Yunanistan'daki kriz Batı Trakya Türklerini vurdu

Yunanistan'da yaklaşık 8 yıldır devam eden ekonomik durgunluk ve ekonomik kriz, ülkedeki en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Ülkenin makroekonomik göstergeleri toparlanma emareleri gösterse de yıllardır uygulanan kemer sıkma politikaları, gelir seviyesi oldukça düşen Yunan halkını olumsuz etkiliyor.

Ancak Yunanistan'da ekonomik krizden en çok etkilenen bölge Batı Trakya ve bunun doğal bir sonucu olarak Batı Trakya Türkleri. Bölgede genelde işçi, çiftçi ile küçük ve orta ölçekli esnaf olan Batı Trakya Türk Azınlık mensupları ekonomik krizin kıskacında yeni  bir sorun olarak göç problemi ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Ekonomik krizin etkisiyle ortaya çıkan yeni sorunların yanı sıra yıllardır süregelen azınlık problemleri de çözümsüzlüğe mahkum olmuş durumda.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, hükümet krizleri, aşırı sağın yükselmesi, İslam ve yabancı karşıtlığı, sığınmacılar, işsizlik, ekonomik krizler, terör gibi sorunlar, ayrılıkçı hareketler, Brexit ve güçlenen AB karşıtlığı gibi ciddi istikrarsızlık sorunları ile karşı karşıya.

AB ülkelerinin kendi içlerinde yaşadıkları bu sorunlar, küresel meselelerden daha fazla gündemi meşgul ediyor. Bu ülkelerden biri de ülkemiz Yunanistan.

İki yıl önce şu anki hükümet yönetiminde Avro Bölgesi'nden çıkma arifesine gelen ülke, kurtarma paketi programlarından çıkamayan tek AB üyesi ülke konumunda. Üçüncü kurtarma paketi programındaki son dönemeçte, kreditörler ile Yunan hükümeti arasında yeniden sancılı bir müzakere sürecine giriliyor.

Kriz döneminde, ülkede işsizlik yüzde 28'lere ulaşırken, bu durumdan en kötü etkilenenler yüzde 60'lara varan oranla 15-24 yaş arası gençler oldu.

İstihdamda özellikle yarı-zamanlı iş olanaklarıyla son yıllarda olumlu bir eğilim yaşansa da ülke halen Avro Bölgesi'ndeki en yüksek işsizlik oranına sahip.

Ayrıca Yunan halkı yaşlanmaya devam ediyor. Ülke nüfusunun 2050 yılına gelindiğinde yüzde 30’undan fazlasının 65 yaş üzerinde olması beklentisinin yanı sıra işsizlik ve kriz nedeniyle yaşanan beyin göçü, demografik açıdan Yunanistan’ı dezavantajlı bir durumda bırakıyor.

Pek çok alanda arttırılan vergiler, özellikle dar gelirli vatandaşların omuzlarındaki yükü arttırırken, karlılığı düşürmesiyle ülkeye gelen yatırımlar için de engel teşkil ediyor.

Yunanistan göçmen krizinde ise Avrupa’ya açılan kapılardan biri. 2015 yılında zirveye çıkan krizde, ülke üzerinden geçen sığınmacıların sayısı bir milyonu aşmıştı. Sınırların kapatılmasının ardından ülkede mahsur kalan yaklaşık 60 bin sığınmacı ise hükümeti zorluyor.

EKONOMİK KRİZİN EN ÇOK ETKİLEDİĞİ BÖLGE: BATI TRAKYA

Avrupa'nın en geri kalan bölgesinde yaşayan Batı Trakya Türk Azınlık mensupları bu krizden en fazla etkilenen topluluk. Batı Trakya'daki Türkler de kriz nedeniyle göç etmek zorunda bırakılıyor. Azınlık önde gelenleri ve uzmanlar, "Nüfusumuz azalıyor. Batı Trakya'daki azınlık nüfusu son yıllarda giderek azalıyor ve bu da geleceğimiz açısından tehlikelidir" değerlendirmesinde bulunuyorlar.

Bölgede genelde işçi, çiftçi ile küçük ve orta ölçekli esnaf olan Batı Trakya Türk Azınlık mensupları ekonomik krizin kıskacında yeni  bir sorun olarak göç problemi ile de yüzleşmek zorunda kalıyor. Batı Trakya Türk Azınlık gençlerinin bir çoğu işsizlik nedeniyle mevsimlik olarak Avrupa'da çalışmaya gidiyor. Ancak bu durumun son yıllarda değişkenlik arz ederek gençlerin ailelerini de yanlarına alarak Avrupa'da daimi olarak yerleşmesi ile sonuçlanıyor.

Gençlerin mevsimlik olarak yurtdışına çalışmaya gitmesi ise geride kalanlar açısından ayrı problemler ortaya çıkarıyor. Eşi aylarca yurtdışında kalan genç evli bayanların bir çoğunda psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor. Bu durum maalesef hem çocukların yetişmesini hem sosyal hayatı olumsuz etkiliyor.

Bu noktada toplumu ayakta tutan en önemli unsur olan aile yapısının mağduriyetiyle karşı karşıya kalındığı görülmektedir.

AZINLIĞI TEHDİT EDEN YENİ SORUN: GÖÇ

Bu tür sorunların artması ve gurbet çilesi bir çok mevsimlik işçiyi de sonunda göç etmek zorunda bırakıyor. Özellikle çocukları belli bir yaşa gelmiş aileler Avrupa'ya yerleşmeyi tercih ediyor. Bu durum son yıllarda Batı Trakya Türk Azınlığı için yeni bir problem olarak nitelendirilebilecek olan GÖÇ SORUNU'nu ortaya çıkarıyor.

Gençlerin büyük şehirlere ve yurtdışına göç etmesiyle köylerde nüfus yaşlanıyor. Buna mukabil öğrenci sayısı azalınca okullar kapanıyor. Öğrenci azlığı sebebiyle son yıllarda 60'tan fazla Azınlık İlkokulu'nun kapatılması da ayrı bir problem olarak karşımızda duruyor.

Görüldüğü gibi ekonomik krizin etkisiyle Avrupa'nın en geri kalmış bölgesinde yaşayan Batı Trakya Türkleri açısında yeni bir problemler yumağı ortaya çıkıyor. Yıllardır süregelen azınlık meselelerinin yanı sıra  bu tür yeni problemlerin ortaya çıkması da Batı Trakya Türk Azınlık insanını gün geçtikçe daha çok yoruyor.

Batı Trakya Türklerinin yıllardır kronikleşmiş sorunlarına çözümler bulunamadığı gibi, ortaya çıkan yeni problemler Türk azınlığın yaşamını daha da güçleştiriyor. Sorunların çözümsüz kalmasının nedenleri ise konuyla ilgili yapılan değerlendirmelere göre farklılık arz ediyor.

ACI GERÇEK: AZINLIK ERİYOR

Batı Trakya Türklerinin çoğunluğuna göre kronikleşmiş azınlık sorunlarının çözümsüz kalmasının temel nedeni, devletin bu konuda azınlık ile diyalog içerisinde olmaması olarak görülüyor. Elbette ki bu diyalogsuzluğun en temel sebebi de son yıllarda yükselen aşırı milliyetçi akımlar ve buna bağlı olarak azınlığın milli tehlike olarak görülmesi yer alıyor.

Öte yandan geçmişten günümüze azınlık seçilmişlerinin de daha çok parti etkisi altında kalarak bu diyaloga yeterli katkıyı sağlayamadıkları da gelinen noktada yadsınamaz bir gerçektir. Filhakika, Türkiye ile Yunanistan arasındaki siyasi gelişmelerden kaynaklı olarak bugüne dek azınlığın temel sorunlarında ciddi gelişmelerin yaşandığı da söylenemez. Türkiye garantör ülke olması münasebetiyle Batı Trakya Türklerinin sorunlarının çözümü noktasında gayret içerisinde olsa da, iki ülke arasında yaşanan diğer sorunlar, Batı Trakya Türkleri açısından sorunların çözümsüzlüğünün devamına neden oluyor.

Öte yandan Batı Trakya Türklerinin kendi kurumları da her ne kadar yaraya merhem olmaya gayret etse de, çoğu devlet tarafından tanınmayan bu kurumların, sorunların kökten çözümü noktasında yetersiz kaldığı ve resmi anlamda bir mesafe kat edemediği de ayrı bir gerçektir.

Bütün bu siyasi ve ekonomik dengesizlikler karşısında var olan tek gerçek ise günden güne eriyen Batı Trakya Türk Azınlığı'dır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.