Halk oylaması sonuçları karşımıza çok farklı manzaralar çıkardı. Bu sonuçların sosyolojik, siyasi ve toplumsal açıdan değerlendirilmesi gerekiyor. Bu değerlendirmeyi bir kaç serilik yazı dizisinde yapacağız. İlk olarak sandığın matematiğinden başlıyoruz. 
Türk siyaseti geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Halk Oylaması sonrası sonuçların değerlendirildiği, sosyolojik yansımaların okunduğu bir süreci ve dönemi yaşıyor. Seçimler tarihimizde ilk defa bir seçim sonucu muhteva itibariyle büyük mesajlar içeriyor. Çünkü bu seçimde '2+2' matematik kurallarını hiçe sayarak dört etmiyor.
Halk Oylaması öncesinde Evet cephesi 2015 seçimlerini baz alacak olursak 23.681.000 oy almış AKP ve 5.694.000 oy almış MHP'den oluşuyordu. Hayır cephesinde ise 12.111.000 oy alan CHP ve sönük bir şekilde 5.148.000 oy almış HDP bulunuyordu. 
Bizler HDP seçmeninin bir kısmının Evet diyeceğini, MHP seçmeninin büyük bir kısmının ve AKP seçmeninin bir kısmının Hayır diyeceğini açık şekilde belirtiyorduk.
Halk oylaması sonucunda karşımıza 25.157.000 Evet oyu, 23.779.000 Hayır oyu çıktı. Yani sonuçlar öncesinde kurulan AKP+MHP ve HDP'nin bir kısmının toplayarak Evet denklemi kuranlar hesaplarına ulaşamadılar. Bu hesap tutsaydı yaklaşık olarak 32.000.000 civarında bir Evet oyu çıktığını görebilirdik. Oysa Evet oyları bunun çok altında kalarak denklem sahiplerini mağlubiyete uğrattı.
Hayır cephesinde ise CHP+HDP'nin bir kısmını hesaplayarak denklem kuranlar yaklaşık olarak 15.000.000 civarında bir oy geleceğini hesap ediyordu. Bu denklemde tutmadı. 
Evet ve Hayır denklemlerini değerlendirdiğimizde 7.000.000'dan fazla seçmen partileri ve parti liderleri ile aynı görüşü tercih etmedi. Bunun yanı sıra bir o kadar seçmen ise sandığa gitme tercihinde bulunmadı.
Bu toplam bizlere en az 15 Milyonluk bir kitlenin mevcut partilerden, parti liderlerinden ve söylemlerinden memnun olmadığını kesin olarak gösteriyor. Geriye kalan seçmende ise en az bu sayı kadar 'mecburiyetten, verilmiş oylar var.
İşin özü hileyle kazanan aslında kaybetti. Tabanlarına sahip çıkamayan partiler ve parti liderleri, Türk milletinin kutuplaştıranlar, birlik ve beraberliğimize zarar verenler Halk Oylamasının sonuçları ile yerle yeksan oldu.
2002'den bu yana yaptıkları veya yapamadıkları ile artık ömrünü tamamlamış bir İktidar partisi, yıllardır Ana Muhalefette bulunan ama muhalefeti ile kimseyi tatmin edemeyen bir CHP ve Millet Partisi ile Türk siyasetine merhaba diyerek 3. Yol'u açan ama bugün 2. Yol'a karışan bir MHP.. 
Türk siyasetinde sosyoloji değişiyor. Dengeler değişiyor. Bu sosyolojiyi farklı çerçevelerden önümüzdeki yazılarda değerlendireceğiz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.