F.Bahçeye başkan adayıyım!

Çırağan Sarayı'nda kongre üyelerinin de katılım gösterdiği organizasyonda "3 Temmuz" vurgusu ile hazırlanan videonun ardından açıklamalarda bulunan Başkan Aziz Yıldırım, tarihe yeni bir not düşmek üzere toplanıldığını ve 20 yıl önceki heyecanından daha fazla heyecanlı olduğunu kaydetti

Göreve ilk geldiği 1998 senesinde karşılarında çok parçalı dağınık duran bir Fenerbahçe camiası olduğunu dile getiren Aziz Yıldırım, "Bir oy farkla kazandığım Fenerbahçe Başkanlığını yine Fenerbahçe'nin birliğini kazanmasına giden yol olarak gördüm. Bugün, 20 yıl önceki heyecanımdan daha fazla heyecanlıyım. Yönetime geldiğimiz dönem itibarıyla baktığımızda Fenerbahçe'nin gerekli pozisyonunu alamamasının neden olduğu başlıktan faydalanan ezeli rakiplerimizin rüzgarı arkalarına almış olmaları, bakımsız ve modern olmayan antrenman sahaları, duvarları örümcek bağlamış tesisler, çamurlanmış zeminler gerek ekonomik gerekse de sportif anlamda dar boğaz, çağdaş Cumhuriyetin ve devrimci Atatürk'ün Fenerbahçe'si bu olmaması düşüncesinden aldığımız güçle kolları sıvadık. İlk olarak büyük Fenerbahçe'mizin en büyük kazanımı olan taraftarımızı düşünerek gerekli ekonomik tedbirleri aldıktan sonra tesisleşme hamlesine başladık. İstedik ki sarı-lacivertli yürekli taraftarlarımız en iyi şartlarda, en güzel tesislerde, en modern statta takımını desteklesin. Bu öyle bir hamleydi ki sadece büyük Fenerbahçe taraftarını değil, ezeli rakiplerimizin taraftarlarını da etkiledi. Cumhuriyet ile birlikte her şeyde öncü olan Fenerbahçe mirasını herkese hatırlatarak, Türkiye'de modern tesisleşme hamlesiyle diğer takımlara yol gösterdik. Ardından 'Fenerbahçe Türkiye'dir' Fenerbahçemizi bir marka haline getirmek Uluslararası alanda duyurmak için dünyaca ünlü futbolcuların transferleriyle tüm güzlerin Fenerbahçe'ye çevrilmesini sağladık. 

"YATIRIMLARIN MEYVİSİNİ AVRUPA'DA DA ALMAYA BAŞLIYORDUK"

Sportif anlamda da son yıllarda hegemonya kurmuş ezeli rakiplerimizin bu düzenine büyük bir özveri ve 'Efsane Geri Döndü' söylemiyle ilk olarak 2000-2001 şampiyonluğuyla son verdik. Ardından bu dönemi 2004-2005 yıllarında elde ettiğimiz şampiyonluklar takip etti. Fenerbahçe gün geçtikte güçleniyor. Fenerbahçe ve diğerleri söylemi geliştirilerek adeta iki kutuplu bir lig düzeni oluşuyordu. Diğerleri söylemi 2005-2006 sezonunda Denizli'de son hafta çok tartışmaları şartlarda kaybettiğimiz şampiyonlukla ayyuka çıkmıştı. Ardından 100'üncü yıl şampiyonluğumuz ve Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiğimiz Çeyrek Final başarılarıyla yatırımlarımızın meyvesini Avrupa'da da almaya başlıyorduk" dedi.

"DAR AĞACINDAN OLSAK BİLE SON SÖZÜMÜZ FENERBAHÇE'"

2009-2010 sezonunda Fenerbahçe isminin yeniden şampiyonluk yarışı içinde olduğunu dile getiren Aziz Yıldırım, "Aman yeniden şampiyon olmasın münasahasıyla son haftada tıpkı Denizli'de olduğu gibi şampiyonluğu kaybetmesi sağlanıyordu. Ama bizler 'Fenerbahçe Yıkılmaz' diyerek aldırış etmeden bildiğimiz doğru yolda devam edip, hemen ertesi sezonda şampiyonluğu tekrar kazandık. Gerek ekonomik, gerekse de sportif yönden başarılı Fenerbahçe, tarihinin en güçlü döneminde, en iyi oyuncu kadrosuyla ve yine en iyi takviyeleri yaptığı, yapacağı ve bununla birlikte önünün alınamayacağı bir hal aldığı sırada hain kumpas ile 3 Temmuz süreciyle karşı karşıya geldik. Türkiye Cumhuriyeti'nden önce bu kumpas ile ilk kez yüz yüze gelen Fenerbahçe'ydi. Bu öyle bir oyundu ki emelleri şahsımı Fenerbahçe'den uzaklaştırıp, Atatürk'ün Cumhuriyet'i ile birlikte Fenerbahçe'yi ele geçirmekti. Onlar zannettiler ki Fenerbahçe Aziz Yıldırım'dır. Hayır yanıldılar. Bu noktada kendi tuzaklarına takıldılar. Bilmiyorlar ki 'Fenerbahçe Aziz Yıldırım'dır' değildi. Aziz Yıldırım Fenerbahçe'den ibaretti. İşte bunu bilen büyük Fenerbahçe taraftarı 7'sinden 70'e her türlü rengiyle aynı çubuklu etrafında, 'Fenerbahçe Cumhuriyeti Yıkılamaz' diyerek dik durarak, şahsım üzerinden Fenerbahçe'ye kurulan tuzakların karanlık yüzlerine tükürdüler. Savcı eklemek istediğin bir şey var mı? diye sorduğunda; 'Dar Ağacından Olsak Bile Son Sözümüz Fenerbahçe' diyerek büyük Fenerbahçe taraftarının ve camiasının yüzünü yere düşürmedim. Allah'ıma şükürler olsun ki, Fenerbahçe gibi dimdik durdum. Biz orada geri adım atsaydık, bugün Fenerbahçe, Fenerbahçelilerin olmayacaktı. Süreç şahsımın arkadaşlarımla 1 yıl hapis yatmasıyla, Fenerbahçe'nin maddi manevi zarara uğratılması, Avrupa'dan birkaç yıl haksız yere men cezası alması şeklinde devam etti. 'Fenerbahçe Pes Etmez' diyerek UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynayarak dik durmaya devam ederek 2013 yılında yeniden lig şampiyonluğunu kazandık. Ayrıca uzun süre elde edemediğimiz Türkiye Kupası'nı ve Süper Kupa'yı 2'şer kez müzemize götürdük" diye konuştu.

"ONURLA VE GURURLA FENERBAHÇE BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞIMI İLAN EDİYORUM

Fenerbahçe'nin sadece bir futbol kulübü olmadığının altını çizen Başkan Yıldırım, "Fenerbahçe 100 yıllık bir spor kulübüdür diyerek amatör branşlara en çok yatırım yapan kulüp olduk. Yatırımlarımızın meyvesini, kadınlar voleybolda Uluslararası ve Türkiye şampiyonluklarıyla aldık. Masa tenisi takımımız şampiyon oldu. Boksta Atagün gibi 17 yaşında gencimiz olimpiyatlarda 2'nci oldu. Erkek basketbolda Ülker ile Fenerbahçe makasında buluştuk. 3 yıl üst üste Final-Four'a kalıp, geçtiğimiz sezon EuroLeague zaferiyle bu çalışmalarımızı taçlandırdık. Atletizmde ise birçok başarının yanı sıra özellikle Ramil'in dünya şampiyonluğuyla gurur duyduk. İfade etmediğim söylediğimden daha çok olduğunu bilmenizi istemenin yanında Aziz Yıldırım bunları neden mi anlattı?


Çünkü Aziz Yıldırım'ın hayatı Fenerbahçe'dir. Fenerbahçem için olması gerektiğine inandığım şu anda birin değerini bilen biri olarak yeniden birliktelik için 'Ruhumuz Bir Olsun' diyerek onurla ve gururla Fenerbahçe Başkanlığına adaylığımı sizlerin huzurunuzda ilan ediyorum. Unutmayın, 'Aslolan Fenerbahçe'dir. Teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.