Ne Yapmalı?Suat Başaran

Hareketimizde iki kesimin kafası rahat ve net: Genel Başkan’a inanıp kalanlar ve gitmek isteyenler…
Onlar ne yapacaklarını biliyorlar… 
Kafası karışık olanlar bizleriz; içerde kalıp mevcut yönetimden hoşnut olmayanlar…
*****
Esasen son halk oylamasında, ülkücüler kendilerince yol haritalarını çizmişlerdi…
Evet diyenler, kaderlerini AKP’nin kaderiyle birleştirmiş, hayır diyenler ise mevcut yapıyla birlikte olamayacaklarını ortaya koymuşlardı…
Bu iki tavır göz önüne alındığında bugün için iki gerçekçi(!) yöneliş öne çıkmaktadır: 
Ya yönetime kayıtsız şartsız itaat ve AKP ile yapılacak seçim işbirliği ya da mevcut yapıdan ayrılıp yeni bir parti oluşumuna katılmak…
Zaten gidişat da bu iki ana eksen etrafında şekillenmektedir…
*****
Moda tabiriyle ‘reel politik’in çoğu ülküdaşımız için en önemli dürtü haline geldiği ortadadır… İktidar, iş, mevki sahibi olma, güç vs… 
“Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç.
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
bir şeyin olmayacak… Hatta mezar taşın da…” 
Hoş bir sedadır artık… İçeriği geçmişe hapsedilmiş hoş bir seda… Kendimizi kandırmayalım…
*****
Evet!.. İki tarafın da kafası net ve ne yapacaklarını biliyorlar… Elbette ayrılmayı düşünmeyen ancak mevcut yapıyla yol yürümeyi de istemeyen bizlerin de ‘Ne yapmalı?’ sorusuna verdikleri net bir cevap var: Bu yönetimi değiştirmek…
Zorluk, bunun nasıl yapılacağında… ‘Kafa karışıklığı’ derken, kastedilen bu!..
Yani bizim için esas soru aşağıdaki gibidir:
Nasıl yapmalıyız?
*****
Geçmiş, omuzlarımızda devasa bir yük... Kimsenin sahiplenmek istemediği veballeri de sırtımızda taşıyarak bir mücadele sürdürmek zorundayız… Ayrılanlar ellerini yıkadı ve temizlendi(!)… Kalıp halinden memnun olanların da umurunda değil ‘değer eksenli’ hassasiyetler… 
*****
Aslında iki kesim de iddialarını somut beklentiler üzerinden savunuyor… Onun için mücadelemizi yürütürken farklı bir söylem belirlemek zorundayız… Hayattan kopmadan, değerler üzerinden meselelere yaklaşan, kişilere endekslenmeyen bir söylem…
Söz konusu söylemin üzerine oturacağı ana fikir kadro-ilke bütünlüğü olmalıdır… 
Şu abinin, bu başkanın peşine takılmadan, kuralları belirlenmiş, ölçüleri ortaya konmuş bir yöntem sunmalıyız…
*****
Zor olduğu açıktır… Yukarıda sözü edilen iki yaklaşımdan da çok zor bir uğraştır, teklif edilen; kabul ediyoruz…
Ancak, unutulmasın ki, şimdiye kadarki muhalif çalışmaların akamete uğramasının tek nedeni parti tüzüğü değildir…
Mücadeleyi yürüten kişilerin tutumları ve ortaya konulan yöntemdir, başarısızlığın en önemli nedeni…
Ayrıca, değişimin, değiştirilmesi istenenlere benzeyenlerce yapılmaya çalışılmasıdır…
Bu hareket Genel Başkan’a ‘MİT ajanı’ deyip yanında hizalananları, soyuna dile uzatıp elini öpenleri gördü!..
Milletvekilliği adaylığı için iddialarını ve taraftarlarını çöpe atan muhalifleri tanıdı bu hareket…
Geçmişin bir başka yükü de bunlardır…
*****
Bu sebeple, şahsi ikbal teklifleriyle duruşunu bozmayan her kadro hareketinin çok kolaylıkla -yakın bir gelecekte- partimizin yönetimine hâkim olabileceğine inanıyorum…
Kişilere takılı kalmayan, ‘hareketi kurallar yönetecek’ diyen ve iddiasının arkasında sabırla ve ciddiyetle durabilen her kadro bunu kolaylıkla başarır…
Böyle kadrolar var mı?
Bence var… 
Hayır, Yok! deniyorsa, o zaman, El Fatiha!

SUAT BAŞARAN

Anahtar Kelimeler:
NeSuatBaşaranYapmalı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.