Doğu Türkistan\'da çatışmalar devam ediyor

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki çatışmalara ilişkin, "Doğu Türkistan'da, Hoten, Kaşgar, Yarkent, Urimçi, Turfan'da her bölgede Çin'e karşı bağımsızlık mücadelesi veriliyor, ölümüne direniş örneği gösteriliyor" dedi.

 

Tümtürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 26 Haziran'da Doğu Türkistan'ın Turfan bölgesine bağlı Lukçün nahiyesinde pazar meydanında yaşanan çatışmaların Hoten, Urimçi, Turfan da devam ettiğini söyledi.

 

Son olarak Hoten vilayetinde cuma günü namaz çıkışında olaylar yaşandığını ve bölgeyle şu anda iletişimin kesildiğini belirten Tümtürk, Hoten'deki Hanırık Cami'ne cuma namazı kılmak için giden Doğu Türkistanlı Müslümanlara cami girişinde Çin polisi tarafından kimlik sorulması nedeniyle gerginlik yaşandığını ifade etti.

 

Polis ve askerlerin cami etrafında güvenlik kordonu oluşturması nedeniyle cuma namazı çıkışında cemaatle polis arasında tartışma yaşandığını ve yaklaşık 200 kişilik cami cemaatinin yapılan uygulamaya tepki göstermek amacıyla tekbirler getirerek 1 kilometre kadar yürüyüş yaptığını öğrendiklerini ifade eden Tümtürk, şunları kaydetti:

 

"Polis ve askerler yürüyüşe müdahale etmek isteyince çatışma çıkmış. Aldığımız ilk bilgilere göre birkaç Doğu Türkistanlı vatandaşımız bu çatışmalarda hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı. Bu olayla birlikte Doğu Türkistan'ın birçok bölgesinde de Çin polisi ile vatandaşlarımız arasında çatışmalar yaşandı ve hala devam ettiği bilgisini aldık."

 

Yaşanan olayların münferit ve basit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tümtürk, bu olayların arkasında 1949 yılında bağımsız bir devlet olan Doğu Türkistan'ı işgal eden Çin kominist yönetiminin 64 yıldır uyguladığı asimilasyon ve imha politikası, her türlü hukuksuzluğu ve o bölgedeki insanların din ve vicdan hürriyetinin engellenmesi, tek dilde eğitim projesi adı atlında Türkçe'nin yasaklanması gibi nedenlerin yer aldığını öne sürdü.

 

Çin hükümetinin tek çocuk politikasıyla Doğu Türkistan'daki Müslüman Türklerin nüfusunu azaltmaya çalıştığını vurgulayan Tümtürk, şöyle devam etti:

 

"18-25 arasındaki kızlarımız zorunlu olarak direniş bölgelerine götürülerek gayri ahlaki yerlerde çalıştırılıyor. Sakal bırakan erkeklerin sakalları sorgu odalarında kesiliyor. Başörtü takan hanımlarımızın başörtüleri zorla başlarından alınıyor. Ev ev arama yapılarak gençlerimiz evlerden sorgusuz sualsiz götürülüyor ve akıbetleri meçhul. Son yıllarda 6 milyon Çinli Doğu Türkistan'a göç ettirilerek Doğu Türkistan'daki Türklerin toprakları ellerinden alınarak açlığa ve sefalete terk edildi. Bütün bu hukuksuzluk, asimilasyon politikaları Doğu Türkistanlıları patlama noktasına getirmiştir. Doğu Türkistan'da, Hoten, Kaşgar, Yarkent, Urimçi, Turfan'da her bölgede Çin'e karşı bağımsızlık mücadelesi veriliyor, ölümüne direniş örneği gösteriliyor. Bu mücadeleyi verenlerin elindeki en büyük silah, bıçakları veya elindeki sopaları. Doğu Türkistan'ı direnişe yönelten Çin yönetiminin kanunsuzluğu, hukuksuzluğu ve zorbalığıdır. Çin hükümeti o bölgeyi istikrarsızlaştırmakta ve çatışma ortamına sürüklemektedir. Doğu Türkistanlı Türklere başka alternatif bırakmamaktadır."

 

 

Doğu Türkistan'a yardım ulaştırılması için uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Tümtür, "Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, İslam Konferası Teşkilatı, İslam İşbirliği Örgütü, Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşları Doğu Türkistan meselesiyle ilgili bağımsız gözlemci göndererek bölgede araştırma yapmasını ve Çin'in orantısız güç kullanmasının engellemesini istiyoruz" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.