Doğu Türkistan\'daki son katliama Dışişleri ve medya sessiz

Hamit Göktürk/ Dünya Bülteni

Çin'in, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan'ın Kaşgar ili, Maralbaşı ilçesine bağlı Sirikbuya bölgesinde 23 Nisan'da Müslüman Türklere karşı gerçekleştiği ve 21 kişinin ölümü ile sonuçlanan son katliamın yankıları sürüyor.

Katliamı doğrulayan Sözde Özerk Bölge hükümet sözcüsünden sonra Pekin'de konu ile ilgili açıklama yapan Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Cung Ying "Olayların bölgede ayrı bir devlet kurmak isteyen "İslamcı teröristlerce" gerçekleşen bir terör hadisesi olduğunu iddia etti fakat, olayın ayrıntıları hakkında bilgi vermekten kaçındı.

ABD'den yayın yapan Hür Asya Radyosu'na telefonla ulaşan bir bölge sakini, yerel idareye bağlı olarak çalışan ve 'Sosyal İşçiler' olarak anılan milis güçlerine bağlı üç kişi bir evi kontrol ederken, hane halkından peçeli bir hanımın peçesini zorla açmaya çalışması üzerine aile bireyleri ile Milisler arasında başlayan tartışmanın çatışmaya dönüşmesi ve Çin işgal güçlerine bağlı askerlerin evi ateş altına alarak ve daha sonra yakarak katliam yapması ile meydana geldiğini bildirmiştir.

KATLİMA KARŞI TEPKİLER SÜRÜYOR

Katliam haberinin duyulmasından sonra Türk ve Dünya medyasına açıklamalar yapan ABD merkezli Dünya Uygur Kurultayı (DUK) başkanı Rabia Kadir olayları kınadığını açıklamıştır. Olayların tek sorumlusunun Çin yönetimi olduğunu, ülkeye sürekli yapılan Çinli göçmen transferi,g ünden güne şiddetini artıran soykırım, ekonomide ve istihdamdaki etnik ayrımcılık, insanların evlerinden ve topraklarından zorla çıkarılarak Çinli göçmenlere verilmesi gibi uygulamaların bu tür şiddet olaylarını tetiklediğini ve Çin'in bu bahane ile bölgenin tarihi sakini ve sahibi olan Uygur Türklerine katliam yaptığını ve bıçağın kemiğe dayandığını ifade etti. DUK başkanı Rabia Kadir Türkiye Cumhuriyeti hükümetine de çağrıda bulunarak Doğu Türkistan'da insan hakları ihlallerinin ve baskıcı politikalarının sonlandırılması için Çin yönetimi nezdinde girişimlerde bulunmasını talep etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Patrick Wintrill 25 Nisan'da Maralbaşı olayları ile ilgili yaptığı açıklamada Çin yönetiminin idaresi altındaki Uygurların insan haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi ve olaylar hakkında şeffaf olunmasını tatmin edici açıklama beklediklerini ifade etti.

Maralbaşı katliamı Türk ve dünya basınında geniş olarak yer aldı. Anadolu Ajansı ve İHA başta olmak üzere tüm ulusal ajanslar olayları abonelerine servis etti ve medyada yer almasını sağladı.

Dünya Bülteni, Hürriyet, Türkiye, Milliyet,Yeni Şafak ve Star başta olmak üzere ulusal ve yerel basın organları ile bütün TV kanalları olaylara geniş şekilde yer verdi ve Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri ile ilgili kamuoyuna tanıtıcı yayınlar yaptı.

BBC, APİ, AFP gibi uluslararası haber ajansları konu ile ilgili haberleri yorumlayarak servis etti.

Japonya'nın en yüksek tirajlı gazetelerinden Ashai Şimbon olayları ilk sayfadan duyurdu ve Doğu Türkistan ile Türkiye arasındaki tarihi bağlar üzerinde bilgi verdi. Çin yönetiminin sürekli başvurduğu bir yöntem olan uydurma belge ve bilgilerle Uygurları terörizmle suçladığını ve onları sürekli bastırmaya çalıştığı ifadelerine yer verdi.

Doğu Türkistan ve olaylar hakkında en çarpıcı yorum Japonya'daki Kagaşima Üniversitesi öğretim üyesi Alman asıllı Prof. Dr. W. Balmoo'dan geldi

Prof. Balmoo Doğu Türkistan ve olaylar hakkındaki görüşlerini açıklarken, "İnsanların dini özgürlüklerinin kendilerine ait bir hak olduğunu, Kur'an-ı Kerim ve İncil'e ve kutsal kitaplara inanmalarının da Allah ile kişiler arasındaki bir ilişki olduğunu ifade etti. Prof. hangi rejim olursa olsun, insanların dini inançları ve felsefeleri ile uğraşanların, ve onları yok etmeye çalışanların eninde sonunda kendilerinin yok olacaklarını ve bu mukadder sonucun tarihte sabit olduğunu ifade etti. Prof. Balmoo kendisinin Uygurları yakından incelediğini, evrensel kültür ve medeniyete birçok katkılar yapmış olan Uygur Türklerini inançları için canlarından vazgeçebilecek bir halk olarak tanıdığını ifade etti.

KATLİAMA TÜRK VE İSLAM DÜNYASI SESSİZ VE TEPKİSİZ

Çin işgal güçlerinin Doğu Türkistan'da gerçekleştirdiği son katliam medyada geniş şekilde yer alırken, Türkiye'de faaliyet gösteren insan hakları ile ilgili kuruluşlar başta Türk STK'lardan şimdiye kadar her hangi bir tepki ve kınama gelmemesi dikkati çekiyor.

21 kişinin katledildiği bu olay hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın de herhangi bir açıklama ve görüş ifade etmemesi diasporada yaşayan Doğu Türkistanlılar üzerinde hayal kırıklığı oluşturdu ve üzüntü ile karşılandı.

5 Temmuz 2009'da meydana gelen Urumçi katliamı sonrasında olaylarla yakından ilgilenen İslam İşbirliği Teşkilatının bu son katliam konusunda sessiz kalmasına ise bir anlam verilemiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.