Çin'den Uygurlara şimdi de eğitim darbesi

Çin’in Doğu Türkistan’da zorunlu eğitimi liseyi de kapsayacak şekilde 12 yıla çıkarması ve Çince eğitim verilen okullarda yatılı olarak okumayı zorunlu kılması Uygur Müslümanlarının tepkisine neden oldu. Washington merkezli Uygur-Amerika Derneği Başkan Yardımcısı ve eski Karamay Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İlşat Hasan Müslüman Uygur Türklerinin Doğu Türkistan’da genç evlatlarını işgalci Çin yönetiminin pençesinden kurtarmaya çalıştığını ve bunun savaşını verdiğini söyledi.

Çin işgal yönetimi Hoten merkezli güney vilayetlerimizde yürüttüğü son askeri operasyonla birlikte 9 yıl olan zorunlu eğitimi, lise öğrenimini de kapsayacak şekilde 12 yıla çıkardığını açıkladı. Bu kararı 2015’te bütün bölgeyi kapsayacak şekilde yaygınlaştıracağını bildirdi. Çin ayrıca, lise öğrenimi esnasında öğrencilerin toplu olarak ve zorunlu şekilde yurtlarda kalacaklarını öğretim öğrenim ile ilgili her türlü giderlerinin ve beslenmelerinin de devletçe karşılanacağını bildirdi.

Hür Asya Radyosuna konuşan Dr.Hasan, Çin işgal güçlerinin son Urumçi saldırısını bahane ederek Uygur Türklerinin çoğunlukta olduğu, Türk İslam kültürünün korunup yaşandığı Kaşgar, Aksu, Yarkent, Kuçar gibi güney vilayetlerinde Hoten merkezli başlattığı “Terörle Mücadele Operasyonu” ile birlikte 9 yıl olan zorunlu eğitimin liseyi de kapsayacak şekilde 12 yıla çıkarılması kararı hakkında görüşlerini açıkladı.

Çin yönetiminin esas amacının Uygurları eğitmek olmadığını, bu kararın tamamen siyasi ve asimilasyon amaçlı olduğunu belirten Hasan, ailelerince büyük maddi fedakarlıklar yapılarak ve onbinlerce yen masraf edilerek okutulan Uygur gençlerinin Çinlilerin oturduğu ücra köylerde ancak, kendilerine güvenilmedikleri için silahsız yardımcı polis yapıldıklarını da belirtti.

Üniversite tamamlamış Uygur gençlerin işsizliğe mahkum edildiklerini ifade eden Dr. Hasan sözlerini şöyle tamamladı:

“Aileler çocuklarını Çince öğretim yapan okullara vermek yerine kendi yanlarında tutmak istiyorlar. Ailelerinin yanında kalan Çocuklar onların işlerine yardımcı olduklarının yanında Uygur Türk dilini örf adetlerini, ahlak ve faziletini en önemlisi mukaddes İslam dinini aile bireylerinden öğreniyorlar ve Müslüman Uygur Türk terbiyesi ile yetişiyorlar. Açıkçası asimile olmaktan korunmuş oluyorlar. Çin yönetimi Uygurların eğitim seviyelerini yükseltmek istiyorsa ve bunda samimi ise, öncelikli olarak bu kampanyaya sarf edecekleri bütçenin bir kısmını Uygur Türkçesi ile eğitim veren okulların tamiri ve şartlarının iyileştirilmesi için harcasınlar. Eğitimin kalitesini yükseltsinler. Bugün binlerce Üniversiteli Uygur genci sokaklarda boş gezmekte, ekonomik ve psikolojik sorunlar yaşamakta. Bunların gelecekleri karartılmakta ve ümitsizliğe itilmektedirler. Bunların yerine Çin’den getirilen etnik Çinliler her kademedeki Çinli yöneticilerin etnik ayırımcılık yapması ve kayırması ile öncelikli olarak ve anında işe yerleştirilmektedir. Doğu Türkistan’ı Çinli göçmenler istila etmiş durumda. Çin yönetimi eğer bölgede istikrarı sağlamak ve herkesin huzur içinde yaşamasını temin etmek istiyorsa, öncelikli olarak bölgenin tarihi gerçek sakinleri ve sahipleri olan Uygurlara de Çinli göçmenlere tanıdığı hakları tanımalıdır. Adil ve eşit davranmalıdır. Ayrıca, Çin yasalarına da aykırı olan bu etnik ayırımcılığa en kısa zamanda son vermelidir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.