Ülkü Ocakları:103 AKP milletvekilinin, 4 MHP milletvekiline saldırması utanç vericidir

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, " Her seçim öncesinde olduğu gibi, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP yöneticilerinin, aymazlıkla yürüttüğü istismar politikaları ve ilmik ilmik işlediği bölücülük hesapları gün yüzüne çıkmaya başlamış; saltanatlarını sürdürmek adına feda etmeye hazır oldukları şeref ve haysiyet mefhumlarına sahipolup olmadıkları kamuoyu nezdinde tartışılır hale gelmiştir.

Hayalindeki Federal Türkiye'nin Başkan adayı Erdoğan'ın toplumda yaratmaya çalıştığı gerginlik ortamı maalesef Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de tezahür etmiş, saçtığı öfke tohumları AKP'li milletvekillerinin hakaret ve yumruklarında yeşermiştir" açıklaması yaptı.

Kılavuz, "Gazi Meclisimizin, kuruluş felsefesine ve ruhuna mugayir olaylar  4 Ağustos'ta tüm Türk Milleti'nin gözü önünde cereyan etmiştir.Genel Kurul salonunda bulunmayan iki milletvekilini salonda varmış gibi göstermeye çalışan AKP milletvekilleri, muhalefet partilerinin toplantı yeter sayısı olmadığı yönünde pusulaların sayılması talebi karşısında, 2 milletvekilinin salonda olmadığı tespit edilerek, toplantı yeter sayısı olmadığı için oturuma ara verilmesi neticesinde şuurlarını kaybederek MHP milletvekillerimizden Ali Uzunırmak ve Sinan Oğan'a saldırmıştır. Milletimizi yürüttüğü algı operasyonları ile aldatmaya alışkın olan salondaki AKP milletvekillerinin tamamı, foyalarının ortaya çıkmasından utanacakken, yüzleri kızarmadan salondaki milletvekillerimize saldırmışlardır" dedi.

 

SİNAN OĞAN'A YAPILAN SALDIRI

 

Olcay Kılavuz, "Yine MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan'ın yaptığı konuşma AKP milletvekillerini bir hayli rahatsız etmiş, bu konuşmadan sonra AKP milletvekilleri kendisine sürekli sözlü sataşmalarda bulunmuşlardır.  MHP Milletvekili; çocukların her yerde olduğu gibi,  yanı başımızda Türkmen coğrafyasında da susuzluktan öldüğünü, bu çocukların, içinde Türkiye'den giden insanların da arasında olduğu katiller tarafından öldürüldüğünü belirtmiştir.

" Türkiye'den giden ve bu coğrafyada Türk'ü öldüren, Müslümanı öldüren kimdir " sorusuna cevap arayan Oğan, her türlü terör faaliyetini uzmanlaşarak öğrenen bu kişilerin orada daimi kalmayacağını, bu kişilerin yarın İstanbul, Ankara, Adana, Hatay, Mersin'e geleceğinden, bu durumun Türkiye için tehdit oluşturduğundan bahsetmiştir. 03.08.2014 günü Sincar'da bir insanlık dramının yaşandığını, Musul'da Asurilerin, Sincar'da ise Türkmen ve Yezidilerin zulüm gördüğünü belirtmiş, zulüm gören insanların hepsinin Osmanlı bakiyesi, bizim insanımız olduğunun altını çizerek, meydanlardan sürekli Gazze'ye, Filistin'e selam gönderen cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ın, neden Telafer'e, Kerkük'e bir selam göndermediğini sorgulamıştır. O bölgede yaşayan insanlar Gazzeli, Filistinli olmadığı için, Türk oldukları için Erdoğan'ın Kerkük ve Telafer'e selam göndermediğini belirten Oğan, Doğu Türkistan'da iki köyün de, Ramazan ayında Türk oldukları için, Müslüman oldukları için, oruç tuttukları için yerle bir edildiğini, yeryüzünden silindiğini belirtmiştir. Hükümete Avrupa'nın en büyük meydanından zulüm altında inleyen bu coğrafyalara neden bir selam gönderilmediğini sormuş, Telafer, Musul, Kerkük ve Doğu Türkistan'da zulüm gören insanların bir selam beklediğinin altını çizmiştir" açıklaması yaptı. 

 

 "103 AKP MİLLETVEKİLİNİN, 4 MHP  MİLLETVEKİLİNE SALDIRMASI UTANÇ VERİCİDİR" 

Milletvekilimizin yukarıda bahsettiği durumları, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültü Vakfı Genel Başkanı olarak "Türkmeneli'ne Yardım Kampanyası" kapsamında Ramazan ayı içerisinde toplanan yardımları götürmek için gittiğim Türkmeneli coğrafyasında harfi harfine, bizzat gözlerimle gördüm.

Gelinen noktada hükümet görevi üzerlerinde olan, dünyanın her yerinde oluşabilecek zulme, adaletsizliklere çözüm bulması gereken AKP milletvekilleri, kendilerinin söylemeye ve yapmaya cesaret edemediği işleri, MHP milletvekillerinin yapmasından rahatsızlık duymamalıdır. Bu durumdan rahatsızlık duyan 103 AKP milletvekilinin, 4 MHP milletvekiline saldırması utanç vericidir. 

 

Şüphesiz ki; Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde oluşturulan siyasi gerginlik ve memlekette yaşananlar da bu tartışmaları tetiklemiştir. Ancak bu tartışmaların, Milliyetçi Hareket Partisi'nin verdiği gündem dışı önergenin oylanması sırasında yaşanması ve bu oylamanın konusunun Türkmenler ve IŞİD terör örgütü ile alakalı olması son derece düşündürücü; yapılan oylamada sahte oy kullanılması ise yüz kızartıcı bir hadisedir.

Federatif yapının temellerini güçlendirmek üzere on altı ilin daha büyükşehir olmasına dair tekliflerini seçimden önce kanunlaştırarak ilgili illerden oy devşirme hesabıyla, yangından mal kaçırırcasına hareket eden AKP'li vekillerin, geçtiğimiz günlerde de "iftara yetişeceğiz geç bunları" dedikleriTürkmeneli'nde yaşanan zulmün meclise taşınması, "çok önemli" bölücülük faaliyetlerini sekteye uğratmış olacak ki; gözü dönmüş bir şekilde, Milliyetçi Hareket Partili milletvekillerine saldırmışlardır.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak, her biri Ülkücü Hareket'in bayrağı, milli iradenin tezahürü olan milletvekillerine yapılan bu hunharca saldırıyı lanetle ve şiddetle kınıyor; bütün bu hadiselerin yakın takipçisi olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

 

 "ERDOĞAN, MEMLEKETİN HER KÖŞESİNDE  ADETA AĞZINDAN NEFRET SAÇMAKTADIR" 

Yüce Türk Milleti'nin bu denli kutuplaşmasına ve memleketin siyasi kamplaşmasına sebep olan, Başbakan Erdoğan ve mevcudiyetlerini genel başkanlarına muhtaç -hatta bu uğurda övgü ve naatlarında şirke girecek kadar lümpen- olan AKP kadroları ve onların "kurşun asker" milletvekilleridir. Türk Milleti'ni var eden manevi nakışları günlük siyaset malzemesi haline getiren ve Müslüman Türk'ün şuur ve fikir binasının temellerini adeta dinamitlemeye çalışan Başbakan'ın ve AKP milletvekillerinin davranışlarının ve sözlerinin şuurlu bir aklın ürünü olmadığı ayan beyan ortadadır.

 

Unutulmamalıdır ki;  hakik” manada insan olmak, sorumlu olmaktan geçer.Ancak maalesef ki; Aday Erdoğan, memleketin her köşesinde ve sabah akşam canlı yayınlarda adeta ağzından nefret saçmaktadır.Gerek dış, gerekse iç politikadaki basiretsizliğini, kavgalarla, kucağında besleyip büyüttüğü örgütlerle, hayali düşmanlarla, ötekileştirmelerle, yalan ve iftiralarla kapatmaya çalışan Erdoğan'ın bu sorumsuzluğu sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti'ne verdiği zararları tarif etmek mümkün değildir.

 

Ülkücü Hareket olarak, dinini, milletini, mezhebini sormadan mazluma sahip çıkan ve ‰leme nizam verme gayesi taşıyan bir anlayışa sahibiz. Bu nedenle, kendini "kimsesizlerin kimsesi(!)" olarak ilan edenlerin, mazlum "Türk" olunca takındığı sessizliği asla kabul etmiyoruz! Suriye'de yaşananlar için "bizim meselemiz" diyen Erdoğan, zulüm gören, katledilen Türkmenler olunca "Irak'ın iç meselesi" demiş; Azerbaycan- Ermenistan sınırında yaşanan vahim hadiseyi ise kınamakla yetinmiştir. Mısırlı Rabia'yı istismar edip Uygur Ana Rabia'ya vize vermekten dahi çekinenler, IŞİD terörüne çanak tutanlar; Doğu Türkistan davasını öksüz; Iraklı Türkmenleri yetim bırakmışlardır. Bütün bu vakıalar göstermektedir ki; Türk varlığından rahatsız olan ve Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına almakla övünen Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması, Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başına gelecek en büyük felakettir.

 

Son olarak  sevdalısı olduğumuz Büyük Türk Milleti'nin geleceğini, birliğini, dirliğini her şeyin üstünde tuttuğumuzu tekrar vurgulamak isteriz. Dünyanın en büyük gençlik teşkilatı olan Ülkücü Hareket'in, bu anlayış içerisinde,yarım asırdır Türk gençliğinin şuurlu bir şekilde yetişmesine hizmet ettiği unutulmamalıdır. Ülkülerine emin adımlarla ilerleyen Ülkücü Hareket'i kaos ortamına çekmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecek; Ülkücü Hareket var oldukça da hiç kimse nemalanacağı bir kaos ortamı oluşturamayacaktır. "

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.