"ÜLKÜCÜDEN FETÖCÜ OLMAZ"
 Geçtiğimiz günlerde bazı basın yayın organlarında MHP Mersin İl Başkanlığı ile ilgili yayınlanan habere yanıt gecikmedi. Haberin asılsız ve gerçek dışı olduğunu net bir dille belirten MHP Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç, birilerinin tetikçiliğini yapmakla suçladığı yayın kuruluşuna "Ülkücüden FETÖ'cü olmaz. Yalan yanlış bilgilerle hedef göstererek kurumların toplumdaki saygınlığını zedelemeye cüret etmek gazetecilik değil tetikçiliktir" dedi.
 
 "ALGI YÖNETİMİ OPERASYONU"
 
Milliyetçi Hareket Partisi Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç, bazı çevrelerce kasıtlı olarak yapıldığı iddia edilen "MHP'nin dokunulmaz Fetöcüleri" başlıklı habere yazılı bir açıklama ile yanıt verdi. Kılıç, haberin tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunun altını çizerken, haberde yer alan bilgilerin kulaktan duyma ve dedikodudan ibaret olduğunu aktardı. Bu tür haberlerle MHP'ye karşı bir algı yönetimi operasyonu yönetilmek istendiğini aktaran Kılıç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
 
"Birkaç gün önce bir yerel gazetede "MHP'nin Dokunulmaz Fetöcü'leri" başlığı ile yayımlanan haberde, MHP Mersin İl Teşkilatımıza hayasızca ve insafsız bir şekilde saldırı yapılmak istenmiştir. Haberde, gerçek bilgi ve belgeye dayanmayan, dedikodudan öteye geçmeyen bilgiler verilerek, hedef saptırmaya yönelik bir çabanın varlığı gözlenmiştir. Bilgi kirliliği yaratılarak algı yönetimi operasyonu devreye sokulmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi Teşkilatlarında Fetöcü'ler barınamaz.  Teşkilatımıza mensup kişiler ile ilgili, ciddi deliller ışığında kanaat oluştuğu taktirde, derhal gereği yapılır, teşkilatımızla olan bağı hemen kesilir. Nitekim İl Sekreter Yardımcısı olan üyemiz ile ilgili sadece duyuma dayanarak aldığımız bilgi ile hemen işlem başlatılmış 19.07.2016 tarihi itibariyle yönetim kurulu üyeliği düşürülmüştür. Bu husustaki hassasiyetimizi herkes bilir.
 
Ayrıca bir kişinin, nesebi dolayısıyla bağlı olduğu akrabasının muhatap olduğu suç nedeniyle, kişi hakkında illiyet bağı da kurulamaz. Bu ne hukuka ne de insanlığa sığar. Ortada işlenmiş bir suç varsa, onu yargılayacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhuriyet savcıları ve bağımsız mahkemelerdir. Suçlu ise en ağır bir şekilde cezasını çekmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi'nde Fetö'cüler barınamaz. Ülkücüden Fetö'cü olmaz. Kaldı ki son altı yıldır Fetö'cülerin saldırısına maruz kalmış, 1 Kasım Genel Seçimleri sonrası partiyi ele geçirme operasyonlarına muhatap olmuş bir siyasi hareketiz."
 
 
 
"FETÖ İLE YILLARDIR MÜCADELE EDEN BİZİZ"
Siyasi parti olarak yıllardır Fetö ile mücadele ettiklerini ifade eden Kılıç, "Yıllardır Fetö'nün faaliyetlerini hükümete ihbar ettik, faaliyetlerinin bir an önce durdurulmasını, yurt çapına yayılmış okullarının kapatılmasını istedik. Sayın Genel Başkanımız Fetö'nün milli birliğimiz açısından tehlikeli faaliyetler içerisinde bulunduğunu kamuoyuyla defalarca paylaştı. Biz bu iddialarda bulunurken hükümet kanadı Fetö ile iç içeydi, kucak kucağaydı. Besledi, büyüttü, palazlandırdı. "Ne istedi de vermedik" diyorlardı. İktidarın başbakanı ve bakanları" Fetullah Gülen Hoca Efendi"lerine her etkinlikte her toplantıda methiyeler düzüyorlardı. 17/25 Aralık 2013 sonrası dört bakanın yolsuzluk yaptığı iddiası sonrası araları bozuldu, birbirlerini hasım ilan ettiler. Neticede küresel güçlerin desteği ile Fetö'nün 15 Temmuz darbe girişimini yaşadı bu ülke. Sonuçta yüce Allah'ın yardımı ile milletimizin inanılmaz direnişi, Genel Başkanımızın 15 Temmuz gecesi darbeye karşı olduğumuz beyanı ve dik duruşu ile bu beladan son anda kurtulduk" sözleriyle Milliyetçi Hareket Partisi'nin FETÖ ve benzeri yapılanmalarla olan mücadelesini anımsattı.
 
 
"BU GAZETECİLİK DEĞİL TETİKÇİLİKTİR"
Asılsız bilgilerle kamuoyuna yönelik algı oluşturma çabasının gazetecilik değil, birilerinin tetikçiliği olduğunu net bir dille ifade eden Kılıç, sözlerini şu şekilde tamamladı:
 
"Partimiz hukukun üstünlüğü prensibini kendine rehber edinmiş bir siyasi harekettir. Milletimizin birliği, vatanımızın bölünmez bütünlüğü, devletimizin üniter yapısının korunması hususunda geçmişte bedel ödedik, ödemeye de devam edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Devletimizin bekası, milletimizin birliği ve dirliği açısından evrensel hukuk prensiplerinden "masumiyet karinesi"ne saygı duyulması, korunması gerekmektedir. Masumiyet karinesi; suç kesinleşmediği sürece hiç kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden temel hukuk doktrinidir.
 
Fetö ile mücadele ederken, mağduriyetler yaratmak, ileride onarılamaz, tedavi edilemez toplumsal yaralara kapı aralar. Bu durum milli birliğimiz ve bütünlüğümüz açısından ileride çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla değerli basınımızın, bu konuda haber yaparken, duyduklarını iyice soruşturması, haberin muhatabına sorarak aldığı duyumun doğruluğunu araştırması, sorgulaması, en azından yurttaşlık görevidir. Yalan yanlış bilgilerle hedef gösterilerek, kişilerin hak ve özgürlüklerine zedeleyecek yayımlar yapmak, kurumların toplumdaki saygınlığını zedelemeye cüret etmek gazetecilik değildir. Hiç kimsenin haddi de değildir. Aksi taktirde birilerinin tetikçiliğini yapmış olur."

ortadoğu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.