MİLLİYETÇİ YENİ İTTİHATÇILAR BİZ KİMİZ ?

 Türk İslam nizam-ı alem gayesine inananlarız ancak emperyalizmden yana değiliz.

Tahakkümle değiştirerek zulme değil; adaletle güzelleştirerek hakimiyetten yana olanlarız.

Milliyetçiyiz ancak dilde değil halde milliyetçilikten yanayız; reformist değil inkılapçıyız, inkılaplarımızı milletin muhafaza ettiği din ve örfe yaslayanlarız ancak muhafazakar fırsatçılığında ve dönekliğinde değiliz.

Din ve Örf’e dair kadim ahlaki değerleri için muhafazakar; ancak metot olarak inkılapçıyız, baştan aşağı yenilenmeyi ‘’HALKA DOĞRU HALK İÇİN’’ formülünde görenleriz.

Merkez sağcı değiliz;solcu hiç değiliz. Ortalama serbest piyasanın acımasızlığında oportünist fırsatçılık ne yaparız ne yaptırırız; biz sosyal dağıtımdan ve gelir gider dengesinden yanayız.

Üretimde ve tüketimde sosyal adalete inananlarız, üretimin tüketimden yani ihracatın ithalattan fazla olduğu bir ekonomik dengeye inananlarız ancak tarihi maddecilikten yana olacak değiliz.

Burjuva milli marka değeri ve milli ticarete karşı değiliz hatta kalkınmanın motor gücü olduğuna inananlarız, ancak sosyal adaletsizlikten yana olacak değiliz.

Milli mefkureciyiz ancak sosyal idealizmden yana olacak değiliz, Türk ve Müslüman olan çelik çekirdeğin ahlakta iktisatta estetikte kendi özgün idealizminin yanında olanlarız.

Milli sekülerizmden yanayız bunu garp medeniyetinin içerisinde Türk harsına dayanmak suretiyle inşa edilen hukuk,ekonomi,iktisat,eğitim,estetik ve felsefeden bilim ve teknikten yanayız; ancak evrensel medeniyetle kültür düşmanlığı yapanlardan değiliz.

Şarklı bir coğrafi kültüre ve medeniyet bakiyesine dayanıyoruz ancak bugün geçerli olan muasır medeniyetin garp olduğunu inkar edecek değiliz.

Demokrasiye seçim sistemi olarak inananlardanız ancak yönetenlerin aristokratik bir elit zümresine dayanması gerektiğini de savunuruz, ancak milletle çatışan jakobenlikten yana olacak değiliz. Milli aristokrasi evrensel demokrasi diyenlerdeniz.

Ulus devletlere ve millet kavramına inananlardanız ancak ekonomik ve federatif Türk birliğine karşı olacak değiliz.

Küreselleşme ve neoliberal kabile federasyonlarıyla inşa edilen ortadoğu’da; milli devlet bayrak ve ezan mukaddeslerine dokunduracak değiliz.

Seküler bir modernleşmeye,hukuk ve rejime inanıyoruz; ancak dine karşı agresif laikçilerden değiliz.

Seküler ılımlı laik sistemi; ehliyet liyakata dayanan hukuk prensibi olarak okuyanlardanız; hiçbir mensubiyet ve aidiyet devlete referans verilemez buna din de dahil diyerek bu rejimin yanındayız.

Milliyete, bayrağa ve ezana savaş açanların da laik demokratik sistemde ehliyetle yeri olduğunu düşünenlerden olacak değiliz.

Devletle birey arasında ikincil ve aracı kurumların güçlenmesinden yanayız; ancak bu kurumların cemaat ve tarikatler olacağına inananlardan değiliz.

Sosyal hayatta ikincil kurumların ve sivil toplumun güçlenmesini arzulayanlardanız ancak eğitimde cemaat ve tarikat aracılı devleti ele geçiren bir sivil sosyal toplumdan yana değiliz.

Düşünce hürriyetinden yanayız ancak terörü ve terör propagandasını düşünce özgürlüğüne dayayan anarşist liberal sol anlayışları bu kapsama alacak değiliz.

Mili mutabakat, milli sanayi, marka değer ve milli eğitimle kalkınma planı yaparak uzun vadede bir ülkeyi ayağa kaldıracak geleneğin temsilcileriyiz.

Cumhuriyet Osmanlı hesaplaşmasıyla değil uzlaşısıyla okuyan felsefe tarih ve pozitif bilimlere ülkenin geleceğini emanet edecek olanlarız.

Eğitimde imam hatiplerle pozitif okul ayrıcalığını kaldıran ve tevhidi tedrisatla milli eğitime inanan ancak dini de hurafelere bırakmayacak bir devleti arzulayanlarız.

Milli mutabakatla gelinen noktanın kalıcı hale getirileceği, modernist muhafazakar hesaplaşmasının son bulduğu, tüm kesimleri kapsayacak bir eğitim dış politika ve iç siyaset anlayışı benimseyecek, ülkede uzun vadeli plan ve program yapacak olanlarız.

Türkiye de kurumları güçlendirecek, kurumlar üzerindeki vesayeti ideolojilerden sıyırarak aşkın bir ortak hedefe bağlayacak, otoriter ceberut devletçi milliyetçi değil hem devletçi hem milletçi milliyetçiliğin önünü açacak olanlarız.

Hem bireyci hem toplumcu bir standart geliştirerek bunların her ikisini de şahsiyetçilik ve ahlaka ,siyaseti ve devleti ahlaklı egemenliğe bağlayacak olanlarız.

Türk milliyetçiliği üzerine bina edilecek bu siyasi sistem; Enver’i Mustafa Kemal’e; Mustafa Kemal’İ Enver’e yedirecek bir anlayışla değil, siyasi akılla hayallerimizi uzlaştıracak olanlarız.


AHMET KAĞAN DALKILIÇ / [email protected]

Anahtar Kelimeler:
AHMET KAĞAN DALKILIÇ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET TORUN 5 yıl önce

hocam kaleminize sağlik güzel bir tesbit ve duruş yazisi olmuş yüce rabbim inşallal bu necip millete bu hasletleri ve hedefleri kendisine kizil elma eden ve menzile varanlarin idaresini nasib eylesin.sizlerede bu hiç sapma olmadan bu yolda yürümeyi hayrlisi ile nasip etsin inşAllah. Allaha emanet olun