Fransız düşünür Jean François Lyotard postmodern dönemde yeni bir bilgi anlayışının geçerli olacağı düşüncesinden hareketle bilginin konumunun değiştiğinden bilginin bu dönem de satılmak için üretildiği ve tüketildiği düşüncesini savunur.

Yani bilgi metalaşmıştır.

Bu amaçla üretilen ve tüketilen bilgi kullanım değerinden uzaklaşıp ticarileşirken bilginin niteliği ve anlamı da değişecektir.

Postmodernist filozof Bauman da modern dönemlerde üreticiliği ile öne çıkan insanın postmodern dönem de tüketici olarak inşa edileceğini söyler.

Küresel kapitalist toplumlarda kültürün kapitalizm, reklam ajansları ve kitle iletişim araçları tarafından üretildiğini ve dönüştüğünü söyleyen Baudrillard bu durumu metalaşmış kültür olarak kavramsallaştırır.

Kapitalizm ve medya tarafından yaratılan metalaşmış kültür tüketiciyi ne alması gerektiği konusunda yönlendirir.

Tüketim nesneleri üzerinden toplumun neyi, nasıl, ne zaman tüketeceği dayatılır.

Aslında ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz nesneler bu sömürü sistemi tarafından üretilmekte ve ihtiyacımız olduğu düşündürülmektedir.

**

Tüketimin güç ve statü sembolü olarak anlaşıldığı bu tüketme biçimini Thorstein Veblen gösterişçi tüketim olarak isimlendirir.

Tüketim konusunda yönlendirildiğinden habersiz her biri birer tüketim işçisine dönüşen insan metalaşmış kültürü bilgi ve kültür edinmekten çok güç ve statü kazanmak için tüketir.

Günümüzde tüketim nesneleri tarafından kuşatılan insan için tüketim, bir varoluş haline dönüşür.

Baudrillard tüketim toplumunun var olabilmek için tüketebileceği nesnelere ihtiyaç duyduğu düşüncesindedir.

Tüketilen nesneler tüketenlerin konumunu da belirlemektedir.

Tüketici, satın aldığı ürünü sadece kullanım değerini dikkate alarak almaz.

O ürüne sahip olduğunda elde edeceği toplumsal saygınlıkta belirleyici değer kazanır.

Yani şöyle de söyleyebiliriz;

Tüketen, tükettiği ürünü alırken bir anlamda kendini ifade edebileceği, içinde bulunduğu topluma da mesaj iletebileceği güdüsüyle tüketir.

Mesela çok pahalı bir saatin sadece zamanı takip etme işlevi yoktur. O pahalı saat aynı zamanda kişinin beğenilerini, toplumdaki konumunu ve toplumun diğer üyelerine vermek istediği mesajı da içinde barındırır.

Yani tüketim sadece tüketim değildir.

İçinde bir anlamlar sistemi mevcuttur.

Bu halde tüketim nesneleri de ihtiyaçtan çok toplumsal ilişkilerin, gruplaşmaların ve konumlanmalarında belirtisidir.

**

Yılmaz Özdil’in 1881 adet basılan kitabının 2500 TL’den 3 saat içinde tükenmesi ve bu pazarlama tekniği etrafında yaşanan tartışmalar aslında postmodern düşünürlerin bilginin niteliğinin dönüşümü üzerine düşüncelerini doğrular niteliktedir.

Metalaşan bilgi artık tüketilmesi için üretilmektedir.

Ve bu tüketim sadece tüketim değil içinde anlamlar barındıran güç, statü, konumlanma ve toplumsal ilişkiler bağlamında değerlendirilmelidir.

Müjdat ÖZTÜRK

23-01-2019

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ercan kozanoglu 4 ay önce

GÜZEL bir yazı,günümüzü betimlemiş,