TÜSİAD.Batı ile sürekli çatışan, Doğu’da ise karşılık bulamayan ülke haline geldik

Derneğin dün yapılan Yüksek İstişare Konseyi’nde konuşan YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, Türkiye’nin Batı dünyasıyla sürekli çatışan, Doğu’da da  karşılık bulamayan bir ülke konumuna geldiğini söyledi. “Gezi olayları doğru yönetilseydi dünyaya iyi bir örnek verebilirdik. Ekonomi ve siyaset olumlu hikâye istiyor. Türkiye dünyada her kesimle diyalog içinde olmalı. Çözüm süreci ve demokratikleşme süreci devam etmeli.” dedi. Eğitimde de sürekli sistem değiştirilmesinin sağlıklı bir durum olmadığını söyledi. TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz ise Merkez Bankası’nın politikalarını eleştirirken, çözüm sürecinin önemine dikkat çekti.

Erkut Yücaoğlu, barışçıl bir tepki olarak tanımladığı Gezi olaylarının polisin aşırı müdahalesiyle başka bir yöne döndüğünü ve marjinal grupların ortaya çıkmasına sebep olduğunu söyledi. “Gezi ifade özgürlüğü şeklinde başlamıştı.” diyen Yücaoğlu, gençlerin hayat tarzlarına müdahale istemediklerini kaydetti. Yücaoğlu, “Eğer bu süreç doğru yönetilebilseydi Türkiye dünyaya barışçıl eylemlerin nasıl yapıldığını gösterebilirdi. Fakat yaşananlardan dolayı Türkiye şiddet ülkesi olarak algılandı.” ifadelerini kullandı.

    Yücaoğlu, ABD Merkez Bankası’nın (FED) son dönemdeki para politikalarından sonra, likiditenin gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru aktığını ifade etti. FED’in bono alacağına yönelik açıklamaların olumlu anlaşıldığını fakat bunun Türkiye’yi gelişmekte olan ekonomilerden olumsuz bir ayrıma mı getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. Türkiye ekonomisinde makul bir büyümenin devam ettiği yönünde değerlendirmede bulunurken, cari açığa değinirken makro ekonomik değerlerin, orta vadeli programların yeniden kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Cari açığa sebep olan enerjinin Tayvan, Güney Kore’de de olduğuna işaret eden Yücaoğlu, bu ülkelerin katma değerli ürünler üreterek toplamda dengeleri tutturduğunu söyledi. Yücaoğlu, “Mikro ekonomiksel, yapısal reformlar büyüteç altına alınmalı. Eğitim niteliğinin belirlenmesi lazım. Eğitimde boyuna sistem değiştirmek ve tercih haklarının anne-babalara bırakılması ne kadar doğru?” diye sordu.

    TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, konuşmasında Merkez Bankası’nın politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin merkez bankaları gibi Merkez Bankası’nın da, büyüme ile enflasyon hedefi arasında bir dengeleme politikası benimsemek durumunda kaldığına işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu: “Bu süreçte, faiz aracının kullanılmadığını ve kurun da süratle yukarı doğru çıktığını gözlemledik. Bizim açımızdan, bu politika tercihi, ancak ve ancak enflasyon hedefine ulaşıldığı takdirde yerinde olacaktır.” Bu yıl büyümeyi yüzde 4 olarak tahmin ettiklerini belirten Yılmaz, bunu yeterli bulmadıklarını, finansal balonun sönmeye başladığı bir dönemde büyüme oranının yüzde 6’larda olması gerektiğini vurguladı. Bunun için katma değerli ürün üretmenin önemine vurgu yapan Yılmaz, sürdürebilir bir şekilde arz yönlü yapısal reform alanının merkezinde eğitimin yer aldığını ifade etti. Yılmaz, “Tüm araştırmalar, fen, matematik, mühendislik ve teknoloji nitelikli insan gücü yetiştirilemeyen ülkelerin, kalkınma sıralanmasında gerilere düştüğünü göstermektedir. Matematik ve fen okuryazarlığını ölçen PİSA testinde TIMMS sınavında, Türkiye maalesef uluslararası ortalamanın  altında yer almaktadır.” şeklinde konuştu.

    Çözüm sürecine de değinen Yılmaz, siyasetin kendisinden bekleneni yerine getirdiği takdirde iş dünyasının bekleneni yerine getireceğini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin 2000’li yılların başından beri sistemi özgürleştirmek, sivilleştirmek, demokratikleştirmek için önemli adımlar attığına işaret etti. Türkiye’nin 40 yılı aşmış faili meçhul ve aydınlatılmamış siyasi suikastlar ve kıyımlar listesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Hrant Dink’in ailesinin umutsuzluk haykırışına duyarsız kalmak mümkün değil. Türkiye’nin demokratikleşme paketini, yeni anayasayı, Kürt sorununun çözümünün konuşulduğu bir dönemde, karanlıkta kalan bu acı olayları aydınlığa kavuşturarak, bu ağır yükten kurtulmamız gerekiyor.” dedi.

ABD ile AB serbest ticaret için anlaştığında Türkiye birliğe girmeli

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, Türkiye’nin AB yöneliminin, Türkiye için öncelikli bir konu olduğuna işaret ederek, AB üyelerine ve yetkililerine AB üyeliği için hedef tarih belirlenmesini istedi. Yılmaz, bunun için en uygun tarihin, müzakereleriyle 4 ila 5 yıl süreceğini tahmin ettikleri Amerika ile AB arasında yürütülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nın yürürlük tarihi olabileceğini belirtti. Arap Baharı ile birlikte Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere değinen Yılmaz, Mısır’da yapılan darbeyle demokrasinin büyük darbe aldığını, Mısır konusunda hükümetin verdiği ilkesel tepkiyi desteklediklerini ifade etti. Türk dış politikasında ülkenin ihtilafların değil çözümün tarafında  uyumlu bir eksende yönetilmesini beklediklerini söyleyen Yılmaz şöyle konuştu: “Dış politikamızı değerlendirirken ülkemizde giderek yaygınlaşan Batı karşıtı söylem, hem yurtiçinde hem yurtdışında belirgin bir huzursuzluk oluşturuyor. Birçok ülkenin, Türkiye’ye düşman olduğu söylemi ve başta Batı dünyası olmak üzere çevremizdeki ülkelere yönelik kullanılan sert üslup, Türkiye’nin uluslararası toplum nazarında sözünün ağırlığını azaltıyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.