Arda Turan'dan Fatih Terim'e ve Sancaklı'ya yanıt!

 Kosova ile oynanan Dünya Kupası Elemeleri sonrası Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in açıklamaları gündeme bomba gibi düşmüş ve Arda Turan ile yaşanan krizin perde arkasını anlatmıştı.

Bunun üzerine tecrübeli futbolcu Arda Turan, NTV Spor’da yayınlanan 90+ programına bağlandı ve Terim’in sözlerine yanıt verdi.
Sözlerine, “1. konu, ben Milli Takımı bıraktım. Arkamdan neden hala konuşma geçiyor. Polemik dolayısıyla olabilir.” diye başlayan Arda Turan şöyle konuştu, “Doktor Bülent’le mecburen konuştum. Trabzonspor’un doktoru Ufuk abi normalde doktorumuz. Maçları olduğu için oraya gelmedi. Kasığımda sorun vardı, antrenmana çıkmam için kendisi sordu. Prim konusunda Cengiz Zülfikaroğlu ile tesadüfen Ahmet Bulut’la konuşurken görüştüm. ‘Oğlum yarın ynetim kurulu toplantısı var, tam prim ne kadardı?” dedi. 100 bin aşağı veya yukarısını söyledi. Ben, ‘Bu kadar’ dedim. ‘Gözünü seveyim personelin primini de unutma’ dedim. Hoca bunu 3 ay içinde tutup bütün takım içinde onun arkasından konuştuğumu söyledi. Bilal Meşe’yi hayatım boyunca ilk defa uçağın orada gördüm.”
“BAZI ARKADAŞLARIM MİLLİ TAKIMI BIRAKABİLECEĞİNİ SÖYLEDİLER”
Bırakma kararını açıkladığı basın toplantısıyla ilgili de konuşan Arda Turan şu ifadeleri kullandı; “Neden öyle çabuk çabuk açıklama yaptım. Bazı arkadaşlarım benimle beraber gelip bırakabileceğini söylediler. Asla böyle bir şeyin doğru olmadığını ülkeye hizmet ettiğimizi benim buradaki durumumun zarar verdiğini söyleyerek, konunun şahsiliğini söyledim. Arkadaşlarım kabul etmedi. ‘Biz de seninle geleceğiz’ dediler. Kosova gibi önemli bir maçımız vardı, bırakma kararı zaten kafamdaydı. Hocanın odasına gidip helallik almak istedim. Hayatım boyunca her şeyi hocanın yüzüne söyledim. Hoca bana söylemek yerine basın toplantısında söyledi. İçine sinmekle ilgili öyle demek istemediğini söyledi.  “Benim sizin şerefinizle ilgili konuşmam mümkün müdür?” dedi. Bunlar hocanın kendi takdiridir. Ben bir olay varsa açıkça söylüyorum. Benim kusurlarım varsa açıkça söylüyorum. Ben bıraktım, herkese çok teşekkür ediyorum. Ben ülkeme hizmet ettim. Ülkemin formasını çok seviyorum. Ama orada olmam ülkeme zarar veriyor. Bana aylar boyunca primci denilirken, kimse demedi ki; bu çocuk bizden para istemedi. Burak da bir gün para istemedi. Hatta, ‘Ölümü gör, benimle ilgili para sorarsan.” dedi. “Takımın genel durumuyla ilgili bilgi alıp vermek zorundayım. Tam bir dengeyi sağlayalım para zaten önemli değil” dedim.
“BENİ HİÇ KİMSE KULLANMIYOR”
İspanya maçında ıslandıktan sonra bile dedim ki “Arkadaşlar, Çek Cumhuriyeti maçında kaç gole çıkarız.” Dopinge gittim geldim, Çek Cumhuriyeti maçı sonrası hoca beni tebrik bile etmedi. Kendisi hocamızdır. O bana “oyuncu” diyor. Fatih Terim’e çok teşekkür ediyorum. Bizde emeği vardır. Bugün için de sonuna kadar tebrik ediyorum. Ama ben bıraktım. Beni de hiç kimse kullanmıyor. Kendi fikirlerimle devam ediyorum. Ben bıraktım. Bir şey açıklanacaksa, bu şekilde söylenir. Hatalar yapmış olabilirim ama insanların yüzüne karşı dürüstçe konuştu. Beni karşısına alarak hiçbir şey söylemedi. Basın toplantılarından not alarak söylemek zorunda kaldım. Ülkemi ve bayrağımı çok seviyorum. Ama bıraktığımı açıkladım. Gayet açık ve net açıkladım.”  Fatih Terim’in “Takım disiplinsizliği değil, kişisel disiplinsizlik var” sözlerinin hatırlatılması ve “Euro 2016’da hangi disiplinsizliği yaptın?” sorusuna ise Arda Turan, “Bilmiyorum, takım disiplinsizliği demişse hocam doğrudur. Milli Takıma ilk gittiğim günden beri disiplinsizlik yapmışımdır. Ama sahaya çıktığımda yüzde yüzümü vermişimdir” yanıtını verdi.
“Ben milli takımı bıraktım. Arkamdan neden konuşmalar geçiyor hala anlamadım.Hayatım boyunca Bilal Meşe’yi o olaydan sonra ilk defa uçakta gördüm.Her şeyi hocamın yüzüne söyledim ama hoca, benim yüzüme söylemek yerine basın toplantısında söyledi.”
“O bana ‘oyuncu’ diyor, kendisi de benim hocamdır. Bizde emeği vardır ama artık bıraktım milli takımı. Sen bu metinleri oku, halledebiliriz dedi. Ben de ‘Ben artık takıma zarar veriyorum, bırakayım’ dedim onurlu bir şekilde.”
“Milli takıma ilk gittiğim günden beri disiplinsizlikler yapmışımdır.Haylaz bir oyuncuyum ama sahada elimden geleni yapmışımdır. Basın mensuplarının benim basın toplantımı terk ettiklerini görmedim. Ben oraya gittiğimde zaten bırakmaya karar vermiştim.”
“HAYATTA EN ÇOK SEVDİĞİM ŞEYİ 30 YAŞINDA BIRAKTIM”
“Bu iş nasıl bu kadar koptu?” Neden isim verilmiyor? sorusu üzerine de Arda Turan şu ifadeleri kullandı, “Yapacak bir şey yok. Çek Cumhuriyeti maçı bitti. İtalya gol yiyince elendik. Ondan sonra şerefle ilgili cümleler kurdu. Prim mevzularını o söyledi. Ondan sonra bu polemiklerin içine çekildik. Hoca bir senedir “huzursuzluk” diyor. Biz Euro 2016’ya 15-16 maç kazanarak oraya geldik. İspanya ve Hırvatistan’a yenilebilirdik. Oralarda bir yerde bu olaylar yaşanmıştı.  Bırakma düşüncem vardı. Oraya gelen arkadaşlarımın da milli takımı bırakma konusu vardı. İnsanlar şunu anlamalı. Hayatta en çok sevdiğim, uğruna en çok çalıştığım mücadele ettiğim şeyi 30 yaşında bıraktım. Bir kişi bile buna saygı duymayacak mı? O gazeteciler sevdiği bir şeyi bırakabiliyor mu? En sevdiğim şeyi bıraktım. Başka bir şey istemiyorum. Emek veren herkese teşekkür ediyorum. Gittim, kendi hatamı kendim çekeyim. Benim yaptığım daha onurlu bir şey.”  “Barcelona milli takımının 7 numarası neden Milli Takımı bırakır?” sorusu için de Arda Turan, “Oradan süre gelen bu olaylar var. Bazı gazeteciler var. Bir tanesi bir tweet atmıştı. “Arnavutluk’un onuru için oynayan oyuncularla, 650 bin Euro prim isteyen Milli Takım oyuncuları oynuyor” diye. Kendisi Vatan gazetesi spor müdürü. Bütün takım arkadaşlarım masalara vururken, onları toparlamaya çalışıyordum Çek maçı öncesi. İtalya yemeseydi bunları konuşmayacaktık. Ben söylemedim, yanımdaki söylemedi, kim söyledi?” açıklamalarını yaptı.
“Avrupa Şampiyonası boyunca neden basın toplantısı düzenlemediniz?” sorusu üzerine de Arda Turan ile ilgili şu diyaloglar yaşındı; “Paylaşanlarda hata. Biz burada birbirimizi yiyecektik. Bunları basına anlatmayacaktık. Ben ve takım arkadaşlarım yazılanları anlatmadı. Söylediğim şahıslarla (Bülent Bayraktar, Hande Sümertaş) ilgili söylediğim sözler var. Arada Emre Ağabey vardı ona soracaksınız. “Haberler vardı. Bunları gazetelere kim söyledi?” Emre Ağabey (Belözoğlu) ‘böyle olacak’ dedi. ‘Bu haberleri kim çıkarttıysa onlar gidecek’ dedim. Ben çıkarmadıysam kim çıkarttıysa. Ben hocanın basın toplantısında olanlara cevap verdim. Dürüstçe neler olduğunu size söyledim. 15- 20 gün veya bir ay sonra bunlar konuşulmayacak bile. İnşallah Milli Takım başarılı olur, Dünya Kupasına gider hep beraber alkışlarız. “Fatih Terim senin ismini kullanmadan, sen veya bazı oyuncuların dışarıdan yönlendirildiğini söylüyor?” Bu soruların muhatabı hocamızdır. İsimleri o söyler. O isimler de cevap verir. İnsanlarla istişare ederim ama sırtımı Allah’a dayarım.
“ARTIK MİLLİ TAKIMA BİR ŞEYLER VEREMEM”
Fatih Terim ayrılırsa Milli Takıma döner misin? Bu konu şahsi bir konu değil. Artık oraya bir şeyler veremem. Duygusal bir adamım. Doğru veya yanlış oraya hizmet edemiyorum. Milletvekilimiz Saffet Sancaklı mecliste benim için ‘Sen kimsin’ demiş. Benim ismim ülkenin asker ve şehitleriyle aynı yerde geçemez. Polis ve şehitlere saygım sonsuz. Bizim yaptığımız bir spor. Tamam sorumlu benim. 2016’da hoca suçu oyunculara atmadı mı? Sorumluluk varsa benim. Benim de hakkım herkese helal. Euro 2016’nın tek suçlusu futbolcular değil mi? Üstüme düşen sorumlulğu her zaman aldım. Milli Takım kazandı, biraz keyfini sürmek lazım. Benim için konu o kadar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.