İran Meclisinde Türk Birliği kuruldu

 Başında ise kuzeybatıdaki Tebriz kentini temsil eden ve 2001-2005 yıllarında Reformcu Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde sağlık bakanlığı yapan Mesud Pezeşkiyan var.


 Farklı siyasi hareketlere mensup Türk dilli vekillerin İran meclisinde kurduğu grup tepki topluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Grup, kuruluşundan bu yana tartışma konusu. Bunun ilk nedeni üye sayısıyla ilgili. İran’daki seçim kanununa göre her eyaletin milletvekili sayısı nüfusu oranında belirleniyor. Bu bağlamda Türk dillerinin konuşulduğu başlıca eyaletler şöyle: 12 vekile sahip Batı Azerbaycan, 19 vekile sahip Doğu Azerbaycan, 7 vekile sahip Erdebil ve 5 vekile sahip Zencan. Çaharmahal-Bahtiyari, Gilan ve Fars eyaletlerinde de Türk dilli topluluklar var ancak bunların köken ve tarihi kuzeybatıda yaşayan nüfustan çok farklı. İran’da Persler az bir farkla çoğunluğu oluştururken Türk dilli nüfus da büyükçe bir azınlığı temsil ediyor.

Yukarıdaki rakamlara bakarak meclisteki grubun en fazla 43 üyesi olması beklenir. Peki, 100 sayısı nereden geliyor?

Grubun sözcüsü olan Tebriz vekili Zahra Say’a göre başka kentlerden olup Türk dilli olan vekiller de gruba katılmış durumda. Grubun yönetiminde yer alan bir vekil ise kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Grupta aslında 60 vekil var. Ancak kuruluş haberi medyaya duyurulurken üyelerden biri üye sayısını 100 civarında, diye söyledi ve medyada bu rakam dolaşmaya başladı.”

Grubun ne amaçla kurulduğu öne çıkan sorulardan biri. 6 Kasım’da ISNA haber ajansına mülakat veren Pezeşkiyan şöyle konuştu: “Bu grup henüz somut bir şey yapmış değil. Maalesef bazıları kamuoyunun dikkatini şimdiden farklı yerlere çekmeye çalışıyor. Amacımız, Türk dilli vekillerin bir araya gelmesi ve hükümete yönelik taleplerini yasal çerçeveler içinde takip etmesidir.”

Gruba tepkiyle yaklaşanlar ise bu girişimi İran’ın ulusal bütünlüğüne tehdit olarak görüyor, etnik kimliklerin öne çıkarıldığını öne sürüyor. Meclis Başkan Yardımcısı da olan Pezeşkiyan ISNA’ya verdiği mülakatta bu eleştirileri şöyle yanıtlıyor: “Böyle bir şey olamaz. Bizler kanundan yanayız ve hükümet herkese kanunlar çerçevesinde hareket etme hakkını vermeli. Kimse kanuna karşı hareket etme hakkına sahip değil. Kamuoyu yanlış yönlendirilmemeli ve bazılarına yasal imkânları tehditmiş gibi gösterme bahanesi verilmemeli.”

Öte yandan aralarında Azeri kökenli uzmanların da bulunduğu uzmanlar böyle bir fraksiyonun kurulmasına pek olumlu bakmıyor.

Doğu Azerbaycan ve Batı Azerbaycan gibi eyaletlerde birçok insan Türk dillerinden olan Azericeyi konuşuyor. Eski Doğu Azerbaycan valisi Nureddin Karavi, 6 Aralık’ta Şark gazetesinde yayımlanan yazısında grubun kuruluşunu şöyle eleştirdi: “Meclis Başkanı Sayın (Ali) Laricani ve diğer vekiller bunun anayasaya aykırı, tehlikeli bir icat olduğunu biliyor. Bu alanda dikkatsizlik baştan aşağı herkes için ağır sonuçlar doğurur.”

Peki, etnik temelli bir meclis grubu İran’da gerçekten ilk kez mi kuruluyor? Tanınmış tarihçi Ervand Abrahamian “İki Devrim Arasında İran” isimli kitabında buna benzer bir olayın daha önce sadece bir kez yaşandığını anlatıyor. Abrahamian’a göre göçebe aşiretler şubat 1944’te Demokratlar Fraksiyonu adında bir meclis grubu kurarak aşiretlerin taleplerine sahip çıkmaya başladı. Belirtmek gerekir ki bu fraksiyon, göçebe toplulukların ve aşiretlerin Şah Rıza Pehlevi (1925-1941) ve oğlu Şah Muhammed Rıza Pehlevi (1941-1979) tarafından bastırılmasının ardından kuruldu.

Etnik konulara odaklanan Azeri araştırmacı Salar Seyfeddin Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Bir kısım İranlı vekilin sırf seçim hesapları, siyasi ve kişisel menfaatler için ısrar ettiği Azerice konuşanlar fraksiyonu dünyada örneği nadiren görülen bir şey. Bu sadece anayasaya aykırı değil, aynı zamanda İran’da farklı etnik gruplar arasında ayrışma yaratmanın yeni ve tehlikeli bir yolu. Bana göre bu fikri ortaya atanlar her şeyden önce kendi şahsi kazanımlarını düşünüyor ve seçimlerden başarılı çıkmak için kamuoyunu da bunun içine çekmek istiyor.”

Tahran Azad Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan ve etnik konular üzerinde çalışan Mücteba Maksudi de şu yorumda bulundu: “Demokrasilerde bu tip gruplar meclisteki partileri temsil eder. İran’da Azerice konuşanlar grubu örneğinde ise durum böyle değil. (…) Bu grup kendi partizan taleplerini öne sürüyor. Oysa gelişmiş toplumlarda parlamentodaki grupları siyasi partiler kurar.”

Gerçekten de Türk dilli vekiller grubunda rakip siyasi güçlerin temsilcileri yer alıyor. Örneğin grubun başkanlığını yürüten Pezeşkiyan meclise ılımlı Reformcu Umut Listesi’nden girdi. Başkan yardımcısı ve Urmiye vekili Nadir Gazipur ise İlkeci hareketin sertlik yanlısı ucunda yer alıyor.

Barış Çalışmaları Derneği’nin başkanlığını da yapan siyaset bilimci Maksudi şöyle devam ediyor: “Tüm siyasal düzenlerde parlamentoların en önemli işlevi ulusal meselelere eğilmektir. Türk dilli vekiller grubunda ise bunun tam tersi söz konusu. Burada parlamentonun bir bölümünün yurttaşların hakları için çalışmak yerine etnik konularla uğraştığını görüyoruz. Bu eğilim İran’daki parlamenter sistemin başarısız olduğuna işaret ediyor, bu önemli kurumun ana görevlerinden sapma olarak görünüyor.”

Grubun kuruluşuna iktidarın tepe kademelerinden bugüne dek çok az sayıda tepki geldi. Etnik ve dini azınlıklardan sorumlu cumhurbaşkanlığı danışmanı Ali Yunusi 27 Kasım’da bu girişimi eleştirdi, bu tip gruplar kurarak etnik ayrışmaların derinleşmesine izin vermemek gerektiğini kaydetti. Kendisi de Türk dilli olan eski Erdebil vekili ve şu an Laricani’nin danışmanı olan Mansur Hakikatpur da girişimi onaylamadığını belirtti. Ancak görünen o ki hükümet yetkilileri, grubun kuruluşlu ve buna nasıl tepki verilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varmış değil.



www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2017/01/iran-parliament-faction-turkic-speakers-azeri-pezeshkian.html#ixzz4WruSvYRG
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.