Türk siyasetinde vazgeçilmez kavramlar var.

Aşılması zor, zihinlere yerleşmiş kavramlar.

“Kale” veya “Son Kale” bunlardan birisi.

Siyasi mücadelelere bu ifadeler üzerinden bakıldığında ortaya bir Kaleyi muhafaza etmek, korumak isteyenler çıkıyor bir de bu kaleyi ele geçirmek isteyenler.

Kaleyi koruyanlar kendilerini en milli çizgiye oturturken diğer yandakilere düşen ise hainlik oluyor.

**

Türk siyaseti, lider odaklı bir kültüre sahip.

Bu durumun toplumsal karşılığı var.

Türk toplumu karizmatik ve kitleleri peşinden sürükleyen liderleri destekliyor.

O liderler ülkeyi yönetirken karizmatik liderler karşısında varlık gösteremeyenlerde partilerinin başında bu liderlik sisteminin ekmeğini yiyorlar.

Aslında bir anlamda liderler meşruiyetini bu toplumsal destekten alıyor ve partilerin her şeyi haline geliyor.

Sonuç olarak partiler de o liderlerin mülkiyetine dönüşüyor.

O parti liderle özdeşleşiyor.

Hal böyle olunca o lidere sadakat göstermez, itaat etmezseniz siyasal yaşam içinde varlığınızı sürdüremiyor hainlikten, operasyon elemanlığına kadar bir sürü suçlamanın hedefi haline geliyorsunuz.

**

Türk demokrasisinin gelişebilmesi için yapılması gerekenlerden birisi partilerin demokratikleşmesidir.

Gerçek bir demokrasinin ön koşulu siyasi mücadele yürüten partilerin demokratikleşmesidir.

Bugün partiler milletin değil liderlerindir.

Günümüzde de siyasi partiler tabanın talep ve yaklaşımlarının parti yönetimlerine yansıtılamadığı, parti içi demokrasinin yerleştirilemediği, bütün kararların tek bir kişi tarafından alındığı tabanın hassasiyetlerine göre değil liderin hassasiyetlerine göre şekillenmiş yapılardır.

Buradan hareketle de böylesi tek adam eksenindeki yapılarda siyaset yapanlar milletin değil kendisini seçen liderin sözcüsü konumunun dışına çıkamıyorlar.

**

Türk siyasetinin bu genel görüntüsünü kırmak adına 8 aydır Türk demokrasisi açısından çok önem taşıyan bir girişim var.

Bir dip dalga, bir taban hareketi tam 8 aydır MHP’de olağanüstü kurultay yapmak, lider vesayetini kırarak tabanın isteklerini gerçekleştirmek adına mücadele ediyor.

Parti içi muhalefetin yerleşmesi ve kurumsallaşması, partilerde demokratik değişimin önünü açması bakımından farklı bir anlam taşıyan bu girişimin önü hem MHP üst yönetimi hem de sistemin mahkemeleri tarafından kesilmek isteniyor.

Hiçbir demokratik anlayış ile bağdaşmayan anti demokratik bir tüzük maddesi ve iktidara yakın yargı yoluyla önü kesilmek istenen bu girişim her şeye rağmen yoluna devam ediyor, edecek.

MHP’deki lider vesayetini kırmak, tabanın iradesini liderin merhametine terk eden yapıyı değiştirmek isteyen ve yeni yürek ve beyinlerin önünü açması muhtemel bu girişimi topladığı 658 imzaya rağmen görmezden gelenler bu tarz toplumsal değişim taleplerinin mahkemeler yoluyla durdurulamayacağını en sonunda kabullenecekler.

Kamuoyunun gözleri önünde cereyan eden bu kurultayı yaptırmama, kurultaydan kaçma tavrı MHP’yi bir kaosa sürüklerken toplum nezdinde de itibarsızlaştırıyor.

**

Değişimin Felsefesi ve Değişimin Çerçevesi başlıklı yazılarımda belirtmeye çalıştım.

Bu değişim bir isim değişikliğinden ibaret değil.

Lider vesayetinden bunalan kitlelerin amacı yeni bir lider sultası yaratmak değil.

Lider etrafında toplaşan oligarşik bürokratik yapının yerine yeni lider etrafında yeni oligarşik yapı kurulmasını tasarlamıyor.

Yani siz çok yönettiniz az biraz da biz yönetelim mantığı gütmüyor.

Sadakat ve itaatin yerine ehliyet ve liyakatin karşılık göreceği siyasetten ekonomiye, fikirden sanata hayatın bütün alanlarında Türk Milliyetçiliğini daha dinamik hale getirmeyi, Ülkücülüğü milletle buluşturmayı hedefleyen bir değişim arzusu bu.

Süreç boyunca elbette yapılanlar, yapılamayanlar var.

Değişim içeriği itibari ile yeni bir zihniyet önermesinde bulunduğu gibi yeni isimleri de öne çıkaracak.

Geçmişte sistemden beslenerek sisteme ses çıkartmayanlarla değişim olmaz.

Yıpranmamış eski iledinamik yeninin harmanlanacağı ve “millet tarafından kucaklanan bir elde” pişecek değişim başta Türk siyasetini değiştirecek sonra Ortadoğu ve Türk dünyasını…

Bu sebeple değişik engellemelerle karşılaşıyor.

Sistem tüm gücüyle değişimin üzerine abanıyor.

Fakat değişim fikri zihinlerde, gönüllerde yeşerdi, filizlendi.

Dal verecek, budak verecek…

Engellenemeyecek.

Müjdat ÖZTÜRK 02-07-2016

www.gazete2023.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
R.H 8 ay önce

T%C3%BCm%C3%BCne+kat%C4%B1l%C4%B1yorum+M%C3%BCjdat+bey.+Eksi%C4%9Fi+var+fazlas%C4%B1+yok