Kazakistan milli günü resepsiyonunda Kılıçdaroğlu Rüzgarı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kazakistan Milli Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. Ankara Sherathon Otel'de gerçekleştirilen resepsiyona Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ve çok sayıda davetli katılırken MHP'den hiçbir yetkilinin katılmaması dikkat çekti.

Kazak vatandaşları ve diplomatların yoğun ilgisiyle karşılaşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun resepsiyonda yaptığı konuşma sık sık alkışlarla kesildi.

İşte Kılıçdaroğlu'nn konuşmasından satır başları:

Yüzölçümü ile dünyanın 9. Toprak büyüklüğüne sahip ülkesi Kazakistan, Hunlar, Sakalar, Göktürkler gibi tarihte pek çok uygarlığa yurtluk etmiş ve bu dokusuyla Avrasya bölgesinde farklılığını hep korumuştur. Kazaklar cesur, savaşçı ve doğuştan dik duruşlu bir milletin evlatlarıdır. Bu bilinç ve kararlılıkla uzun yıllar süren bağımsızlık özlemi 16 Aralık 1991’de son bulmuş ve Türk tarihinin altın sayfalarına bir başarı öyküsü daha yazılmıştır. Ne mutlu ki Kardeş Kazakistan’ı dünyada ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur.

Kazakistan bu yönüyle bağımsızlık ve millileşme yolunda çok önemli bir adım atmış ve böylelikle bölge çeperinde büyük etkiler meydana getirmiştir. Bağımsızlığını 25.Yıldönümünü hep birlikte kutladığımız bu günlerde Kazak bozkırlarında ortaya konulan değişim ve gelişim tüm dünyanın takdirini toplayacak muazzamlığa erişmiştir. Ülke ekonomisinde kat edilen mesafe, yeni bir devletin inşası adına atılan Anayasal ve Hukuksal adımlar, pek çok konuda sürdürülen reformlar bizleri gururlandırmaktadır. 

Şüphesiz bu önemli başarıların mimarı kurucu Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda Türk Dünyasının aksakalı olmayı hak etmiş lideri Sayın Nursultan Nazarbayev’dir. Bu liderlik örneği Türk tarihi açısından da dikkatle irdelenmesi gereken karar ve hamlelerle doludur. Sayın Nazarbayev’in özellikle Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesi konusundaki gayretli çalışmalarını yakından biliyorum. Bu hususta da kardeşliğimizi taçlandıran bir sürecin odağında yer almıştır.

Ancak beni her şeyden çok yakınlaştıran yönü büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerine ve anlayışına sahip bir liderin binlerce kilometre ötede yarattığı heyecan ve dönüşümdür. Bu uyumlaşmanın en belirgin yansıması ise tıpkı Atatürk’ün İstanbul’dan Ankara’ya Başkentimizi taşıması gibi sayın Nazarbayev’in Almatı’dan Astana’ya Başkentini taşıma cesaretidir.

Burada şu gerçeğin altını çizmem gerekiyor; Türk Dünyası demek bir yönüyle Atatürk demektir.

O Atatürk 200 milyonu aşan nüfusu ve yaklaşık 1,5 Trilyon Gayri Safi Milli hasılası ile tüm Tük dünyasını ortaklaştıran yegane merkezdir. Bu vesileyle Sayın Nazarbeyev’i tarihe açılan böylesi bir parantezi devam ettirdiği için yürekten kutluyor; şahsım ve ülkem adına teşekkür ediyorum.


GAZETE2023
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.