Türkiye Kominist Partisi ikiye bölündü

Fiilen ikiye bölünen TKP’de kritik gün 13 Temmuz (yarın). Çünkü o gün hem Aydemir Güler-Kemal Okuyan’ın başında bulunduğu Atılım Kongresi toplanacak hem de Erkan Baş-Metin Çulhaoğlu’nun 12. Kongresi.

Atılım Kongresi “Sosyalist Türkiye için dünden yarın TKP’yiz” sloganıyla yarın saat 10.00’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde toplanıyor.

12. Kongre’nin ise aynı gün ve saatte Haliç Kongre Merkezi’nde toplanacak.

İllerde çalıştaylar ve hazırlık toplantıları düzenleyen her iki grup da geçen hafta İstanbul’da gövde gösterisi niteliğinde hazırlık toplantısı yaptı.

ATILIM KONGRESİ İMZA TOPLUYOR

Güler-Okuyan çevresi 4 Temmuz günü Acıbadem Aktaş Düğün Salonu’nda ‘TKP Atılım Kongresi İstanbul Buluşması’nı gerçekleştirdi. Toplantıda Aydemir Güler, Kemal Okuyan ve Ulvi Oğuz konuştu. Öte yandan grubun parti üyelerinden irade beyanı niteliğindeki ‘Ben Atılım Kongresi’nin bir parçasıyım’ şeklinde hazırlanan metin için destek imzası topladığı öğrenildi. Şu ana kadar Türkiye çapında 2 bin 700 imzanın toplandığı öğrenildi.

12. KONGRE HAZIRLIK TOPLANTISI CAFERAĞADA’YDI

Erkan Baş grubu da hazırlık toplantısını “Güçlü Örgüt, Büyük Parti, Sosyalist Türkiye” sloganıyla 5 Temmuz günü Caferağa Spor Salonu’nda yaptı.

Toplantıda, Erkan Baş, Merin Çulhaoğlu ve Kurtuluş Kılçer birer konuşma yaptı. ‘İkinci Cumhuriyete karşı yeni bir cumhuriyet, Sosyalist Cumhuriyet’ vurgusu öne çıkan toplantıda Cumhurbaşkanlığı seçimi için ‘Sandıkları boş bırakın’ çağrısı yapıldı.

Katılımın yoğun olduğu gözlenen toplantıya parti üyesi olmayan ve daha önce partiden ayrılan çok sayıda kişinin katıldığı iddia edildi.

TARTIŞMA BÜYÜYOR

TKP’de resmen gerçekleşen bölünme bültenler ve sosyal medyada da alevleniyor.

Karşılıklı açıklamalar birbirini izliyor.

4 Temmuz toplantısında konuşan Aydemir Güler, “Devrimci bir dürüstlükle özeleştiri vermenin en büyük erdem olduğunu tekrar partimize hatırlatalım. O özeleştiriyi veren yoldaşlarımızın kollarına girelim. Arıza dönemini arıza dönemine gömelim. Ama siyasi birliğimiz kalsın. Siyasi aklımızı başımıza devşirelim, bütün arızaları bitirelim. Tek gerçek birlik çağrısı böyle bir zeminde gerçekleştirilebilir. Bu da mümkündür” dedi.

Kemal Okuyan da konuşmasına diğer grubu eleştirerek başladı:

“Meğer partimiz pek devrimci parti değilmiş, yıllardır koltuk düşkünleri yönetiyormuş. Neredeyse tek bir kişinin kaprislerini boyun eğmiş, kurban edilmiş. Yıllarca projecilik yapmış, mücadele etmemiş. Zaten ortada bir partide yokmuş. Örgüt olabilmişiz parti olamamışız. Aslında örgüt de olamamışız. Ortada bir pratik de bırakamamışız. Her şey buharlaşmış anlayacağınız. Zaten TKP çok uzun süredir yöneticilerinin inanamadığı işler yapmış.”

TKP’nin bugün Türkiye’nin biricik umudu olduğunu belirten Okuyan, “TKP’ye başarısızlık yaftası vurmak yakışıksızdır. TKP kendi içerisinde bir güven bunalımına sokulmuştur, kendi kendisinden kuşkulanır hale gelmiştir. Bunları aşmak için bir kongre yapacağız” dedi.

CAFERAĞA’DAKİ TOPLANTI

5 Temmuz günü Baş-Çulhaoğlu grubu Caferağa’da bir araya geldi.

Erkan Baş, ‘polemik yapmalı fakat terbiyesizlik yapmamalıyız, bizim Partimizin kültüründe bu terbiyesizlik yoktur’ diyerek özellikle sosyal medyada küfürleşmeye varan tartışmalar konusunda uyarıda bulundu.

Baş, gelecek perspektifini ise “Hayatıma ‘Haziran’dan öncesi gibi yaşamaya devam etmek istiyorum’ diyen iradeye son vermiş oluyoruz. Bu yeni dönemin devrimci iradesini ortaya koymak, yola devam etmek zorundayız” sözleriyle ortaya koydu.

TKP’nin son iki aydır atıl kaldığını belirten Baş, “İç tartışmalara bir son verelim. Görevlerimize odaklanalım, artık lütfen ne sosyal medyada ne gerçek hayatta şu dönen tartışmaları sonlandıralım, Türkiye işçi sınıfına, gençlere, kadınlara, yoksullara dönük görevlerimize dönelim” dedi.

ÇULHAOĞLU’NDAN SERT İFADELER

Metin Çulhaoğlu, parti içi tartışmaları gündeme getirdi ve diğer gruba sert göndermelerde bulundu:

“Bize ‘barikatçı, haziran goy goycusu, devrimci demokrat, sapma, hizipçi, çeteci, eli sopalı, kentli olmayan unsurlar, kariyerist’ dediler. Bu sözlerin hepsini tek tek geri alacaklar. 13 Temmuz’da bazı şeyler geri alınacaktır.”

Yaşanan sürecin en doğru ifadesinin ‘örgütten partiye geçiş süreci’ olduğunu savunan ve TKP’de bugün yaşanan ayrışmanın temelinde teorik ve ideojik boyutlar bulunmuyor diyen Çulhaoğlu, “Tarihsel önderlik, kurucu iradenin tafrasını yapmaktan vazgeçecekler. Bu arkadaşlarımızı da bilsinler ki, bu Parti de en az kendileri kadar emek harcayan insanlar var. Bu partide Leninizmin sadece ‘Ne Yapmalıcılar’ kitabından öğrenilmediğini de kabul edecekler.”

GÜLER-OKUYAN ÇEVRESİNDEN BAŞ-ÇULHAOĞLU’NA YANIT!

Erkan Baş grubunun İstanbul’daki toplantısının ardından Güler-Okuyan grubundan 6 Temmuz’da yanıt geldi. Açıklamada “Bu arkadaşlarımız, ülkemizin umudu olan komünist partimizin geleceğini düşünmeyi bütünüyle bıraktıklarını göstermiştir” denildi.

TARTIŞMALARIN ODAĞI

TKP içindeki tartışma Haziran ayaklanmasıyla birlikte başladı.

Erkan Baş grubu partinin Haziran eylemlerine müdahale etme ve örgütleme noktasında partinin atıl kaldığını ve kitlelerle bağlarının zayıf olduğunu savunuyor.

Aydemir Güler grubu ise direnişin manipülatif olarak tartışmanın merkezine oturtulduğunu ve kendilerine yönelik, halktan kopuk, ‘yeterince devrimci olmamak’ gibi eleştirilerin demogoji ve tasfiye için bir gerekçe olarak ileri sürüldüğünü belirtiyor.

Erkan Baş grubunun Haziran direnişinden ‘barikat’ sonucu çıkardığı ileri sürülüyor. Bu grubun teorisyeni olarak görülen isim Metin Çulhaoğlu. Eski TİP’li Çulhaoğlu 1993’te STP (Adını Yalçın Küçük’ün verdiği Sosyalist Türkiye Partisi-kapatıldıktan sonra SİP oldu) tartışmalarında bir süre sonra partiyle ayrı düşmüş, ÖDP’ye gitmişti (BSP).

Çulhaoğlu’nun 93 sürecinde dile getirdiği ‘Leninist partide farklı eğilimler olabilir’, ‘içe dönük önderlik ile dışa dönük önderlik birbirinden ayrılır’ şeklindeki tezlerini yine savunduğu belirtiliyor.

Bu grupta ‘parti içerisinde birçok kesim yaşasın, kendi fikirleriyle temsil edilsin, filizlensin görüşünün’ savunulduğu da gelen bilgiler arasında.

Aydemir Güler grubu ise bağımsızlık, yurtseverlik, Cumhuriyet kazanımları hususlarında ön açıcı siyasetler geliştirildiğini ve tutum alındığını savunuyor. ‘Gelenek’, ‘kentli olma’, ‘kadrolaşma’ gibi vurguları sık sık yapıyor ve diğer grubu tasfiyeci olarak tabir ediyor.

‘BOŞANMA’ OLMAZSA ‘KAYYUM’ DEVREYE GİRER

Şu anda partide her iki grubun da tamamen kongre örgütlemeye kilitlendiği,

13 Temmuz sonrasının ise büyük bir muamma olduğu dillendiriliyor. Birçok ilçenin tartışmalara geç dahil olduğu söylenirken, sayıları çok az ve dağınık olan tarafsızların ne yapacağı ise bilinmiyor.

Partinin şu an geldiği durum için ‘evlilik bitti, en az zararla boşanma nasıl gerçekleşir bu halledilmeye çalışılıyor” yorumu yapılıyor. Düğümün çözülememesi halinde en uç ve en son seçenek olarak masada duran ‘kayyum’ seçeneğinin devreye gireceği belirtiliyor.

Kulislerde dolaşan ‘Aydemir Güler çevresi yeni parti kurma hazırlığı içinde’ şeklindeki söylentiler ise bu gruba yakın kaynaklar tarafından yalanlanıyor.

13 Temmuz sonrası grupların bir süre dergi çıkararak yoluna devam edeceği, Güler’in Sol’u yeniden yayına başlatacağı, Erkan Başların ise ileride ayrı bir parti kurma yoluna gidebileceği gelen iddialar arasında.

AYDINLIK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.