Erşad Salihi:IŞİD Türkmen coğrafyasını hedef aldı

 Irak ve Suriye Türkmenlerinin liderleri, IŞİD'in Türkmen bölgelerini ele geçirdiğini ve Türkmen kadınları da kaçırdığını söyledi. Iraklı Türkmen lider Erşad Salihi 'Bana telefon eden bir Sünni Türkmen aşiret büyüğü, IŞİD'in alıkoymak istediği iki kızını kendi eliyle zehirleyip öldürmüş' diye konuştu.
 
 
Suriye ve Irak’taki Türkmenler, IŞİD’e karşı kara harekâtı da yapılmasını savunuyor. Hava operasyonunun yetersiz olduğunu söyleyen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi ve Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, iki ülke için de ‘sadece IŞİD’i bitirmek yeterli değil, sonrasındaki projelerde Türkmenlerin de söz hakkı olmalı’ diye konuştu.
 
Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan ITC Başkanı ve Irak parlamentosu milletvekili Erşad Salihi, Amerikan hava kuvvetleri gelmeseydi IŞİD’in çok daha fazla ilerleyebileceğini, ancak IŞİD’i bitirmek için bunun yetersiz olduğunu söyledi:
 
“Hava kuvvetleri her yeri vuramaz. Sadece çöllerdeki kampları vururlar. Kara kuvvetleri de hazır bulunursa ikisi birbirini tamamlayıp bu iş için bir sonuç getirir. Bunun için de kesinlikle bir ordu olması lazım ya da o bölgeden halktan, aşiret yapısından güçlerle karayı tutmak lazım.”
 
‘IŞİD onlarca Türkmen kadını zorla aldı’
 
IŞİD Telafer ve Musul’da kontrolü ele aldıktan sonra Şii Türkmenlerin kaçtığını ancak bunun mezhepsel bir farkla ilgisi olmadığını söyleyen Salihi, şu an Sünni Türkmenlerin de zulüm gördüğünü ancak IŞİD’in elinden kaçamadıklarını anlattı:
 
“IŞİD Türkmen coğrafyasını hedef aldı, orada kim olursa olsun mezhebi ne olursa olsun hedef Türkmen coğrafyasıydı. Telafer’de kötü bir durum yaşanıyor şu an. IŞİD kimsenin dinine, mezhebine bakmıyor. Şu an Sünni Türkmenler de IŞİD’in elinden kaçmak istiyor ama IŞİD bırakmıyor. Bana telefon açtı bir Sünni Türkmen aşiret büyüğü. İki kızını kendi eliyle zehirleyip öldürmüş. ‘Gelip kızlarımı almak istediler, o yüzden öldürdüm’ dedi. Adam Sünni ama kızlarını öldürmüş, IŞİD Sünni’ye de Şii’ye de bakmadan onlarca Türkmen kadını, Ezidi kadınlar gibi zorla aldı. Ama Türkmenler aşiret yapısındalar, bunu çok fazla duyurmak istemiyorlar.”
 
 
Salihi, IŞİD’in en fazla Türkmenler için sorun olduğunu, çünkü Türkmen coğrafyasının emrivakilerle böldüğünü söylüyor:
 
“IŞİD, Türkmen coğrafyasını Sünni bölgesine katmış oldu. O coğrafya ihtilaflı bölgelerdi, şimdi onun bir kısmı Sünni bölgeye, bir kısmı da Kürt bölgesine siyasi emrivaki uygulayarak katıldı. IŞİD’in herkesten fazla Türkmenlere zararı oldu.”
 
‘Sadece Kürtlere silah verirseniz Türkmen direnişi ortaya çıkar’
 
ABD ve IŞİD’le mücadelede koalisyona katılan ülkeler, hava operasyonlarının yanında Irak ordusu ve peşmergeyi de silahlandırıyor. Türkmenler ise bu durumdan rahatsız. Salihi’ye göre, Kürtlerin güçlenmesi ve Türkmenlerin kendilerini koruyacak silahlarının olmaması, gelecekle ilgili kaygılarını arttırıyor:
 
“Bir tarafı silahlandırmak yanlış bir adımdır. Bugün bizim Kürtlerle siyasi ihtilaflarımız var, getirip silahları oraya vermek bizlere emrivaki siyasetini kabul ettirmektir. Yarın ortaya Türkmen direnişi çıkar. Bundan hem Kürtler rahatsız olur, hem Amerikalılar için yeni bir sorun olur. Biz bu yüzden Amerikalılarla her görüştüğümüzde söylüyoruz, Kürtleri silahlandırdığınız gibi Türkmenleri de silahlandırın. Biz ITC olarak hazırız, ekiplerimiz var.”
 
Salihi, şimdilik Irak merkezi hükümeti ve ABD’den silah istediklerini, olumlu yanıt beklediklerini ve umutlu olduklarını söylüyor.
 
‘Kaçarsak insanlarımız eriyip gidecek’
 
Savaşın başından beri bölge halklarının güvenliği için tampon bölge ve uçuşa yasak bölge isteyen Türkiye’ye, Irak Türkmenleri bu konuda destek veriyor. Salihi, bu konuda İran ve ABD’den de destek bekliyor, Türkmenlerin Irak’ı terk etmesi halinde asimilasyona uğramasından korkuyor:
 
“Uçuşa yasak ve güvenli bölgede olması gereken askerler konusunda İran, Türkiye ve ABD’den ciddi bir adım bekliyoruz. Bu bölgede onlar hakim. Güvenli bölgeyi oluşturmak için hepsinin desteği gerekir. Eğer farklı ülkelere kaçıp bu coğrafyayı terk etmek zorunda kalırsak insanlarımız eriyip gidecekler. Örneğin Irak’ın güneyine bile kaçan yüz binlerce Türkmen asimile ediliyor, bu bizim için büyük kayıptır.”
 
‘Şam rejimi kalırsa, yarın başka bir örgüt ortaya çıkar’
 
Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa da, Suriye’de hava operasyonlarının yetersiz olacağı görüşünde. Ancak Suriye’de durum biraz daha farklı, IŞİD’in kuşattığı Türkmen köylerini kurtarmanın ardından, Esed rejiminin de ortadan kalkması gerektiğini söylüyor:
 
“IŞİD’i bitirmek için bu yeterli değil, kara harekâtı da gerekiyor. Birçok Türkmen kasabası, köyü IŞİD’in elinde. Tabii bu operasyonlara paralel olarak rejimin de ortadan kaldırılması gerekir, asıl terör örgütü orada, Şam’dan kaynaklanıyor. Biz devrimin başından beri silahlandık, ancak rejim dışında kimseyle çatışmadık. Buna rağmen bizim bölgelerimizi IŞİD ele geçirdi. Eğer Şam rejimi ortadan kaldırılmazsa bugün IŞİD gider Horasan Grubu gelir, yarın o gider Semerkant Grubu çıkar. Toplumların kendi geleceklerine karar vermesi için bunu başını ortadan kaldırmak gerekir.”
 
Abdurrahman Mustafa'ya göre Suriye Türkmenleri de güvenli bölge istiyor, IŞİD’le mücadelede atılmasını istedikleri ilk adım bu:
 
“İlk etapta bize güvenli bölge lazım, kendi topraklarımızda güvenle yaşamak istiyoruz, sığınmacı olmak istemiyoruz. Bunun şartlarının konuşulması lazım, destek bekliyoruz. Eğer uçuşa yasak bölge en başından olsaydı bugün bu noktaya gelinmezdi. Bu durumu bütün batılı ülkeler desteklemiş oldu.”
 
‘Hava saldırıları rejime ve PYD'ye meşruiyet kazandırır'
 
Suriye Türkmenleri, hava operasyonları konusunda da şüpheli. Mustafa, koalisyon ülkelerinin operasyonlarında Esed rejimi ile birlikte hareket ettiği görüşünde:
 
“Hava operasyonlarının tek amacı gerçekten IŞİD’i ortadan kaldırmaksa elbette ki destekleriz, ama arkasında başka bir proje varsa ve bu proje Türkmenleri kapsamıyorsa, bize bir faydası olmayacaksa anlamı yok. Eğer ılımlı muhalefet, Hür Suriye Ordusu en başından desteklenseydi bugün her şey farklı olurdu. Bu koalisyon ülkelerinin bombalı saldırıları PYD ve rejime meşruiyet kazandırır. Zaten ortaklaşa hareket ediyorlar.”
 
Mustafa, PYD’yi de bir terör örgütü olarak gördüklerini ve PYD’nin koalisyon ülkeleri ve rejim ile ortak hareket ederek Türkmenleri devre dışı bırakmasından korktuklarını söylüyor:
 
“Biz Türkmenler olarak kendi bölgemizde söz hakkı elde etmek için mücadele ediyoruz. Ortada katil bir rejim var, muhalifler var, PYD var. Zaman zaman muhalif görülen PYD gibi aslında hepsinin rejimle bağlantısı var. Ancak PYD de bizim için IŞİD gibi bir terör örgütüdür, IŞİD’den farkı yoktur.”
 
Kaynak: Al Jazeera

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.