İran Urmu Gölünü kurutuyor

 Dünyanın ikinci en büyük tuz gölü olan “Urmu Gölü” Güney Azerbaycan’ın tam içinde, Türkiye’nin doğusunda ve Kuzey Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Güneyinde yer almaktadır. 5000-6000 km2 yüzölçümüne sahip gölün yaklaşık 10 milyar ton tuz barındırdığı söylenmektedir. Urmu Gölü’ndeki su miktarı 10 yılı aşkın bir süredir azalmaya başlamıştır ve git gide kurumaya yüz tutmuştur. İlk başlarda fazla önemsenmeyen Gölün kuruma meselesi son birkaç yıldır Güney Azerbaycan’da halkın gündeminde yer tutmaya başlamıştır. 

Gölün tamamen kuruma tehlikesi artık son derece belirgin ve gözle görülür hale gelmiştir. Gölün çevresinde kilometrelerce tuz çölleri oluşmuş rüzgâr tuz fırtınaları ortaya çıkarmaya başlamıştır. Dağılan tuzun etkisi ile çevredeki tarım alanları kurumakta ve köyler boşalmaktadır. Gölün tamamen kuruması halinde çölleşmenin sınırları1333547670-siyamek-sebri1 Tebriz ve Urmiye gibi büyük kentlere dayanacaktır. Rüzgâr çoğunlukla doğu yönünde estiği için özellikle Tebriz’in yaşanamaz duruma geleceği söylenmektedir. Tuzlu rüzgârların tarım alanlarını tamamen mahvedip insanları akciğer kanseri başta olmak üzere türlü hastalıklara yol açma tehlikesi kapıya dayanmış durumdadır. Milyonların Güney Azerbaycan’dan İran iç kısımlarına göçme zorunda kalacağına kesin gözle bakılmaktadır. Türkistan’daki Aral Gölü felaketinin Güney Azerbaycan’da tekerrür edeceği endişesi herkesi sarmıştır.

Urmu Gölü’nün tuz çölüne dönüşmesinin vereceği hasar sadece Güney Azerbaycan’la sınırlı kalmayıp Türkiye, Azerbaycan, Irak ve Ermenistan gibi komşu ülkelere de yayılacaktır, zira gölün Türkiye sınırı ile kuş bakışı mesafesi yaklaşık 50 kilometredir. 

İran devleti Urmu Gölü’nün kurumasının başlıca sebeplerini küresel ısınma ve kuraklık olarak gösterse de uzmanlar ve Birleşmiş Milletler raporları su kaynaklarının yanlış yönetimi üzerinde durmaktadır.

Urmu Gölü’nün İran devletince kasten kurutulmak istendiği yaygın bir kanaat haline gelmiştir. Gölün neden bu hale geldiğine hiçbir bilimsel açıklama getirilememesi ve tam tersine bilim adamlarının mantık dışı bir su kaynakları yönetiminin yürürlükte olduğunu ileri sürmesi, diğer taraftan da gölün kurtarılması için hiçbir fiili adım atılmaması ve bütün planların sadece söz ve kâğıt düzeyinde kalması bu kanaati pekiştirmektedir. 

İran devletinin neden Urmu Gölü’nü kurutmak istediği hususunda birçok fikir ve iddia ortaya atılmıştır. Yalnız enurmu gölü çok üzerinde durulan neden İran devletinin bölgede yoğun olarak yaşayan Türk nüfusunu İran’ın iç kısımlarına kaydırmak istemesidir. İddiaya göre, İran devleti gelecekte yaşanmasını çok muhtemel görülen bir dış saldırı ve ya iç istikrarsızlık durumunda en çok iki noktadan darbe alacağı düşüncesindedir, Güney suları (Basra Körfezi ve Umman Denizi) ve Güney Azerbaycan. Dolayısı ile de şimdiden bu iki noktayı sağlama almak düşüncesindedir. İran güneyde askeri gücü ve füze sistemleri ile körfez enerji havzasını güvensizliğe düşürme kartını oynamayı planlar iken kuzeyde daha korkunç ve gayri insanı bir plan uygulama koymuştur. Güney Azerbaycan’da İran’la olan fikri ve duygusal bağı son derece zayıflamış ve her hangi bir istikrarsızlık anında kontrolden çıkılmasına kesin gözü ile bakılan geniş bir kitle ile karşı karşıya olan İran devleti bu nüfusun büyük bir bölümünü ülkenin iç bölgelerine dağıtarak bu bölgeyi garantiye almayı planlamaktadır. Bu amaç için Urmu Gölü elverişli bir imkân sunmaktadır. Nasıl olsa göl kuruduktan sonra insanlar kendi istekleri ile bölgeyi terk edecektir.

Güney Azerbaycan’ın topyekûn bir imha projesi ile karşı karşıya kaldığını gören halk ve milli aktivistler büyük bir öfke ve tedirginlik içinde olup Urmu Gölü meselesine el atmak durumunda kalmışlardır. İlk başta milli aktivistlerin çabaları ile Urmu Gölü meselesi stadyumlarda ve özellikle Traktör futbol takımının maçlarında sloganlarla ve pankartlarla gündeme getirildi ve dikkat çekilmeye çalışıldı. Yurtiçi ve dışındaki aktivistlerin yoğun çabası ile stadyumlarda on binler Urmu Gölü konusundaki tepkilerini net bir dille ortaya koymuş fakat her hangi bir sonuç alınamadı. 

İlk filli hareket 02 Nisan 2010’da meydana geldi. Bu günde birçok insan gölün doğu ve batı kıyılarında belirlenenaaa noktalarda toplanarak sloganlar eşliğinde sembolik olarak pet şişelerle göle su döktüler. Son derece medeni ve sakin bir ortamda başlayan etkinliğe güvenlik güçlerinin müdahalesi ile şiddet karıştı ve onlarca kişi gözaltına alındı. 02 Nisan 2011’de yine aynı şekilde Tebriz ve Urmiye’de şehir içinde etkinlikler düzenlenmiş ancak güvenlik güçleri duruma yine müdahale etmiş, yüzden fazla insan tutuklanmış ve mahkemelerde hüküm giymişlerdir.

17 Ağustos 2011’de İran Meclisi yeterince bütçe ayrılamayacağı gerekçesi ile Urmu Gölü’nü kurtarma planını reddetmiştir. Konuşmalar sırasında tasarıya karşı çıkan bir Fars milletvekili “Nasıl olsa bu göl kuruyacaktır. Boşuna oralarda para harcayacağımıza oradaki insanlara para verelim oradan göçsünler!” şeklinde dikkat çekici bir ifade sarf etmiştir. Meclisin kurtarma planını reddetmesi, üstelik bir Fars milletvekilinin o şekilde fikir belirtmesi Güney Azerbaycan’da herkesi çileden çıkarmış ve kafalardaki soru işaretlerini neredeye netleştirmiştir; “Devlet bizi topraklarımızdan sürmek istiyor!”

İyice yükselen tansiyon üzerine Güney Azerbaycan Kentlerine özellikle Urmiye ve Tebriz de bir dizi sokak hareketleri baş gösterdi. 27 Ağustos’ta Urmiye’de başlayan ve güvenlik güçlerinin müdahalesi ile şiddetli sokak çatışmalarına dönüşen yürüyüşler, Tebriz başta olmakla birçok kente yayılmıştır. Göstericilerin talepleri başta barajların açılması olmak üzere gölün kurumasın önlenmesi için acil tedbirler alınması idi. 10 Eylül’e kadar devam eden gerginlik ve sokak çatışmaları ancak bölgeye ağır güç sevkiyatı ve şehirlerde ilan edilmemiş sıkıyönetim kurulması ile durdurulabilmiştir. Olaylarda yüzlerce kişi tutuklanıp, onlarcası yaralandı. Onaylanamayan görgü tanığı ifadeleri en az 7 kişinin hayatını kaybettiği yönündedir. 

Urmu Gölü Ayaklanması adıyla anılan olaylar Güney Azerbaycan’da bağımsız ve hassas bir toplumsal bilinç ve iradenin oluştuğunu bir kez daha ispatlamış olsa da ne yazık ki bu denli büyük bir halk hareketine rağmen kapıya dayanan Urmu Gölü felaketine daha bir çözüm bulunmuş değildir. İran devleti gölün kurumasını önlemek için her hangi bir filli adım atmamakta ısrarcıdır.

Güney Azerbaycan’da Urmu Gölü Meselesi

Kaynak: Güney Azerbaycan Türklüğünün Özgürlük Mücadelesi Yolunda Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı (AMDT)

Anahtar Kelimeler:
İRANUrmuGölünüKurutuyor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.