Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştu:
“Doymak bilmeyen hayvanların yiyecek çanağına üşüştüğü gibi diğer milletlerin de sizin
üzerinize üşüşmeleri yakındır.
Bir sahabe:
“Ey Allah’ın Rasulü! Bu durum, o gün Müslümanlar az olduğu için mi başımıza gelecek?” diye sordu. Allah Resulü (s.a.v):
“Hayır! O gün sizler çok olacaksınız. Ama selin üzerindeki çer çöp gibi dağınık ve zayıf olacaksınız. Allah sizin korkunuzu düşmanlarınızın kalbinden çıkaracak ve sizin kalplerinize vehn atacaktır” buyurdu.
Sahabeler endişe ve şokun etkisiyle:
“Ey Allah’ın Rasulü! Vehn nedir?” diye sordular.
Allah Resulü (s.a.v):
“Dünya sevgisi ve ölümden hoşlanmamaktır” buyurdu.” (Ebu Davud, Melahim)
I.Dünya Savaşı’nın sebebi Ortadoğu’da devletler kurmak; II.Dünya Savaşı’nın sebebi İsrail devletini kurmak; III.Dünya Savaşı’nın sebebi de, açıktan planlanan Kürdistan olacak gibi.
I.Cihan Harbi, şımarık, kibirli, kendinden emin olan Almanya, Avusturya-Macaristan, İngiltere, Rusya ve Fransa gibi imparatorlukların, şişen egolarının çarpışmasından başka bir şey değildi. Savaşın sonu planlandığı gibi olmuş, Osmanlı devleti tarihe elveda demiş, Ortadoğu’da kukla devletler kurulmuş, İmparatorluklar, ulusalcı, alt ve üst kimlikten oluşan milletler haline gelmişti. I.Dünya Savaşı’nın başrolünde Almanya vardı.
II.Dünya Savaşı, maneviyat ve ruh kökünden mahrum, kuru ırkçı duyguların çatışmasından başka bir şey değildi. Milletlerin kimlik üzerinden savaşı, insanlığın en ırkçı anlayışına sahip olan Yahudilere yaradı. Siyonizmin planladığı II.Dünya Savaşı’nın en mağduru Avrupa’nın mazlum Yahudileri olurken, sonucu Siyonistlere yaramıştır. Almanya, Nazi duygusu ve Darvin ruhuyla dirilmiş, Siyonist sermaye ile beslenmiş bir canavar haline gelmişti. Elli milyon insanın öldüğü bu savaşın, taraflara hiçbir faydası olmamıştı. Savaşın kazananı ise, savaşı ve mağduriyeti planlayanlardı. II.Dünya Savaşı sonrası Dünyada dengeler değişmiş, büyük mağduriyet yaşayan Yahudiler, Vaadedilmiş Topraklar’a 19 asır sonra İsrail devleti olarak adım atmışlardı. Siyonist sermayenin Almanya’dan sonra,yeni süper gücü ABD olmuştu. II.Dünya Savaşı’nın başrolünde yine Almanya vardı.
Suriye Savaşı, Sevr’den bu yana planlanan Kürdistan projesi ve Trump’un İslam karşıtlığı ve ulusçu söylemleriyle başkan seçilmesi tesadüf değildir. Bundan sonra Batı’da İslam’ı tehlike olarak gören her siyasi parti, halkın ilgisini kazanacaktır. Trump, Batı toplumlarında İslam’a karşı oluşturulan bir antipatinin prototipidir. Batı’nın liderleri de Trump gibi zincirleme çoğalacaktır. Ülkelerin bölünmesi, Yeni uydu devletlerin oluşması ve Batı neslinin milli duyguları kazanması için, anti İslam fikir ve söylemlerin çoğalması, evrensel değerlerden uzaklaşılması, ırkçı fikirlerin de revaç bulması gerekir. Coğrafyalar şekillenirken, faturayı ekonomi ve rejimleri her an kaygan olabilen devletlere ödeyecektir. Yeni dünya düzeni ve yeni devletleri oluşturmak için başrole yine aslı Alman olan Trump’ı getirdiler. Bu değişimin kazananı ise Arz-ı Mev’ud’a adım adım yürüyen Siyonizm üst aklı olacaktır. Trump; “Kürt savaşçılara hayranım” derken, aslında Kürtleri takdir etmiyor, yeni kurulacak olan Kürdistan’nın Arz-ı Mev’ud’a edeceği hizmeti alkışlıyordu. Netanyahu’nun: “K.Irak’ta bir Kürdistan kurulursa, ilk tanıyacak devlet biz oluruz.” demesi gelişigüzel bir cümle değildir. Osmanlı sonrası kurulan Ortadoğu devletleri, Büyük İsrail’in kurulması için ilk adımdı. Şuan planlanan Kürdistan da Arz-ı Mev’ud’un kilometre taşlarının önemli parçası.
İslam dünyası, ağzını açıp başkasından medet umacağına, gözünü açıp bütün enerjisini birlik beraberliğe harcarsa, sebepler açısından Kader’in planı Müslümanlar lehine işleyebilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.