2002 yılında iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının 15 yıllık serüveni başta Cumhuriyet ve kurumları olmak üzere birçok alanı kapsaması bakımından bir değişim, dönüşüm sürecidir.

Adalet ve Kalkınma Partisinin kurucu babalarının zihin dünyasının siyasal, sosyal hayata yansımasını içeren bu değişim ve dönüşüm sürecinin kendi içinde ürettiği siyasal dil de bu değişim ve dönüşüm süreci kadar sorunludur.

Özellikle Cumhuriyet karşıtlığı, Türklük karşıtlığı üzerinden inşa edilen bu dilin kavramları arasındaki millet, millet iradesi gibi kavramlar oluşan siyasal dilin en kutsal özneleri olarak öne çıkmıştır.

AKP VE ERDOĞAN’IN MİLLET ANLAYIŞI: TEK MİLLET

Sayın Erdoğan ve AKP’nin topluma dayattığı bir anlamda kendi yerli ve milli projesi tek millet anlayışının tarihsel arka planında Erdoğan’ın fikri ve siyasi yolculuğunun izlerini görmek mümkündür.
Sayın Erdoğan’in gençliğinde içinde yer aldığı siyasi hareketlerde “aziz milletimiz” olarak karşılaştığımız millet kavramı Erdoğan’ın iktidarını sağlamlaştırmasıyla “tek millete” dönüşmüştür.
Bir anlamda geliştirilmiş bu millet anlayışı diğer yanıyla Sayın Erdoğan’ın iktidarının sağlamlaşmasının ve meşruiyetinin de kaynağıdır.

Sayın Erdoğan’ın iktidarı için geliştirilen bu millet anlayışı dinsel ve tarihsel referanslarla kuvvetlendirilmiş, AKP ve Sayın Erdoğan’ın siyasal hedefleri dikkate alınarak tasarlanmıştır.
Sünni-Müslüman eksenli bol Osmanlı referanslı bu millet anlayışında Türk milleti oluşturan unsurlardan sadece biridir ve etnik kategoridedir.

AKP-Erdoğan’ın millet anlayışının tarihsel arka planında içinde yetiştiği ama daha sonra gömlek değiştirerek geride bıraktığı Milli Görüş-Erbakanlı yılların yoğun etkisi bulunmaktadır.
Milli Görüş hareketinde aslında sadece dini bir içeriğe sahip olan millilik, yerliliğe vurgu yaparken millet ile kastedilen ise Osmanlı’daki Müslüman çeşitliliktir.

Türk tarihinin en değerli isim ve olaylarını kendi millet anlayışının bir parçası yapan ve ihtiyaç duydukça bu isim ve olayları referans alan Milli Görüş hareketi için millet “ aziz milletimizdir”.
Bu yanıyla AKP-Erdoğan’ın millet anlayışının tarihsel arka planını Milli Görüş’ün millet yaklaşımı oluşturur ve Türk Milletinin İslam sonrası tarihi değerlerine ve şahsiyetlerine vurgudan kaçınılmaz.
AKP-Erdoğan’ın millet anlayışını oluşturan bir başka güçlü damar Menderes-Özal çizgisinde rastladığımız merkez sağın popülist millet anlayışıdır.Daha oportinist bir çizgi olan merkez sağ millet anlayışında öne çıkan yine ismi olmamakla birlikte milletin değerleridir.

AKP-Erdoğan tasarımı millet anlayışının en çok benzerlik gösterdiği yaklaşım Milli Mücadelecilerin millet anlayışıdır.

Milleti, kan ve dil birliğinin çok ötesinde iman, kültür, ahlak ve ideal birliği olarak tanımlayan Milli Mücadelecilerin millet tanımı Sayın Erdoğan’ın popülist söylemlerinde kendisini sıkça göstermektedir. Bu millet tanımın en belirgin özelliği son dönemde karşımıza çıkan yerli ve milli gibi milli ve İslami olmasıdır. Hem Milli Mücadelecilerin hem de Sayın Erdoğan’ın millet anlayışının birleştirici unsuru Türklük değil Müslümanlıktır.

TEK MİLLET AMA TÜRK MİLLETİ DEĞİL

Sayın Erdoğan’ın iktidar serüveninde milletten tek millete evrilen bu kavramsal seyirde motivasyon aracı Türklük olmadığı gibi Sayın Erdoğan Türk, Türklük kavramlarına da tepkisel yaklaşmış Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını söylerken Türklükle karşıma gelmeyin demekten çekinmemiştir.

Sayın Erdoğan tek milletten ne anladığını 2011 genel seçimlerinde yaptığı şu konuşma ile ortaya koymaktadır;

“Dedik ki tek millet. Tek millet ne biliyor musunuz? Millet kavramının içinde Türkü de vardır, Kürdü de vardır, Lazı da vardır, Çerkesi de vardır, Abhazası da vardır, Gürcüsü de vardır, Boşnağı da vardır, Romanı da vardır. Millet bunlardan oluşan bir zenginliktir, millet budur, onun için tek millet dedik.”

Türk Milliyetçiliğinin millet tanımından temel farklar taşıyan bu ifade biçimi Sayın Erdoğan’ın milliyetçilik anlayışına da yön vermiş Sayın Erdoğan milliyetçiliğini şu sözlerle ifade etmiştir;

“Asıl milliyetçilik, milletine hizmet etmektir. Asıl milliyetçilik, ülkesi için eser üretmektir. Asıl milliyetçilik, bu millete, bu ülkeye hizmetkar olmaktır. Milliyetçilik, bu ülkenin zenginliğine zenginlik katmaktır. Milliyetçilik, okul yapmaktır, milliyetçilik hastane yapmaktır, milliyetçilik yol inşa etmektir, üniversite kurmaktır, şehirlere modern konutlar kazandırmaktır. Milliyetçilik bu ülkenin, bu milletin onurunu dik tutmak, bu ay-yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırmaktır.”

“Bu ülkede milliyetçilik yapan değil, milliyetçiliği pazarlayanlar var. Bu ülkede milliyetçiliği slogan atmak, el işareti yapmak zannedenler var. Bu ülkede milliyetçi geçinenler, milliyetçilikten geçinenler var. Siz onlara sorun, Orhun Abideleri nerededir diye sorun. Onlar haritadan yerini bilmezken, biz oraya gidip inanır mısınız tarlaya uçakla indik... Niye çünkü yol yok, adeta çöl ve çölde gittik, 42 kilometre... Dedik ki bunu yapmak bize yakışır ve bunu yapacağız. Orhun Abidelerini müze haline getirdik ve... anıtlara kadar 42 kilometre asfalt yol yaptık.”
AKP-Erdoğan’ın iktidar sürecinde kavramsal açıdan gelişen ve değişen millet anlayışı bir yandan Sayın Erdoğan’ın siyasal ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan Türk Milliyetçiliğini baskılaması bakımından da dikkate değerdir.

Bu millet anlayışı Cumhuriyetle kavgalı bir başka kesim olan Kürtlere seslenme imkânını verirken Osmanlı’nın yeniden canlandırılması ümidini yeşertmesi bakımından muhafazakâr kesimlere de bir cazibe alanı sunmaktadır. Cumhuriyetin ilanı boyunca kurulan yeni sistemde varlık imkânı bulamadığını düşünen Kürtler gibi muhafazakâr taşralı kesimler için de AKP bir ümit ışığı olmuştur.

Bu yanıyla AKP, Cumhuriyetin Sünni Türk merkezli yapısından da intikam alma fırsatı oluşturmuş ortaya konan bu millet anlayışı ile dışlandığını düşünen bu kesimler AKP’de buluşmuştur.

**
Filhakika Sayın Erdoğan tek millet dediğinde kastedilen Türk Milleti değil tarihsel, kavramsal arka plana sahip Sünni-Müslümanlığın belli bir yorumunun kuşattığı kesimlerdir.

Dolayısıyla tasarlanmış ve siyasal hedeflere uygun bu millet ve milliyetçilik yaklaşımının Türk Milletinin değerlerini yaşatmaya ant içmiş Türk Milliyetçileri tarafından benimsenmesi ve desteklenmesi söz konusu olamaz, olmamalıdır.

Sayın Erdoğan’ın devlet ve millete yüklediği anlamlar ile Türk Milliyetçilerinin devlet-millet anlayışı bir değildir ve örtüşmemektedir.

Bu milletin adı tarihte Türk’tü gelecekte de Türk olarak anılacaktır.

MÜJDAT ÖZTÜRK
05-04-2017
www.gazete2023.com
Kaynaklar: AKP’nin Millet Anlayışı-Bülent Özçelik- Yüksek Lisans Tezi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.