Yazarlar F.Bahçe-Arsenal maçını değerlendirdi

Ömer ÜRÜNDÜL: Yanal'ın hataları

İki takım arasındaki güç farkını ve Fenerbahçe'nin bu sezon başındaki ciddi saha içi rahatsızlığını göz önüne aldığımızda Arsenal'in oyuna sürekli hükmedeceği maç öncesi bilinen bir gerçek.
İlk devre boyunca Arsenal sürekli oyunu karşı tarafa yıktı. Alışılmış pas trafikleri ve değişik varyasyonlarla gol aradılar. F.Bahçe takım halinde topun arkasına geçip geride alan daraltarak mümkün olduğu kadar iyi karşılama yaptı. Bazı tehlikeler yaşadıysa da çok net bir pozisyon vermedi. Ancak işin hücum yanı adeta sıfıra yakındı. Üstelik rakip riskli oynamasına, geride genişlik bırakmasına rağmen bu hücum gücünün hiç olmaması bana göre sürpriz değildi. Emre ve Meireles'in ileriye mesafe kat ederek destek verecek fizik güçleri yoktu.

İLERİ UÇUN KAYIP 3'LÜSÜ
Her zaman vurguluyorum üç forvette santrfor kimliğinde oyuncular.
En önemlisi de kişisel adam eksiltme ve sprint özellikleri yok. Geçen sezon birçok kişi Webo, Kuyt, Sow üçlüsü için ideal forvet hattı dediler. Ben de diyorum ki günümüz futbolunda ileri uçta görev yapan her oyuncu mutlaka adam eksiltiyor. Fenerbahçe'de ise üçünden biri dahi adam eksiltemiyor. Hiçbiri de kenar forvet olmadığından ne organize hücum girişimi yapılabiliyor ne de kontratak. İlk devre bitmeden aklımdan geçen bir önemli konu daha vardı.

Niye sprinter Emenike oynamıyordu. O zaman daha yeni transfer olduktan sonra Ersun Yanal niye hemen Webo'yu oynatmadı da Konya'da Emenike'yi oynattı. Neden dün gece yedekti. En azından devrede bu hatadan döner dedim ama bir de baktım ki dört aydır oynamayan Gökhan Gönül sahada. Ondan sonra ikinci yarıda Arsenal golleri geldi. Arsenal'in dün gece en tehlikeli tarafı olan sağ kulvarına Sow yardımına gelmeyince Kadlec de koridor oldu. Sonuçta da tur şansı sıfır olarak rövanşa gidiliyor.

Gürcan BİLGİÇ: Yok'lar arasında!

Avrupa Ligi'nde yarı final yapan takımdan sadece iki oyuncu farklıydı; Alves ve Kadlec... Daha iyi olmak adına, üstelik sansasyonel bir rakibe karşı oynarken, kaliteyi tedavi etmek adına düşünülen hamleler kulübede veya tribündeydi Fenerbahçe adına. Emenike'yi düşünmedi Yanal.
Salih veya Alper ise hiç düşünülmedi.
Bunlar detaylar aslında. Kendi sahasında ilk şutu, ikinci yarının dördüncü dakikasında buluyorsa Fenerbahçe takımı, oyuncu grubu olarak da, taktik olarak da veya strateji olarak da kazanmaya hazır değilmiş.
Arsenal'in baskı kurup, sert oynayıp veya tempoyu yükseltip, Fenerbahçe'nin ince ayarlarıyla oynadığı söylemek isterdik.
Hiçbirini yapmadılar. Dakikalar geçtikçe korkacak bir takım görmediler karşılarında.
Tam tersine korkan bir takımın, titrek adımlarını seyretmeye başladılar.

YANLIŞ YAPMIŞ!
Öne koşu atan yoktu. Topla birlikte rakibi geçmek isteyen veya ikiye bir ile hamle yapmak isteyen de yoktu.
Böylesine düz ve ezber, tahmin edilmesi kolay veya beceriksiz bir rakibi bulduklarını anladıklarında da, ellerini ovuşturmaya başladılar. Yani; geçmiş olsun...
Böyle rakiplere karşı, takım içinde kahramanlar yaratmak zorundasınız.
Dört oyuncusu Premier Lig görmüştü Fenerbahçe'nin. Tecrübe arıyorsanız, bolca vardı esasında. Öncelikle bu dörtlünün karakter göstermesi gerekiyordu oyun adına. Yobo'nun altını çizelim, öteki üçlüye döndüğümüzde; Emre, Meireles veya Kuyt için söyleyecek kelimenin olmadığını belirtelim. Milli Takım düzeyinde, hatta lider konumunda kabul edeceğimiz bu üçlünün, takım arkadaşlarına, bize veya tribünlere; "Biz buradayız, merak etmeyin" mesajını vermelerini bekledik. Görünüş o ki; daha çok bekleriz. Ersun Yanal'ın maça uygun tek fark edilen taktik hamlesi, ikinci yarıda Gökhan Gönül'ü oyuna almasıydı. Yenilen golleri tartışmıyorum. Beklenmedik değil. Arsenal ile oynuyorsanız, bu tehditleri yaşamanız doğal. Ama hem kurgunuzu veya ruhunuzu savunma üstüne kurup, rakip kalede neredeyse tehlike yaratmadan maçı tamamladığınızda, ortada doğru gitmeyen seçimler var demektir.
Belli ki, Emenike'yi yedek bırakarak, formsuz ağır asilerde ısrar ederek, sahaya öne koşu yapan oyuncu atmayarak, Ersun Yanal dengeleri strateji yapmış kendisine.
İki kelime ile; yanlış yapmış...

Rıdvan DİLMEN: Moral ve özgüvene ihtiyacı var

Fenerbahçe Kadıköy'de Arsenal'e mağlup olabilir mi? Olur... Fenerbahçe farklı mağlup olabilir mi? Olabilir... Futbolun içinde bunlar var. Arsenal; güçlü, atletik, Fenerbahçe'den daha iyi bir takım, daha dinamik bir takım, daha organize bir takım. Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'yi eleyebilir mi eler. Eledi de... Ama stattaki ve ekran başındaki Fenerbahçeliler böyle bir yenilgiyi, böyle oyunu hazmedemiyor. Böylesine dirençsizliği hiç hazmedemiyor. Fenerbahçelileri üzen de bunlar. Oyunun hiçbir anında beş dakika dahi maç gelmedi Fenerbahçe'ye. Üç gün üç gece oynansa Fenerbahçe kazanamazdı. Hatta berabere de kalamazdı... Kötü olan da bu.. Bu takım geçen yıl UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıkma şansını son anda kaybetti. Mesele bu takımı eledi, şu takımı eledi değil, sonuçta UEFA'nın yarı finali... Benfica'yı ilk maçta yendi, rövanşta kaybetti.
Salzburg'la başlayan resmi maçlar serisinin beşincisinde de kalesinde bol pozisyon gördü. Kendi adına ise az pozisyon... Ve daha önemlisi Fenerbahçe BASKI YEDİĞİNDE TESLİM OLUYOR. Baskı yediğinde pas yapamıyor ve uzun toptan başka alternatifi de kalmıyor. Dolayasıyla savunma ile hücum arasında 'bunu mesafe olarak değerlendirmiyorum, ama oyunsal anlamda' çok ama çok uzaklık var. Hem hücumda hem de savunmada DÖNEN TOPLAR HEP RAKİPTE. Rakibin adı Arsenal de olsa, Konya da olsa, Salzburg da olsa Galatasaray da olsa değişmedi.

YANAL BİR AN ÖNCE TAKIMI TOPARLAMALI

Bir başka büyük tehlike de sezonun çok ama çok başında takımın DEMORİLİZE olması. Sezon içinde zaman zaman kötü sonuçlar alırsınız, toparlanırsanız. Ancak sezon başında sadece yediğiniz ilk gole kadar direnç gösteriyorsanız ve hemen çözülüyorsanız, bunu toparlamak zordur. Peki ne yapmak gerekiyor? Ersun Yanal, bunu taktik değişiklikle mi, oyuncuların değişikliğiyle mi yapacak bilmiyorum. Sadece şu istatistiğe baktım; beş maçta kaleciler iyi, dün de takımın en yisi Yobo'ydu. Ve Yobo da savunmada oynuyor. Fenerbahçe'nin yüzde yüz morale ihtiyacı var, özgüvene ihtiyacı var. Bunu da üst üste Eskişehirspor ve Sivasspor'la evinde oynayacağı maçları alarak kazanır. Yani F.Bahçe rakipleri gibi 33 maçı değil, bu iki maçı düşünmeli.

Ahmet ÇAKAR: Yanalizmin iflası

Fenerbahçe'nin Arsenal'e maç kaybetmesi anormal bir sonuç değildir ama dün gece ortaya konan futbol, oyuncu seçimi ve planlanan oyun stratejisi tam bir fiyasko.
Fenerbahçe, kurbanlık koyun gibi bekledi. "Ben hücumu hiç düşünmeyeyim, çok adamla savunma yapayım, kendi yarı sahamda bol bol pas yapayım, sözüm ona top bende kalsın sonra da bunun adına futbol desinler." Geçen haftalarda da söyledim. Ersun Yanal yıllardır, kaybetmemek üzerine kurulu Anadolu takımlarını çalıştırdı ama bu düşünce bu strateji Fenerbahçe'de geçmez. Ersun Yanal öyle bir kadro çıkartmış ki maç zaten en iyi ihtimalle 0-0 bitecek ya da 1-0, 2-0, 3-0 ve üstü skorlarla Arsenal kazanacak. Bekir'den sağ bek yapmış, anlamsız... Kadlec, büyük umutlarla alınmış ama onun görev yaptığı sol taraf tam bir yol geçen hanı... Meireles'in yürüyecek hali yok. Bütün yük Topal'a bindi ve Fenerbahçe ikinci yarıda iflas etti. Diğer bir fiyasko Emenike'nin ilk 11'de başlamaması. Milyonlarca Euro bonservisle Emenike'yi alıyorsan ve hazır olarak Rus Ligi'nden gelmişse bu maça onunla başlamamak futbol adına açıklanamaz bir durumdur. Ersun Yanal sanırım bunu da açıklayamayacak. Topa sahip olmak demek; kendi yarı sahanda pas yapmak değildir.

TURİSTİK SEYAHAT

Ersun Yanal'a çok açık soruyorum; maç öncesi planlamanda gol atmayı nasıl düşünüyordun? Bunun da cevabı yok. Üstelik Arsenal önemli eksiklerle geldi, hiç sıkmadı ve yürür gibi adam geçip, birbirinden güzel goller attılar.
Sonuç olarak; Fenerbahçe rövanşa turistik seyahat olarak gidecek. Böylesine önemli transferler yap sonra da yarım Arsenal'e daha İstanbul'da elen. Sorumlu Ersun Yanal mı yoksa Kadlec gibi Türkiye'de düzinelerce bulunan futbolcuları transfer edenler mi yoksa Fenerbahçe yönetimi mi? Bunun cevabını zaman gösterecek ama bildiğim bir şey var ki olan Fenerbahçe taraftarına oluyor. Yine hüsran, yine hüsran.

SABAH

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.