Tarihe damgasını vurmuş üç cihan devleti vardır.Bunlardan biri Roma, ikincisi Osmanlı, üçüncüsü İngilizler’dir.
Roma’nın cihan hakimiyeti 329 yıl, İngilizlerin cihan hakimiyeti 179 yıl, Osmanlı’nın ise 339 yıl (1430-1769)sürmüştür.
İki bin yıllık devlet tarihimiz boyunca Talas’tan Çanakkale’ye kadar muhteşem zaferlere imza atarken, iç çekişmeler ve şahsi menfaatlerle maalesef tarihin en hazin mağlubiyetlerini de yaşamışızdır. Dürüstlüğümüz dillere destandı. 1700’lü yıllarda Londra Ticaret Odası’nda bir levha asılıydı: “Türklerle alışveriş yap! Yanılmazsın…” yazılıydı. İtibarımız çok yüksekti.18.yy’da Hollanda Ticaret Odası seçimlerinde veya alacakları kararlarda, oylar eşit olunca, Osmanlı tüccarlarıyla alışveriş yapan tüccarın oyu, 2 oy sayılırdı.

Şimdi ise zirvede ABD var. ABD ile olan ilişkilerimiz 1795’te başladı. Akdeniz’de Osmanlı’ya bağlı Cezayir beyliğinden izinsiz ticaret yapan ABD gemilerine el konuldu. ABD, Osmanlı ile anlaşma yapmak zorunda kaldı. ABD, 20 yıl boyunca Osmanlı’ya 12.000 altın vergi veya bu miktarda gemi malzemesi vb. mühimmat vermek zorunda kalmıştır. Cezayir ve Tunus beyleri Türk olduklarından yapılan anlaşmanın metni Türkçe olup, ABD tarihinde yabancı bir dilde yapılan ilk ve tek antlaşmadır. Batı ülkelerinin liderleri Osmanlı padişahları ziyarete geldiklerinde birkaç haftada ancak görüşebilirlerdi. Önce Bursa, Edirne ve İstanbul gezdirilir, saltanatın ihtişamı gösterilir, sonra sultanın huzuruna kabul edilirdi. Bugün yaşadıklarımız ise İki bin yıllık devlet kültürümüze yakışmıyor. İtilaf Devletleri işgal ettiği halde, beğenmediğimiz Tevfik Fikret dahi izzetinden taviz vermemiş, İngiliz ve Fransızlarla alay ederek antlaşmaya oturmuştur. Bugün hem içte, hem dışta gözümüzün içine bakarak bizi tehdit eden, gerek terör grupları, gerek Batı ülkelerine karşı tavrımız, sevdiğimizi iddia ettiğimiz şanlı ecdadın kemiklerini sızlatıyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyareti öncesi, danışmanı çıkıp “Sayın Obama ile görüşme ayarlamaya çalışıyoruz, ama henüz netice alamadık” diyor. Bu devlet kültür ve izzetine yakışmaz.
Seversiniz, sevmezsiniz, destekler veya muhalif olursunuz, ama edebimiz gereği, bu ülkeyi temsil eden bir Cumhurbaşkanı’nı, bir başka ülkede protesto etmek, Türkiye’ye ve Türk vatandaşı olduğunu iddia edenlere de yakışmaz. İran asıllı bir şarlatan ABD’de karanlık ilişkilerle tutuklanıyor, ABD’li bir savcı görevini yaptığı için kahraman oluyor, Türkiye’yi idare edenler ise sancısını yaşıyor. Bize ne bundan? Buna hakkınız yok beyler. Türkiye, Türkiye’yi idare edenlerden daha kutsal, daha büyük ve daha değerlidir.
Sn.CB, ABD’yi ziyaret edecekken, havuz medyası ABD’yi idare edenleri “paralelin satın aldığı adamlar” diye başlık atıyor. Beyler gazeteleriniz, sadece Edirne’den Kars’a okunmuyor. Bunları bütün dünya takip ediyor. Yazıp, konuştuklarınız ne Türkiye’ye, ne Türkiye’yi idare eden siyasilere zerrece fayda vermezken, aksine rezil ediyor. “Akıllı düşman iyi olur, ahmak dost başa bela” düsturunca biraz aklınızı kullanın. Bilerek yaptığınız o kadar yanlışınız var ki, daha sonra düzeltme şansınız olmuyor. Zillete düşen sadece siz değil, inanın bu ülkeyi uzun yıllar altından kalkamayacağı mezellete sürüklüyorsunuz. Kutuplaşma, doğruları görmeye engel oluyor.
Hasan Basri (r.a): “Kabul olacak dualarınız varsa, emirlere ediniz.” buyuruyor. Biz sorunlarımızı kendi içimizde halledeceğiz. Hiçbir Batı ülkesi, bizim rahatımız için, kendi menfaatine zarar vermez.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.