Anayasa Mahkemesi D.Türkistanlı Abdulkadir Yapcan hakkında ara kararını açıkladı!

 2002 yılından bu yana BM. Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin kendisine tanıdığı mülteci statüsü ile Türkiye’de yaşıyor iken, 31 Ağustos 2016’te gözaltına alınan Abdulkadir Yapçan hakkında Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri’nin Çin’e veya bir başka ülkeye gönderilemeyeceği yolundaki kararı ile İstanbul Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği beraat ve tutululuk halinin sona erdirilmesi hükümlerine rağmen, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nde idarenin bir tasarrufu olarak tutulmaya devam ediliyor.

Bu son gözaltı durumunun ortadan kaldırılması için girişimlerde bulunan Abdulkadir Yapçan’ın avukatı Av.İbrahim Engin Anayasa mahkemesi’ne bir kez  kendisinin serbest bırakılması talebi ile dava açtı.

Avukat Anayasa Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesinde hakkındaki idari tedbirin iptal edilmesini ve Abdulkadir Yapçan’ın sağlık soronlarının dikkate alınarak  serbest bırakılmasını  talep etti.
Anayasa Mahkemesi 21.12.2016 tarihinde Yapaçan’ın avukatı İbrahil Ergin’e gönderdiği dava ile ilgili yazı’da açılan dava ile ilgili bir ara kararına varıldığını belirtti ve karar suretinin kendisine gönderildiği bildirdi.

Anayasa Mahkemesinin Yapçan’ın Avukatı İbrahim Ergin’e gönderdiği cevabı yazı’da şu bilgiler yer alıyor , ” Abdulkadir Yapçan’in Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nde sağlık drumu dikkate alınmaksızın tutulması ve mevcut tutulma şartları nedeniyle yaşamı ve maddi veya manevi bütünlüğünün tehlike altında olduğunu belirterek tedbiren tahliyesine karar verilmesi talep edilmektedir

Dosya kapsamında yer alan ve kamu makamları tarafından Anaya Mahkemesine sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde , tutuluduğu merkezdeki tutulma şartlarının başvurucunun yaşamına,maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte tutulan geri gönderme merkezinde buşvurucunun sağlık hizmetlerinden yararlandığı ancak,18.11.2016 tarihli uzman doktor raporunda belirtilen tetkiklerin henüz gerçekleştirilmediği tesbit edilmiştir.

Bu açıklanan hedenelerle ;
1. Başvurunun Anayasa Mahkemesi içtüzük’ün 73.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bölüme gönderilmesine eyer olmadığına,
2. Resmi makamlar tarafından,başvuru sahibinin(Abdulkadir Yapçan’ın) henüz gerçekleştirilmediği bildirilen tetkik ve tedavilerinin ,gerek sevk,gerekse sağlık hizmetlerinden yararlandırılırkengerekli önlemler alınarak yapılmasının teminine,neticeden Mahkememiz dosyasına bilgi verilmesine karar verilmiştir.

Üye Serruh Kaleli                            Üye Ridvan Güleç

Abdulkadir Yapçan Olayı  Biz Doğu Türkistanlılar İçin  Çok Önemli Bir Meseledir

4 aydır tutuklu hayatı yaşayan ve Türk adaletinin aklamasına ve suçsuz olduğuna karar vermesine rağmen,idarenin bir tasarrufu olarak serbest bırakılmayan Yapçan olayı özellikle biz Doğu Türkistanlılar için çok önemli bir mesele olarak önemini korumaktadır. İşgalcı Çin kendi baskı ve zulmünden kaçan Yapçan’ı 20 yıldır takip ederek tekrar kendisine iade edilmesi için baskılarını sürdürmeekte ve ekonomik gücünden doğan siyasi ve diplomatik  baskısını sonuna kadar kullanmaktadır.İşgalcı Çin bu konuda ikili oynamakta,bir yandan baskı ile Yapçan’ın kendisine teslimini  talep ederken,diğer yandan gözetim altındaki Yapaçan’ı istismar ederek diaspora’da yaşayan Uygur Türklerini tahrik etmektedir.Bir yandan Türkiye’ye saldıkları aşağılık, sütü bozuk ve hain işbirlikçilerini harekete geçirirken,diğer yandan sosyal medya üzerinden platformlar kurarak “Erdoğan Yapçan’i Çin’e teslim edecek.Siz buna susarsanız,ileride sizleri de iade edecekler.Bu nedenle derhal harekete geçin,Yapçan için Mahkeme önlerinde erkekler maske,kadınlar ise peçe takarak binlerce kişi olarak toplanın.Türkiye’ye isyan edin.” alçaklıkları ile tahrik ve provaksiyonlarını sürdürmüştür.  Hiç bir  Doğu Türkistan STK. ile ilgisi olmayan  nerede ve ne yaptığı net olmayan bazı karanlık güçlerin   aniden ortaya fırlayarak Yapçan Müdafi kesildiklerine ve bunların tahriklerini sürdürdüklerini ibretle  gördük. Çin’in bu tahrik ve provaksiyonlarından amacı,Türkiye’de ve Diasporada yaşayan Uygur Türklerinin bilhasse Türk halkı,devleti ve Hükümeti nezdindeki itibar,güven,saygı ve muhabbetini bu  aşağılık ve sinsi yöntemleri kullanarak yok etmektir. Fani Alemde   Doğu Türkistanlıların Allah’tan sonra kendilerini anlayan,bağrına basan ve hemdert olan  tek gerçek dostu ve Kardeşi olan Türkiye Türklerinden ayırarak öksüz ve yetim bırakmaktır.

Bunlardan başka Doğu Türkistan meselesinde  kendilerinin de var olduğunu göstermek ve öne çıkmak  isteyenler, Yapçan’ın iade edileceği yolunda demeçler vererek  kamu oyunu yanıltmaya çalışmış  ancak.bu girişimler gerçeklerin karşısında akim kalmıştır.

Haklarımızı Yasalara Bağlı Kalarak Kullanalım

Çin bu sinsi oyunları,tahrik ve iki yüzlülük örneği  menfur girişimleri, çok şükür Doğu Türkistan ve diğer Sivil toplum kuruluşları ile  çok değerli  aydınlar ve aktivistlerimizin   sosyal medya üzerinden ve kişisel olarak cesur karşı çıkışları ile bu  alçakça ve haince Çin oyun,tahrik ve provakasiyonlarını bozmuşlardır. Sağ duyu,akıl ve vicdan galip gelmiştir. İşgalcı Çin bu konuda büyük bir hazimete  uğramış, bu uğurda  harcadıkları milyonlarca parası  boşa gitmiş ve rezil bir duruma düşmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti devletimiz bir hukuk devletidir.Devletimiz ve onu yöneten Hükümetlerimiz yargının kararı doğrultusunda icraat yaparlar.Kadir Yapçan için Mahkemeler berat kararı vermiş ve en üst Mahkememiz olan Anayasa Mahkemesi kendisinin  Çin veya diğer bir ülkeye gönderilemeyeceği yolunda tedbir kararı koymuştur.  Ayrıca,idari bir tasarruf olan tutukluluk halinin kaldırılması için Anayasa Mahkemesine 2.bir dava daha açılmıştır. Mahkemenin bu dava ile ilgili ara kararı yukarıdadır.

Bize düşen ise,Devletimize ,bağımsız ve adil Türk Yargısına sonuna kadar güvenerek sonucu sükünet ve soğuk kanlılıkla takip ederek beklemektir. T.C.Devletimiz,Allahın rahmetine  kavuşmuş bir devlet adamızın   de ifade ettiği gibi  ” Türkiye, Biz Doğu Türkistanlıları Himayalar’ın Ardından Alıp Türkiye’ye getirmiş”  ve bizlere Türk  Vatandaşlığı şerefini lütfetmiştir. Güneydoğu Asya Ülkelerine kaçan binlerce Kardeş ve soydaşımıza kucak açmış ve onları ölümden kurtarmıştır. Devletimizin ve onu şimdi yöneten  yöneticilerimizin de  Abdulkadir Yapçan için de en  hayırlı  olan  kararı vereceğinden hiç şüphemiz  olmamalıdır. Ayrıca, en önemlisi bize sahip çıkan,bizlerin dert ve istiraplarımızı kalbinin derinliklerinde hisseden 80 milyon Müslüman Türk kardeşlerimiz Allah’tan sonra bizim en sağlam ve büyük güvencemizdir.

Çin’in Oyun Ve Tahriklerine Karşı  Uyanık Olalım ve Asla Kapılmayalım.

İşgalcı Çin’in aşağılık tahrik ve provaksiyonlarına karşı çok uyanık olalım. Bizi T.C.Devletimizden ve Türk Milletinden ayıracak yanlış ve olumsuz söz ve hareketlerden ısrarla kaçınalım. Sadece Doğu Türkistan STK.larımızın açıklamalarına itibar edelim ve onlara güvenelim.Çünkü, Abdulkadir Yapçan meselesi onların birincil ve öncelikli meselesidir ve onların bu konuyu ısrarla  en üst makamlar nezdinde takip ettiklerini  görüyor ve biliyoruz.

Yasalarımıza bağlı kalarak fikir ve ifade özgürlüğümüzü  sonuna kadar kullanalım. T.C. devletimizin biz vatandaşlarına tanıdığı  İfade ve gösteri hürriyeti  haklarımızı Yasalara ısrarla bağlı kalarak tepkilerimizi kullabiliriz. Ancak, bu hakkı kullanirken, asla yasa dışı ve bizi toplum nezdinde küçük düşürecek  eylemlerden ve davranışlardar özellikle kaçınalım. Her şey kendi mecrasında güzeldir ve takdire şayandır.

Çalışmak bizden,yardım AIlah Taala’dandır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.