazım.
Ama insaf:
Biraz saygı duymak lazım.
Biraz takdir etmek lazım.
Biraz anlayış göstermek lazım.
Biraz bu özgeçmiş boşa olmaz diyebilmek lazım.
Biraz bu insandan nasıl faydalanabiliriz diye bakmak lazım.
Ben de iz bırakan bu acı hatıradan günümüze dönersek;
Parti tutar tutmaz bilmem.
İyi gidiyor, kötü gidiyor ayrı bir yazı konusu.
Eksiği vardır, yanlışı vardır konuşulur, tartışılır.
Ancak otellerin basın toplantısı için salon vermekten korktuğu bir dönemde, geleceği belirsiz bir partide kurucu olma cesareti gösteren, kadın erkek bu grubu öncelikle sırf demokrasimize katkıları ve cesaretlerinden dolayı kutlamak gerekir.
Ayrıca etkileyici öz geçmişleriyle gurur duymak için de yeni parti mensubu olmaktan öte bu milletin bir ferdi olmak bile yeterli bence.
Devam, kopya, taklit bir partiden,
Eski, kaşar, yıpranmış ve etkili yetkili oldukları zamanlarda hayata dair hiçbir katkılarını görmediğimiz, yük taşımaktan ziyade her türlü yalakalık ve atraksiyonla kendini taşıtmayı meslek edinmiş kişilerden ziyade,
Bir kere bile yüzünü görmediğim bu kadın ve erkekleri denemeyi tercih ederim.
Fulya Yasemin, Taylan Yıldız, Fatih Eryılmaz, Elif Gökdemir, Ahmet Ersagun Yücel…
Tut ki güzel kuru fasülye de yapamıyorlar.
Olsun.
Bir şansı fazlasıyla hakkediyorlar bence…
 

Cüneyt Öztürk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ülkücü 4 yıl önce

ilme verilen değer bu: kuru fasulye yapmasını biliyor mu. yazı çok güzel okudum ve paylaştım

Avatar
okuyucu 4 yıl önce

kuru fasulye bu mi̇lleti̇n mi̇lli̇ yemeği̇.bu yüzden i̇nce bi̇r dokundurma yapmiş olamaz mi?şahsin ne kadar mi̇lli̇ olduğunu test etmeye yöneli̇k bi̇r soru gi̇bi̇ geldi̇ bana ama si̇z anlamamişsiniz sn.öztürk

Avatar
ibrahim sarıkoç 4 yıl önce

yukarıda bahsedilen olay doğru ise olay yerini yani başbakanlıkmı, partimi ve soruyu soranı yazınız.aksi takdirde iftira olur.