Mitingleri izliyorum.. Kumbaralarındaki birikmiş parasını veren küçük yavrular var.. Hayattaki ilk birikimini paylaşıyor onunla.. Boylarından büyük kocamaaaan bir iz bırakıyorlar tarihe de en güzelinden..

80 yaşını aşmış büyüğümüz, emekli parasından biriktirip torunları için aldığı bileziği getiriyor..

Gençler..

Soruyor ya meydanda ceplerinde ne kadar var, diye.. Yok ya da az.. O “az”ı da onunla paylaşıyorlar..

İnşaat işçisi yevmiyesinden getiriyor, destek olmak için..

**

Paylaşmayı, birlikte olmayı, fıtratımızın en güzel yerinde duran bu hasletlerimizi unutmuştuk..

Herkes kendini kurtarmaya çalışır olmuştu..

“Bana dokunmayan yılan yaşasın”dı.. “Bana ne”ydi.. “Adam sende!” ydi..

Sonuç? Susmakla, tepkisiz kalmakla olmadığını ve yanlışların domino etkisinin olduğunu, sana dokunmaz sandığın yanlışların bir gün fena halde dokunabileceğini gördük..

Haliyle yine dönüp içimizde derinlere saklanmaya yüz tutmuş o hasletlerimize sığındık..

Şerrin hayrıdır bu..

Bu yüzden belki de örneğini verdiğim mitinglerden kalan anekdotlar yüreğini taşırıyor insanın.. İstemsizce gözleriniz doluyor..

Başka bir şey bu.. Yıllardır kutuplaşmadan illallah etmişlerin, bedel ödemişlerin, bir nefese muhtaç olanların, o nefesi alabileceğine dair umut ışığına verdikleri cevap belki de..

Bu umut ışığının kıymetine paha biçilmez..

**

Biz o ışığa hasret kalabilirdik, biliyorsunuz değil mi?

Biz bugün heyecansız, ümitsiz, hangi “siyasal İslam”ın tercih edileceğini konuşuyor olabilirdik..

Tek başına bir kadın durdu tümüne karşı..

Onun ısrarı ve demokrasi inadı sayesinde bugün meydanların coşkusu muazzam..

Gitmez denilenlerin, hiç gitmeyeceğini zannedenlerin koltuklarının faniliğini gösterdi.. Onlara da onların gidebileceğine ihtimal vermeyenlere de..

Ondan ekranlar kapatıldı kendisine.. İtham etmeye gelince adını hatırlayan ekranlar mitinglerinde dediklerini görmezden geldiler..

Ama ne hikmetse birileri onun vaatlerini kendisininmiş gibi bir bir dillendirmekten çekinmedi..

1 Nisan’da Ankara Spor Salonu’ndaki kalabalıktır, oradaki birlik ruhudur panikle süper baskın seçim kararını vermelerinin asıl nedeni..

Sonrası malum.. Ne plan kurulsa, Eurovision’a büyük büyük laflar ederek gidip sonuncu olarak dönmüş gibi bir hüsran yaşattı o planı kuranlara..

Diyorum hep.. Bu inat İYİdir.. Devleti, milleti kimselere yem etmez..

İhtiyacımız olan, tam da bu..

**

Yorulduk, kırıldık, birbirimizi incittik.. İncinen yürekleri iyileştirmek gerek..

Devlet ile partiyi bir sanmaya başladık.. 40 kere söylersen olurmuş misali.. Hükümeti devlet zanneder olduk.. “Ben gidersem devlet çöker” nobranlığına düştük..

Bir kişinin her işi yapabilmesine, her şeyi bilmesine, her konuda uzman olmasına imkan var mı? Hem paşa hem ekonomist olunuyor mu mesela?

“Ben, ben, o da ben, hepsi ben!” anlayışına teslim olduk..

Dış güç, lobi mobi diye ağlaşırken kimse de sormadı “Hadi dış güçler seni yemeye çalışıyor.. Sen yem olmamak için önlem almadın mı aga?” diye..

Bütün bunlar olurken biri çıkıyor ve Atatürk çizgisini hatırlatıyor..

Tarihi biliyor çünkü.. İYİ biliyor.. Öğretecek kadar İYİ..

Ülkenin kullanım kılavuzunu bırakıp fani dünyadan giden Mustafa Kemal Atatürk’ün anlayışıyla çıkıyor yola..

Küçük bir köyde doğmuş bir kızın yıllar sonra o memlekette açılan yaraları iyileştirmeye talip olabilmesi.. Cumhuriyetin ta kendisi bu işte..

O kız şimdi Cumhuriyete olan borcunu ödemek istiyor..

Yaralarını iyileştirmek istiyor..

**

Birbirimizi incittik ya.. O incinmiş yürekleri iyileştirmek, toparlamak istiyor..

Devlet ciddiyeti başka şeydir.. Her şey, her yerde, her üslupla konuşulmaz, biliyor.. Türkiye Cumhuriyeti herkesten büyüktür, anlatıyor.. Binlerce yıllık devlet geleneğini pamuklara sarıyor..

Her konuda uzman olmayı değil, uzman sıfatını hakkıyla taşıyan insanlarla çalışmayı seçiyor..

Dışlamıyor, kimseyi ötekileştirmiyor.. Merkezde duruyor..

Gencinin potansiyelinin farkında.. Bu yüzden anne gibi seviliyor..

Bak partisinin programına, anne eli değmiş gibi..

Ekranlarda ambargoya maruz kalıyor.. Çıkabildiği ekranlarda bazen mekanik, zorla soru soruyormuş gibi yapana da denk geliyor..

Her formatta kendi doğrusunu anlatıyor.. Tane tane, herkesin anlayacağı şekilde.. Düşünün “ona” anlatır gibi anlatıyor.. Daha ne yapsın?

**

Kadınlığıyla vurmaya kalktılar; olmadı..

Engellemeye kalktılar; takmadı.. Son engelbükücü.. Hepsini bir bir “çöp” etti.

Yalan haber üzerinden vurmaya çalıştılar, itham ettiler; cevabını yapıştırdı..

**

Kendi şehrinde bir yere giderken yoruluyorsun; o günde en az 3 şehirde miting yapıyor.. Keyfini sürerek yaşayacağı bir hayatı varken o, gençler hayatın keyfini sürebilsin diye koşturuyor..

Velhasıl bir başka yol mümkün.. Bunu gösteriyor..

Gülümsemenin ciddiyeti gölgelemediğini, samimiyetin yüreklere en iyi köprü olduğunu, bir yemeninin tonlara eşit sarsıcı bir gücünün olabileceğini kanıtlıyor..

Kadın.. Aklına koyduysa bir şeyi yapar..

Kadın.. Kırıldığında kendini iyileştirmesini bilir..

Kadın.. Düştüğünde, doğrulup üstünü başını silkeleyip yola devam eder..

Kadın.. Engel gördüğünde inadını konuşturur..

Kadın.. Zayıf zannedersin, o dünyaları taşıyabilecek kadar gücünü toplayabilir..

Kadın.. Onu cinsiyetiyle vurmak isteyenleri aklıyla helak edebilir..

Kadın.. Onu hafife alanları korkudan titretebilir..

O ki bir bir kanıtladı bunları.. O ki anaçlığıyla dokundu insanların canözüne.. O ki kimine anne, kimine abla oluverdi..

O ki hem bir yol buldu hem o yolu açtı hem de engelleri yoldan çekti..

E bize sadece yürümek kalıyor..

**

Ben bir kadın olarak..

Ben bir vatandaş olarak..

Ben ülke için bir şeyler yapmaya çalışan bir birey olarak..

Ben bedel ödemenin ne olduğunu yaşayarak öğrenmiş biri olarak..

Teşekkür ederim talihin makus olmadığını gösterdiğiniz için..

İYİ ki varsınız..

Ve dileğim odur ki;

"İYİ ki"li cümleleri bol bol kurarız bundan sonra..

ÇİĞDEM AKDEMİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖMER FARUK 9 ay önce

Fazla söze gerek yok millet gereken cevabı verdi. Pardon cumhur ittifakı

Avatar
n. 8 ay önce

kendi düşen ağlamaz