Duygusal zekaya toplumlarda duruşunuzun çok net olması gerekir.
Zikzaklı karakterler, bu tür toplumlarda geçici süreyle başarılı gibi görünse de, uzun vadede dillerde ve gönüllerde iyi veya kötü olarak, son halleriyle anılırlar.
Türk toplumu, kim olursa olsun, yürüdüğü yanlış yoldan, doğruya dönen herkesi hemen kabullenir, bağrına basar, sahiplenir. Ama yıllarca vefa gördüğü bir yerden, basit dünya menfaati için ayrılmış ise, bunu hiçbir zaman unutmaz.
Sporda dahi bunun çok örnekleri vardır.
Örneğin Tanju Çolak, Galatasaray sayesinde dünya markası olmuş, Galataraylı Tanju Çolak olarak da hafızalara kazınmıştı. Daha çok doğal ve normal olan bir transfer ile Fenerbahçe’ye geldi. Ama Galatasaraylılar tarafından kabullenilmediği gibi, aslında Fenerbahçeliler de çok kabullenemediler. Bu örnekleri, Sergen Yalçın vb. Türk futbolunun önemli isimleriyle çoğaltabiliriz. Bu futbolcular ayrıldıkları kulüpten bir şey götürmediği gibi, gittikleri kulübe de bir şey katmamıştır.
Siyasi partilerimizde parti değiştirme gayet normal ve demokratik bir davranıştır. Siyasetçiler, kendilerini ifade edebilecekleri partilere geçip, politika yapabilirler. Ama MHP’de bu durum farklıdır. Çünkü MHP, bir siyasi partinin ötesinde, bir dava partisidir. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ruhuna hürmeten, MHP tarafından sahip çıkılmaya çalışılan, kucak açılan Sn.Tuğrul Türkeş, yıllardır duruşu ve hal lisanıyla, MHP’ye zerrece faydası olmayışıyla, aslında MHP’ye ait olmadığını anlatmaya çalışıyordu.
MHP teşkilatı ve gönül verenleri de, her şeye rağmen sn.Tuğrul Türkeş’i bağrına basmıştı. MHP gönüldaşları, sahibinin hatırını incitmemek için, onun hakkında çok olumsuz, hakaret içeren şeyler söylemeden, hedefine kilitlenmeli ve yürümeli.
Hz. Nuh’un oğlu Kenan da, babasına inanmadığı için gemiye binmedi. Ama sığındığı insanlar da onu selden kurtaramadı.
MHP bir şahsın değil, bir ailenin değil, bir soyun partisi. Kendisini aidiyet hissedenlerin siyaset yapacağı idealistler hareketidir.
Seyyid Abdulhakim Arvasi (k.s)’nin : “Ben seyyidim. Yani Arabım. Yeryüzünde üç Türk kalsa, biri benim derim. İki Türk kalsa, biri benim derim. Tek Türk kalsa, o benim derim.” Dediği gibi, her MHP’li şunu söylemeli: Değil sn.Tuğrul Türkeş’in ayrılması, bu yolda tek kişi kalsa da, ben yine davamdan ayrılmayacağım demeli.
Yel kayadan bir şey götürmedi gibi, su gider, kum kalır derler…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.