Aziz Yıldırım'dan Demirören'e: Önce Ay-Yıldız'ın Şerefini Kurtar!

Fenerbahçe Kulübü Başakanı Aziz Yıldırım düzenlediği basın toplantısının ikinci bölümünde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile Kulüpler Birliği'ne sorular yöneltti. Yıldırım sözlerine,"Yıldırım Demirören ile Kulüpler Birliği beni kınıyor. 15 gün sonra taş düştü başlarına" diyerek başlarken, barko vizyonda hakem hatalarıyla ilgili video'yu izlettirdi.

"BENİ KINIYORSUNUZ DA..."

Aziz Yıldırım, "Gerekirse hakem odası basarım" sözlerine açıklık getirirken, "Benim konuşmamdan sonra diğer başkanlar açıklamalar yaptı. Biz hakemlerle ilgili hiç konuşmadık. Gençlerbirliği maçında soyunma odasına giderken hakeme 'bakın oyuncunun dizine basıyorlar. Hatalı kararlar vermeyin' dedim. Başka bir şey demedim. "Yaparsanız da buraya gelemezsiniz" dedim. Beni kınıyorlar şimdi. Beni kınıyorsunuz da diğer başkan ve yöneticileri niye kınamıyorsunuz? Ben hiç değilse hakeme söylüyorum. Onlar hakemi etki altına alıyorlar" diye konuştu.

"BİR TEK HAKEM, SOYUNMA ODASINI BASTIĞIMI SÖYLEYEMEZ"

Kulüpler Birliği ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in sözlerini de yorumlayan Yıldırım, "Kulüpler Birliği'nde toplandılar Fenerbahçe'yi kınadılar. Dünkü toplantının amacı milli takımın sorunları olmalıydı. Herkes fikrini açıklamalıydı.
Türk sporunda herşey bitti, Aziz Yıldırım'ı kınama çıktı. Ben basarım dedim. Hangi şartla dedim. Ben soyunma odasına gitmedim. Şimdiye kadar bir tek hakem, soyunma odasını bastığımı söyleyemez. Bir kez gittim; o da Ali Aydın, Rize maçında maçı durdurdu. Rize yöneticisiyle beni içeri aldılar, odada tebligat yaptılar. Onun dışında hakemler varken, soyunma odasına girmedim. Varsa söylesinler" ifadelerini kullandı.

2001 YILINDAKİ OLAYI HATIRLATTI

Aziz Yıldırım daha sonra Yıldırım Demirören'le ilgili "Başlık 'Boşat'ı kızdırdı'. 22 Ekim 2001 tarihli sayın Yıldırım Demirören'in gazetesi. Yıldırım Demirören hakem odasını basarken engelledi. Sinan Engin engelledi. Boşat da kızdı" şeklindeki haberi okudu.

"FENERBAHÇE'NİN HAKLARI YENİRSE HER YERİ BASARIM"

Yıldırım sözlerine, "Ben hiç hakem odasına gtitim mi? Lig TV devamlı çekiyor. Gidip de odaya herhangi bir şey söylüyor muyum? Ne zaman basarım dedim. Emenike'yi böyle zıplatırsa. Biz 250 milyon dolar bütçesi olan bir kulübüz. Bu kulübün başarısı futbol takımının şampiyonluğudur. Emenike'nin pozisyonunu adamın gözünü kapatsan bile penaltı olduğunu anlar. Hakem hatası var, çok yapıyor. Cüneyt Çakır iyi hakem deniyor. Hayır değil. Alex Ferguson sahanın ortasına girdi. İspanya'ya gitti. Chelsea-Barcelona maçında ortalık bir birine girdi. Şişirmekle hakem olunmaz" ifadelerini kullandı.

"ÖNCE AY-YILDIZ'IN ŞEREFİNİ KURTAR"

Hakem odası basmayla ilgili konuşmaya devam eden Aziz Yıldırım, "Fenerbahçe'nin hakları yenirse, önü kesilirse ve öyle bir niyet varsa her yeri basarım. Bunu bilin. Önce kınayacaksa önce başkan ve yöneticileri kınayacaksınız. Kınayan da Yıldırım Demirören olmuş. Önce sen Ay-Yıldız'ın şerefini kurtar, gelenden 3-4 yiyoruz. Milli takımın kötü olmasının nedeni oyuncular mı veya antrenör mü? Değerlendirmek lazım. 2003'te Brezilya'dan 1 veya en fazla 2 gol yiyorduk. Kazakistan maçında puan kaybederseniz o zaman düşünün ne yapacağınızı. Beni kınamak galibiyet getiriyorsa, beni her gün kınayın. Sabah akşam kınayın" diye konuştu.

"BEN OLSAYDIM ŞİKE TEZGAHINI YAPABİLİRLER MİYDİ"

Daha önce Kulüpler Birliği başkanlığı yaptığını hatırlatan Aziz Yıldırım, "Benden sonraki kulüpler birliği başkanları ne kazandırdı. Ben kulüpler birliği başkanı olsaydım, böyle bir şike tezgahını yapabilirler miydi? Milli takım ayrı bir konudur. Milli Takım'la ilgili değersizlik yaratma gibi bir duyum olmamalıdır. Sorumluluk varsa üstümüze almalıyız, tedbirler almalıyız. Federasyona yazı yazıyoruz, cevap verme şartı istiyoruz. Cevap bile vermiyorlar. Bu ihaleyi ne zamana kadar yaptınız diye soruyoruz. Bir deftere yazıyorlar, hikaye konuşmalar sonra kapanıyor. Brezilya'ya 3 milyon Euro verildiği söyleniyor. Hangi hesaptan ödediniz. Kulüpler sorunlar içerisindeyken, durmadan kulüpler üzerinden kendilerinize para kazanıyorsunuz. Stat kiraları bir acayip, bizim kullandığımız stadın kirası 1 milyon dolar. Şikeden sonra bütün statlar doluydu. Şimde statlara gelen seyirciler bıçak gibi kesildi. TFF bunu araştırsın. Eğitim yapmalı. Hiçbirini yapmıyorlar. Bugünün zevkini yaşıyorlar" eleştirisinde bulundu.

YILDIRIM DEMİRÖREN VE GÖKSEL GÜMÜŞDAĞ'A SORULAR

Sözlerine, "Yıldırım Demirören ve Göksel Gümüşdağ'a bir soru soracağım" diye devam eden Aziz Yıldırım şu ifadeleri kullandı, "Serdar Adalı beyi attılar aslanların önüne onu da parçalamak için çalışıyorlar. O da iyi dayanıyor. Çünkü bir olay olduğu zaman başkanın bilgisi olmadan bir şey gerçekleşmez. Biz yapmadık diyorum. Cezaevine girdiğim andan itibaren demiyorum. Ölünceye dek hep söyleyeceğim. Varsayımlarla bunlar olmaz. Sizin basınınızda hangi kulüplerle neler çıkmış bunları ortaya koyabiliriz.

"SEN KİMSİN ULAN KİMSİN"

Ben şikeye inanamadım, ölsem bile vazgeçmem diyorlar. Sen kimsin ulan kimsin. Serdar Adalı Bey'e bu şike operasyonunda benim duruşumla bu olay yıkıldı. Serdar Adalı da iyi mücadele ediyor. Onun da bu işten sorunsuz çıkacağını zannediyorum: Ama onun arkadaşları ve dostları onu yalnız bıraktı.

"NEDEN HİÇ BEŞİKTAŞ'TAN BAHSETMİYORLAR"

Beşiktaş bu konunu içinde nerede. İstanbul Büyükşehir (İBB) maçında, Beşiktaş yendi ve şampiyon oldu. Kupayı da aldı. Bu kupayı Beşiktaş'ın o zaman ki başkanı ne yaptı? Bu kupa kime iade edilecek? Beşiktaş ve İBB başkanları şike yaptılar mı? Bunu kamuoyuna çıkıp anlatsınlar. Bir iki Beşiktaş için yazı yazan gazeteciler var. Hiç Beşiktaş'tan bahsetmezler. Benim üzerimden iftara atıp para kazanırlar. İki başkan da cevap versin. Bu kupa nerede? Biz söylemedikçe herkes üzerimlize geliyor. 'Bir tek Fenerbahçe her şeyi yaptı. Türk sporunu Fenerbahçe kirletti' deniyor. Herkes pürneşe. Haftasonları birbirlerinin evlerine giderler. Onların vasıtasıyla kamuoyu oluştururlar. Haber alırsınız. Basın para kazanır. Herkes temiz ama biz kirliyiz. Biz de kötü rolleri alırız. Bundan sonra böyle olmayacak".

"BİZ ATATÜRKÇÜYÜZ"

Kulüplerin ve amatör şubelerin sıkıntıları olduğunu vurgulayan Aziz Yıldırım, "Türk bayrağına her zaman sahip çıkanız. Biz Atatürkçüyüz dedik. Her zaman bunu söyledik. Fenerbahçe camiası; Atatürkçü, laik ve cumhuriyettir. Biz Türk bayrağının ne olduğunu en iyi bilenlerdeniz. Sahip olmak istiyorlarsa, federayona önerim başarı kazanmanızdır. O zaman hepimiz bunu alkışlarız. Söyleyeceklerim bunlar cevaplarını da bekliyorum" diye konuştu.

BASINA: "BİZİM GİDECEK YERİMİZ VAR, SİZİN YOK"

Üçüncü konu da basın diyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım şöyle konuştu, "Basında değerli insanlar var. Bazıları şöhret olmak istiyor. Bazıları zaten şöhret. Basında, antrenörler, eski hakemler var. Hepsi bir şeyler söylüyor. Ama hiçbirinin dediği diğerini tutmuyor. Benim ricam; bütün antrenörler, mesleklerinde yaşadıklarını hatırlasınlar ve tenkitlerini o şekilde yapsınlar. Onlar yol gösterecek. Futbolcu sahada hata yapabilir. Futbolcu sahada yanlış yapabilir. Onları idam etmesinler, doğramasınlar, kesmesinler, kendileri de zamanında bunları yaşadılar. Hakemler de aynı şekilde. Hakem veya antrenör tenkidi yapmamalı. Yaparsa yanlış olur. Şimdi bakıyorsunuz akşam oluyor, bir oyuncu hata yapmış, hangi takım olursa olsun herkes ona saldırıyor, program onla bitiyor.

"BASIN BİRAZ YOL GÖSTERSİN"

Basın biraz yol göstersin, anlatsın. Bakın şunu yanlış yaptın. Fatih Terim burada yanlış yaptın. Ama ona hakaret edici şekilde değil. 1 milyon üye çıkardım bir tek Milliyet gazetesinde Ercan Güven bey yazdı. Hepiniz bir haber küpürü olarak gördünüz. Beklerdim ki bunlarla ilgili yorumlar yapın. Gazete ve televizyonlarda yer almasını isterdim. Diyorlar ki, bir geminin içerisindeyiz. Bizim gidecek yerimiz var, sizin gidecek yeriniz yok. Yöneticileri kötülemenin anlamı yok. Reyting alacağız diye bunları yapmayın.

"GUİZA'YI ALIRKEN RAHMETLİ ARAGONES ŞART KOŞTU"

Basındaki bir duayen, 'Oyuncular antrenörün antrenman sistemine isyan ediyolar ve başkana şikayet ediyorlar' diyor. Benim oyuncularımın hiçbiri bunu söylemedi. Bana başka şeyler söylediler. Ben de bunları hocaya söyledim. Geçen bir televizyon kanalında, Fenerbahçe'de kim sakatmış bilmiyor, nutuk atıyor. Fenerbahçe şöyle oynamalı, şunu yapmalı diyor. Oyuncu sakat haberi yok. Sen kimsin? Buraya kadar gelmiş insanlar var. Biraz saygı gösterin Allah aşkına. Taraftar gibi konuşuyorsunuz. Tepki sonra çok kötü olur. 'Başkan Guiza'yı aldı, onu alan başkanın, başkanlığı bırakması lazım' diyor. Sen kimsin. Beni insanlar seçiyor. Üye bile değilsin. Guiza'yı alırken, rahmetli Aragones bunu şart koştu. Zannediyor musunuz ki kasada çok para var. O paraları biz de vermek istemiyoruz. Kimi getirdik. İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapmış bir hocayı getirdik. Bu adam gelirken de bunu istiyorum dedi. Yanında bir oyuncu daha vardı. Onu alamadık. Bilmeden konuşuyorsunuz. Aykut Hoca'yı konuşuyor. Arkadaşıymış. İki hocanın da nerede şampiyonlukları var. Nerdede başarılı oldular. Burada oldular. Onları kim başarılı yaptı? Bu oyuncular, taraftar. bu camia, yönetim. Ben bir şey yapıyorsam arkadaşlarla yapıyorum. Sizden ricam şu. Oyuncuları tenkit ederken muhakkak gidip antrenmanda onları görün. Oyuncu antrenörleri dinlerse, başarılı olur. Oyuncular içinde Avrupa'nın büyük kulüplerinde futbol oynamış oyuncuları var. Bunlar antrenörlerin ne yaptığını bilmiyorlar mı? Böyle bir şey varsa oyuncu bu böyle olma diyemez mi?

Aziz Yıldırım, "Ben bir şey severim, çok yerim; siz az yersiniz. Ama antrenmanlara gidip antrenmanları yaşarsanız daha sağlıklı yorum yaparsınız. Bir defa hayatında Samandıra'ya gitmiş veya diğer kulüpleriin antrenmanlarına bir kez gitmiş insanlar sonra kamuoyunu yönlendiriyorlar" diyerek sözlerini bitirdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.