Alex de Souza'dan bomba açıklamalar

Fenerbahçe'den olaylı bir şekilde ayrılan Brezilyalı efsane oyuncu Alex De Souza, NTVSPOR'da yayınlanan   adlı programın konuğu oldu.

Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay'ın sorularını yanıtlayan Alex'in açıklamalarından satır başlıkları şu şekilde:

-2012 yılında Türkiye'den ayrıldıktan sonra ilk defa Türkiye'ye gelişim. Bana halka da seslenme fırsatı tanıdığınız için teşekkür ederim. Çocuklarım burada doğdu. Hayatımda Türkiye'yi başka yere koyamam. En iyi zamanlarımı burada geçirdim

-Kişisel olarak küfür yemedim ama kendi taraftarımız tarafından Sakarya maçında ıslıklanmıştım. Aslında ben saha içerisinde taraftarın verdiği tepkilere olağan bakıyorum. Beklentiler gerçekleşmeyince bir hedef arıyorlar. O günkü maçta başkan ayağa kalkıp o insanların tepkisine katılmadığını belirtmişti.
 

"Kadıköy'deki muhteşem atmosferi özlüyorum"


- Kadıköy'deki o muhteşem anları çok özlüyorum. Aklıma her zaman ilk gelen şey taraftarlarımız. Benim için özel olan Türkiye'den giderken havalanına taraftarların beni uğurlamaya gelmesi unutulmazdı. Giderken geldiğim günden daha fazla taraftar vardı. Pek çok oyuncu gelirken çok sayıda taraftar tarafından havaalanında karşılanır ama giderken yapayalnız gider. Benim açımdan o gün çok önemli ve unutulmazdı. Futbol yaşantımın en büyük kısmı Fenerbahçe'de geçti. Benim için ne ifade ettiğini anlatmak çok zor. Aykut Kocaman bana kitapta yer almak istemediğini söyleyince ben buna saygı duydum ve konu kapandı.
 

"Aykut Kocaman'a kırgın değilim"


- Kimseye kırgın değilim, Aykut Hoca'yı desteklemediğim düşünülüyor ama öyle değil. Onun kafasındaki fikirleri gerçekleştirebileceği bir takımı tekrardan çalıştırmasını temenni ediyorum. Aykut Hoca ile aramızdaki sorunu kendi aramızda halletmeliydik, belki o belki de ben hatalıydım. İletişim sorunu yaşadık, birbirimize karşı kopuktuk. İletişimimizde engeller vardı. Yaşanan sorunlar, ilişkimizi kopma noktasına getirdi. Aykut hoca da çözümü beni takımda istememekte buldu ve ben bunu kabul etmedim, Başkan Aziz Yıldırım'a gittim. Başkanın da karar alması gerekiyordu ve kontratımı sonlandırdı. Umarım ikisi de hayatlarında başarılı olurlar. Sıkıntıları varsa çözebilirler. Ben şuanda ayrıldım ama kötü duygular beslemiyorum. Bir düşmanlık ya da sevmemezlik kesinlikle yok. Umarım hem Aykut Kocaman hem de Aziz Yıldırım hedeflerini başarabilirler.
 

"Aykut Kocaman kitabımda yer almak istemedi"


- Bir kitap yazmaya karar verdim.Kitapta Türkiye kariyerimde beni tanıyan insanların yer almasını istedim. Ama Aykut Kocaman bu kitapta yer almak istemedi. İçimi acıtan şey Kadıköy'de son bir kez daha maça çıkamamak. Bu duruma çok üzülüyorum.
 

Şampiyonluk gecesinde yaşananlar...


- Ben demokrasiye inanan bir insanım. Stadyuma gelen taraftar istediğini bağırmakta özgürdür. Bağırmak hakları. Diğer taraftansa 2 senedir orada olmayan bir futbolcuya sesleniliyor. Ama sahada ter dökmüş oyuncular var. O şampiyonlukta emeği geçmemiş bir insanın ismi bağırıldığında o futbolcular içerlenmiş olabilir.

- Fenerbahçe'den bir jübile teklifi gelirse elbette kabul ederim. Tüm kariyerimde futbol oynarken en iyi hissettiğim yerden; Kadıköy'den bahsediyoruz. Aralık ayında futbolu bırakıyorum. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük eğitimi alıp, sahanın içinde kalacağım.
 

3 Temmuz süreci


- Şöyle söylebilirim Ali Koç ve Ali Yıldırım tesislere gelmişlerdi. O dönem içerisinde kulübün sıkıntıya girdiğini ve maaşların ödenmesinde sıkıntıya girdiğini belirtmişlerdi. Gitmek isteyen futbolcular varsa bize böyle bir seçenek ile gelmişlerdi.  Birçok oyuncu ayrıldı. Ben "Süper Lig'de de oynasak, ikinci lig de olsa, üçüncü lig de olsa Fenerbahçe'de kalmak istiyorum" dedim. Maaşımı ödersiniz ya da ödemezsiniz ben burada olacağım. Maaşım ödenmezse ne zaman ödeneceği konusunu sordum. Hiçbir zaman para istemedim. Kendimi planlamak açısından parayı ne zaman alacağımı sormuştum. Ayrılmayı asla düşünmedim. Bu noktadan sonrasında ben Fenerbahçe'de devam ettim.
 

"Şike davası süresinde şok yaşadım"


- Açıkca söylemek gerekirsa o seneyi saha içerisinde yaşamış bir futbolcu olarak şok oldum. Şike sürecinde büyük bir şok yaşadım. Çünkü sahanın içindeydik ve verdiğimiz mücadeleyi biz biliyorduk. Orada oynamış olduğumuz maçlara şike denmesi beni çok rahatsız etti. Biz inanamadık. Biz saha içerisinde yaşadığımız sıkıntıları bildiğimizden dolayı bu söylenenler sonrası büyük bir şok yaşadım.

Sivas maçında Yobo'nun attığı gol olmasa sıkıntı yaşayabilirdik. Tam rahatladık diyoruz Sivas gelip gol atıyordu. Şike deniliyor ama şampiyonluk son maça kalıyor ve o maçtaki sıkıntılar da ortada. Andre Santos'un son saniyede Antep'e attığı golü de hatırlayalım... Beşiktaş maçı 2-1 devam ederken Almeida kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonu gole çevirse maç 3-1'e gelecekti... Galatasaray ile Arena'da oynadığımız maçı son 10 dakikada çevirdik. Bunların hepsine şike demek açıkçası bizi şok eden bir olay.

Play-Off ilk maçında sakat olarak başladım. İkinci maçta sakatlığımdan dolayı oynayamadım. Bir sonraki Beşiktaş maçında oynadım ve büyük ağrılar hissettim. Trabzonspor maçında Aykut Kocaman'ın odasına gittim ve "Harika bir strateji ile harika bir galibiyet aldık" dedim. Kendisinin cevabı "Ben seni son dakikaya kadar bekleyeceğim. Eğer oynayabilirim diyorsan dikkate alacağım" oldu. Cuma günü oynayabileceğimi söyledim. Aykut Kocaman, Trabzonspor maçındaki strateji ile oynamak istediğini belirtti ve bende buna saygı duydum. Maça kulübede başladım. 4 gün sonra Türkiye Kupası finalinde Bursaspor karşısında normal şekilde oynadım. Galatasaray maçında oynayıp oynamamam sakatlıktan değil teknik direktör tercihinden dolayı.
 

Diego Ribas


Diego çok çok iyi bir oyuncu. Diego'yu yakından takip eden bir insan olarak kalitesinin çok yüksek olduğunu söyleyebilirim. Geldiğinde biraz zamana ihtiyacı olacak. Almanya'da İspanya'da göremeyeceğiniz kadar futbol tutkusu var. Türkiye'de bu tutkuya,sevgiye ayak uydurabilmek çok önemli. Fazla sertliğin ve mücadelenin olduğu bir lig. Uzun topların sıklıkla kullanıldığı bir lig olduğundan uyum süreci olacaktır. Benim şansım Daum oldu. Daum bana çok yardımcı oldu daha sonra da Zico ile çalıştım. Diego hoca ile uyumlu bir çalışma içerisinde olabilirse bence faydalı olabilir.
 

"Brezilya futbolu basketbol gibi"


- Avrupa'daki hakemler maçın akmasını istiyorlar. Ufak tefek sertliklerde maçı durdurmuyorlar. Brezilya'da hakemler en ufak müdahalede oyunu durduruyorlar. Andre Santos geldiği zaman Brezilya'daki gibi hakemlerin hemen düdük çalacağını düşündüğü için duruyordu ve gol yiyorduk. Brezilya'da futbol basketbol gibi. Dokunduğun zaman hemen düdük çalıyorlar. Eskiden Brezilya hep çift forvet oynuyordu. Bunlardan birisi yapılı oluyordu. Şuan bunun için Jo ve Fred'i söyleyebiliriz. Diğeri de topu kovalayan tarzda futbolcuydu. Ancak zaman geçince Brezilya, Avrupa'yı kopyalamaya başladı. Mantalite böyle olunca altyapıda gittiğinizde benim tarzımdaki futbolcular eleniyor. Aynı şekilde anlattığım tarzdaki futbolcular eleniyor.
 

"Dünyada Ronaldo Türkiye'de Selçuk"


- Dünyadaki en iyi oyuncu Ronaldo. Türkiye'deki en iyi oyuncu Selçuk İnan. Benim oynadığım döneme göre en iyisi Selçuk İnan. Gerçekten göz zevki veren bir futbol oynuyor Arda Turan. Miranda ve Arda'dan dolayı Atletico Madrid'i takip ediyorum. Ama bu kimseyi şaşırtmasın. Manisa'dan itibaren ARda Turan ben iyi bir futbolcuyum diye bağırıyordu. Atletico Madrid ile Arda Turan o kadar iyi uyuştular ki, bundan sonra bu başarı geldi diye düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.