İran'daki Türkiye Tebriz

 Tractor üçüncüyü de atıyor!

Artık kendimi tutamıyorum: Gooool!!!

Sağ elim havada, İstiklal’in VIP tribünü garip garip bana bakıyor.

Başımı diğer yana çeviriyorum. Kale arkası yıkılıyor!

Tebriz’den bizimle beraber Tahran’a gelen 20 bin Tractor taraftarı…

Ah, onların arasında olabilseydim…

Ama buraya girdiğime bile şükrediyorum.

İran Futbol Federasyonu’ndan izinli olmamıza rağmen önce polis durdurdu, sonra stat güvenliği, en son asker…

Sonunda VIP’te izlememize izin çıktı, “Tractor tribününü unutun” dediler.

Bir hafta önce ne Tractor Sazi diye bir takımın adını duymuştum ne İran futboluyla ilgili fikrim vardı.

Hatta yıllar önce Mustafa Denizli ile Ali Gültiken İran’a gittiğinde anlam verememiştim.

Tabii o zaman İran’ın kendi başına bir gezegen olduğunu ve orada futbol maçlarının 80-100 bin kişiye oynandığını da bilmiyordum.

İran en az Türkiye kadar bir futbol ülkesi.

FIFA sıralamasında dünya 40’ıncısı. Türkiye ise 52’nci.

Dünya kupalarının gediklisi…

Geçen yıl Messi’nin golüyle elendiği Arjantin maçını, 1998’deki tarihi ABD zaferini futbolu sevenler bilir.

Biz Avrupa kupalarında oynuyoruz, İran Asya’da.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya, Avustralya dişli rakipleri.

Asya şampiyonlar ligi’ni, hem de iki kez kazanan tek İran takımı İstiklal.

Tahran’ın İstiklal ve Persepolis’i, Fenerbahçe ile Galatasaray gibi…

Ama bu sene şampiyonluğa Tractor koşuyor.

Bu maçı alması şart…

3-1’den sonra bir tane daha! 4-1…

Bu tribünde tek sevinen Sebati ile benim.

Kale arkası yeri göğü inletiyor: “Azerbaycan varolsun, istemeyen kör olsun” diye bağırarak…

Bir ara ay yıldızlı Türk bayrağı açılıyor.

Maç sonrası Tahran da Tebriz de bayram yeri.

Gelecek hafta Tebriz’de 80 bin taraftarının önünde lig ikincisi Tahran Naft ile final maçına çıkacaklar.

 

Kazanırlarsa ilk kez şampiyon olacak, ligdeki Tahran ve İsfahan tekelini kıracaklar.

Tıpkı 1976’da Trabzonspor’un yaptığı gibi.

MESELE SADECE FUTBOL DEĞİL

Tractor Sazi İran’ın kuzeyindeki Azerbaycan-Türk kimliğinin sembolü.

Arması ay yıldız, renkleri kırmızı beyaz.

Tribünlerinde “Ne Mutlu Türküm Diyene”, “Güney Azerbaycan İran değildir”, “Pers faşizmini durdurun” pankartları açılıyor.

Tıpkı “Katalonya İspanya değildir” diyen Barcelona gibi…

Marşlarını söylerken binlerce kişi bozkurt işareti yapıyor.

Lakapları ‘kızılkurtlar’…

“Tebriz, Bakü Ankara… Biz hara? Fars hara? (Fars nere, biz nere?) diye bağırıyorlar.

İran’ın diğer kentlerinde tepki çekiyorlar.

İstiklal ve Persepolis maçları gergin olabiliyor.

Gittiğimiz İstiklal maçı sonrası Tractorlüler’in kavga yerine nasıl uçtuklarını görseydiniz siz de bizim gibi “Kaç kaç kaç kaç” diye güvenlik kapısının arkasına saklanırdınız.

ÜLKEDE 22 MİLYON AZERBAYCAN TÜRKÜ VAR

Aslında Azerbaycanlılar İran’da sistemle barışık, uyumlu, en büyük azınlık.

İran devletinin temel bir parçası.

Azerbaycanlı'lar devletin en üst kademelerinde.

Mesela İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney bir Azerbaycanlı…

Ama Azerbaycan Türklüğünü öne çıkarmıyor. Bazen “Ben Maşadlı bir İranlıyım” diyor.

1990’da Sovyetler Birliği dağılıp bağımsız Azerbaycan devleti kurulunca İran, Azerbaycan eyaletini iki parçaya böldü.

 

Azerbaycan devletiyle aralarına Kürt nüfus yerleştirdi.

Azerbaycanlı'larla Kürtleri rakipleştiren koşulları hazırladı.

Bir yandan Türk kültürünün önünü tıkadı.

Ana dilde eğitimi, radyoyu, televizyonu yasakladı.

TÜRKİYE HAYRANLIĞI

İranlı Azerbaycanlıların ilgisi Türkiye’ye yöneldi.

Tebriz’deki rehberimiz Mansur Han “Azerbaycan vize istiyor bizden; zaten oraya neden gideyim, Antalya, İstanbul dururken” diyor.

Mansur, Hababam Sınıfı, Tosun Paşa’yı ezbere biliyor. Bin kere izlemiş herkes.

Diziler ise belki oransal olarak Türkiye’de bu kadar izlenmiyordur.

Azerbaycan Türkçesi, Anadolu Türkçesiyle akraba ama anlaması kolay değil.

Tebriz’deki ‘Balık Restoran’daki garson kızda ise İstanbul şivesi var. Dizilerden öğrenmiş!

Yalı dairesinde oturan bir İstanbullu dizi karakteri gibi konuşması… Aslında hal ve tavırları bile…

Bence Türkiye ile etkileşimin en büyük etkisi, “Türk olmanın Fars olmaktan kötü bir şey olmadığı” bilgisi olmuş.

Çünkü tarihsel olarak İran, Türklere göçebe, barbar bir kavim olarak bakmış.

Kendisine ise gelişmiş, yerleşik Pers uygarlığının devamı olarak…

Ama dünyayla bütünleşmiş, modern Türkiye bugün çok cazip.

Eskiden Tebriz’de sokaklarda Farsça konuşulurmuş.

İşler değişmiş.

Tahranlı mihmandarımız Amir, Tebriz’e ilk kez geldiği için şaşkındı, tek kelime anlamadı. “Nereye düştüm” der gibiydi…

İLK ETNİK KIVILCIMLAR

2006’da bir karikatür krizi yaşanmış…

Hükümete yakın bir gazete Azerbaycanlıları böcek gibi çizmiş.

Benzeri görülmemiş olaylar çıkmış.

Yüzbinlerce insan Tebriz, Urumiye, Hoy, Zencan’da sokağa dökülmüş.

Bir de çevre meselesi var.

Urmiye Gölü Azerbaycan’ın incisi, Ortadoğu’nun en büyük su deposu…

Flora ve faunası eşsiz bu göl barajlar yüzünden kurudu,  derinlik iki metrenin altına indi.

Orta Asya’da mahvolan Aral Gölü’nün kaderini paylaşmasından korkuluyor.

Ve İran Meclisi 2011’de göl için önerilen acil kurtarma planını reddetti.

2011’de Tractor Sazi taraftarı bunu protesto ederken polisle çatıştı.

 

REJİM KARŞITI DAMAR 

Tractor taraftarı rejimin baskısına da tepki verebiliyor.

Tahran’daki maç öncesi dua okunurken hiç oralı olmadılar ve stadı tezahüratla inlettiler.

Gerçi İstiklal taraftarı da pek umursadan çekirdek çitliyordu.

Rejim dini hayatın her alanında ve gereğinden fazla kullanmış.

PERS-KÜRT-ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ DE VAR

Sadece Azerbaycanlılar değil…

Rejimden bunalan Farslar da İslam Devrimi öncesi Pers sembollerine, Pers milliyetçiliğine kayıyor.

Benzer durum Kürdistan’da da görülüyor.

Biz oradayken Kürt kenti Mahabad’da 25 yaşındaki otel görevlisi bir kadın dördüncü kattan atladı ve öldü.

İddiaya göre tecavüz etmeye çalışan bir istihbarat görevlisinden kaçarken…

Kürt göstericiler oteli yaktı, çatışmalarda bir kişi öldü, 50 kişi yaralandı.

Biz bölgeye gitmek için başvurduğumuzda şu yanıt geldi: “Bizim için sorun yok ama yerel yetkililer başvurunuzu reddetti.”

Huzistan eyaletindeki Araplar’da da huzursuzluk işareti var…

Bazı Arap ülkeleri İran’ın güneyindeki Sünni Arapları ayrılmaları yönünde kışkırtma eğiliminde. 

NAFAT MAÇI FİNAL

İşte Tebriz’deki şampiyonluk maçının arkasındaki toplumsal tablo böyle…

Rakip Naft, bir Tahran takımı. Sahibi İran Ulusal Petrol Şirketi…

İkinci sıradalar ama lider Tractor’le aynı puandalar.

Kazanırlarsa onlar şampiyon olacak.

Beraberlikteyse üçüncü sıradaki İsfahan takımı Sepahan aradan sıyrılacak.

Nefes nefese bir son hafta…

Bu maç oynanırken biz Türkiye’ye dönmüştük.

80 bin kişi, İran’daki 20 milyon Azerbaycan Türk orada...

Ben, Sebati ve bize İran’da Tractor’ü haberleştirmeyi öneren gazeteci Murat Yetkin İstanbul’da, nefesimizi tuttuk.

İnternetin başındayım…

Altıncı dakikada Naft şok bir gol atıyor.

Sonra Tractor beraberliği yakalıyor 1-1…

Ve dakika 45. Tractor yine atıyor:  2-1

62’inci dakika: Durum 3-1…

Artık tarihi şampiyonluk geliyor.

Derken 70’inci dakikada hakem Tractor’ün yıldızlarından Andranik Teymourian’a ikinci sarıdan kırmızı kart gösteriyor.

Oyuncular demoralize oluyor. Takım geriye yaslanıyor…

Dakika 76: ‘3-2’ye geliyor maç.

Stat buz kesiyor. Kabus başlıyor.

Bu kadar yaklaşılan, “Geldi” denen şampiyonluk, tarihi fırsat kaçacak mı?

Tebriz’deki tribün lideri Yusuf Abi’yi, Mansur’u düşünüyorum.

Ve dakika 81.

3-3… Kabus gerçek oluyor.

Tractor bir kişi eksik, toparlayamıyor.

Rakip kaleye gitme niyeti de yok tuhaf bir şekilde.

Naft atarsa şampiyon olacak. Üç-dört net gol pozisyonunu harcıyor.

Ama beraberlik iki tarafa da yaramıyor.

Maç bitiyor.

 

Shakespeare trajedisi gibi bir final… İki taraf da kaybediyor…

Şampiyon İsfahan’daki Sepahan.

Ama o da ne?

Tractor’ün oyuncuları, teknik direktörü, sevinçten çıldırmış gibi seviniyor.

Şampiyon olduklarını sanıyorlar. Seyirci de mutlulukla sahaya iniyor.

Fenerbahçe’nin 2010 yılındaki yanlış anons skandalında stattaydım.

Yanlış anons yüzünden şampiyon olduğunu sanan futbolcu ve seyirciler kutlama yapmıştı.

O günden beri Kadıköy’de hiçbir maça gitmedim. Nasıl bir his olduğunu bilirim.

Tractor’lüler gerçeği anladıklarında her şey kontrolden çıkıyor.

Yakıp yıkıyorlar ortalığı…

ŞİKE İDDİALARI

Peki neden yanıldılar?

Teknik Direktör Toni Oliviera’nın İRNA ajansına yaptığı açıklama şu: “Kandırıldık”.

Bir İran Futbol Federasyonu görevlisi maç bitmeden ona beraberliğin yeterli olacağını söylemiş.

O da takımı hiç atağa çıkarmamış.

Ama en ilginci rakip Naft takımının CEO’sunun AFP’ye yaptığı açıklama: “87’inci dakikaya kadar stadın ekranlarından maçı izliyorduk. Bir anda televizyon, radyo, cep telefonu her şey kesildi.”

Stattakilerin Sepahan maçıyla ilgili bilgi almaları engellenmiş gibi.

Vali İsmail Cabbarzade sonucun son derece tartışmalı olduğunu söyledi ama itidal çağrısında bulundu.

Bu tartışma yıllarca süreceğe benzer…

Üzülüyoruz tabii…

Ne yapalım…

Tractor’ün her şeyi, tribün lideri Yusuf Çobani’nin tezahüratı kulağımda hala:  “Yel yatar, tufan yatar, yatmaz Tractor bayrağı!”

Düzenleme:Gazete2023

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kamran kaşkayi (şiraz fars vilayeti İran) 7 ay önce

İran zaten bir Türk ülkesidir
sadec tebriz değil tahranda bile çoğunluk Türklerindir
İranda halkın %40 türk
%30 fars
geri kalasa farklı gavimler

Avatar
Fuad 7 ay önce

20 milyon ne imiş? i̇randa 30 milyondan çok sadece azərbaycan türkü yaşıyor. ben türkmenleri saymıyorum. tehranın yarısı en azından türk. 20 milyon iran hükümeti gösteriyor. amma bu 20 yıl önceki rakamlar.