Türkiye ile AKP'nin gündemi farklı

 Kamalak konuşmasına şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ise sabırlar dileyerek başladı. İslam İşbirliği 13. Zirvesi’nin İslam alemine hayırlı olmasını dileyen Kamalak, Türkiye ve İran ilişkilerinin sevindirici olduğunu belirtti. Tüm insanlığın çok kritik süreçten geçtiğini vurgulayan Kamalak, “Türkiye’nin gündemi ile iktidarın gündemi birbirinden farklı. Türkiye’nin gündeminin birinci sırasında terör yer almaktadır. İkinci sırada işsizlik, üçüncü sırada eğitim, dördüncü sırada ise hukuktaki çarpıklık yer almakta. İktidarın gündemin de ise, Anayasa, Başkanlık sistemi, vizesiz Avrupa ile dokunulmazlıkların kaldırılması var. Biz Anayasa’nın değiştirilmesine karşı değiliz. 1992 yılında ‘Nasıl bir Anayasa’ diye makaleler yazdım. O tarihten bu yana çeşitli konferanslar verdim. Bir darbe ürünüdür, yamalı bohçaya dönmüştür. Bu sebepten değiştirilmelidir. Ancak ülkenin bir kısmı yakınıyor, yıkınıyor. 400 bin insanımız göç etti. Ülke böylesine kiritik dönemden geçerken, suni gündemlerle olayların üstü örtülemez” diye konuştu.

 BU UYGULAMA ÜLKEYİ DESPOTİZME GÖTÜRÜR

Başkanlık sistemini ilk Milli Görüş’ün gündeme getirdiğini, şimdi de başkanlık sitemine karşı olmadıklarını dile getiren Kamalak, ‘Nasıl bir başkanlık sistemi? Diye sordu. Kamalak “Türk Tipi Başkanlık sistemi diyorlar. Nasıl bir sistem? Cevabı yok. Getirin masaya müzakere edelim. İslam öncesi başkanlık sistemi mi, İslam sonrası başkanlık sistemi mi? Osmanlı tipi başkanlık sistemi mi, Cumhuriyet dönemi başkalık sistemi mi? Eğer Cumhuriyet dönemi başkanlık sistemiyse, o zaman yeni bir soru soruyoruz? Atatürk dönemi başkanlık sitemi mi, İnönü dönemi başkanlık sistemi mi? Bunlara cevap yok. Diyorlar ki ‘devlet başkanını ve milletvekillerini doğrudan halk seçmelidir’. Tamam. Dünyada iki tip başkanlık sitemi uygulanmaktadır. Amerikan tipi başkanlık siteminde bunlar oluyor. Başkan, meclis üyelerini fes edemediği gibi meclisi de fes edemiyor. Ayrıca başkanın kanun yapma yetkisi yoktur. Fransa’da uygulanan yarı başkanlık siteminde ise, sorumlu başkan ve hükümet vardır. Bu üç özellik bu sistemde de var. Meclis başkanı azledemiyor, başkan da meclisi feshedemiyor. Kanunları çıkarma yetkesi meclise aittir. Bizde açıklanan sistemde ise hem devlet başkanı hem meclis üyelerini halk seçecek. 550 milletvekili başkanı görevden alamayacak ama başkan meclisi feshedebilecek. Şartlar meclisin feshi için elverişli değilse, milletin kesesinden milletvekillerine kılıfına uydurularak rüşvet teklif ediliyor. Başkan kanun hükmünde kararname çıkarmak suretiyle yasama faaliyetlerin sürdürebilecek. Bu uygulama ülkeyi despotizme götürür” açıklamasında bulundu.

SURİYE KONUSUNDA İKTİDARI BİRÇOK KEZ UYARDIK

Cumhurbaşkanı’nın başbakanlığı döneminde terör konusunda kendilerini uyardıklarını bildiren Kamalak, “Biz büyük endişe içindeyiz. ‘Bu sürecin sonunda Türkiye ya bölünecek, ya da büyük çatışmalar yaşanacak’ dedik. Ne oldu? İktidar iş başına geldiğinde bu terör böyle azgın mıydı? Cumhurbaşkanı’na partim adına yazdığım mektupta, ‘Sayın Cumhurbaşkanım siz ABD ile bir olup eğit-donat politikası uygulayacağınızı söylüyorsunuz. Suriye’deki muhalifleri eğitecekler. Adam öldürme eğitimi verecekler. Cumhurbaşkanım Türkiye’nin bu tutumu karşı tarafa da yanı hakkı vermez mi?’ dedik. Biz bunu dediğimiz için Esedçilik ile suçlandık. Beni Esedçilik ile suçlayan hacılara, hocalara sesleniyorum ‘sizler hiç kitabınızı okumuyor musunuz?’ ne diyor kitabımız ‘iki Müslüman toplum arasında bir itilaf çıktığı zaman onların arasını bulun’ diyor. O maksatla Esed ile görüştük. Düşüncelerimizi ifade ettik. Biz ayrıldıktan sonra 5 bin den fazla tutukluyu serbest bıraktı. 15 gün sonra Şam Camii’nde sabah namazı kılacaklardı. ‘Suriye’de sadece Suriyeliler yok. Orada İran, Rusya bunların irtibatlı olduğu 72 millet var’ dedik. Hocamızın konuşmalarını hatırlattık. Şuan iktidar ‘Suriye’nin bütünlüğü korunmalıdır’ diyor. Elin adamı Suriye’yi 4 parçaya bölmüş durumda. Rusya Güney’de konuşlanmış vaziyette. ABD PYD’ye silah vermiyormuş. PKK’nın ilindeki silahlar kimin? Şuan ise Rusya PYD’ye temsilcilik açmış durumda” şeklinde konuştu.

DOKUNULMAZLIKLAR İÇİN BASİT ÇOĞUNLUK YETER

Kamalak, dokunulmazlıkların kaldırılması için sadece basit çoğunluğunun yeterliği olduğunun altını çizerek şunları kaydetti: “Dokunulmazların kaldırılması için Anayasa teklifi verildi. Suç işleyen cezalandırılmalıdır. Dokunulmazlık suç işlesin diye verilmedi. Milletin hakkını özgürce, korkusuzca savunsun diye verildi. Dokunulmazlıların kaldırılması için Anayasa değişikliği, nitelikli çoğunluk ya da salt çoğunluğa ihtiyaç yoktur. Basit çoğunlukla halledilebilir. İktidar terörü bu yolla önleyecekmiş, ‘inşallah’ diyoruz. Bir diğer konu ise; Kırıkkale silah fabrikasının müdürü silah projelerini satarken suçüstü yakalandı. İranlı iş adamı Sencani ‘ben Türkiye’de 8,5 milyar dolar rüşvet dağıttım’ diyor. Bu asılsız ise büyük bir iftiradır. Bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekmez mi? Gerçekten böyle bir rüşvet dağılımı olmuş mudur? İktidar sahiplerinin TBMM’de komisyon kurması gerekmez mi? İranlı iş adamı bu rüşveti kime vermiştir? Bir millet töhmet altında bırakılıyor. İktidarın bu konuya önem verilmesi gerekir”

DEVLETİN YETİŞTİRDİĞİ ÇOCUKLAR NASIL OLUYOR DA DAĞA ÇIKIYOR?

Ülkenin eğitim sistemi ile yetişen çocukların devlete başkaldıracak hale gelişlerinin sorgulanması gerektiğini kaydeden Kamalak, “Milli eğitimin hali ortada. Yetişen nesil ortada. Ondan sonra sapıklıklar ortaya çıkıyor. Ey büyük Türk Devleti! bu devletin çocuklarını 6-7 yaşında eğitim için teslim almıyor musun? Nasıl oluyor da bu çocuklar 15-16 yaşına geldiğinde devlete baş kaldırıyor, dağa çıkıyor. Sen kumar oynuyorsun, faturayı millet ödüyor.  Dün Çanakkale’de vücutlarını siper eden dedenin torunları yanlış eğitimden dolayı birbirlerine mermi yağdırıyor. Bu böyle gitmez. Durduracak olan Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’dir” değerlendirmesinde bulundu.

ÜLKENİN DOĞUSUNA RAHAT GİDİLMİYOR, VİZESİZ AB İÇİN MESAİ HARCANIYOR

AB ile vizelerin kaldırılması için yoğun mesai harcandığını şimdi ise adının bile geçmediğini ifade eden Kamalak, “Bir diğer konu AB ile vize anlaşmalarıydı. AB’den gelen haberlere göre, büyük bedeller ödememize rağmen vizesiz Avrupa bir başka bahara kaldı. Vizesiz Avrupa ne kazandıracak? İşsizliğinin hat safhaya, geçim sıkıntısının ocakları kavurduğu dönemde ne kazandıracak? Hükümet yetkilileri ülkenin diğer tarafına gidebiliyor mu? Bin Cizre’ye gitmek istediğimde bana ‘sizi koruyamayız’ dediler. Bizden yazılı belge istediler. İktidar sahipleri ve yandaş medya bizi suçlamaya tabi tutu. Bugün Türkiye’miz sizleri bekliyor. Bugün Türkiye’nin Milli Görüş’ten, Saadet Partisi’nden ayrı kaldığı her gün bir mahrumiyettir. İslam Coğrafyası için de bir mahrumiyettir. Gazze, Afganistan, Arakan, Kudüs, Keşmir, Mali, Somali… Asırlık problemlerimiz. Cesetleri kıyalara vuran yavruların Anneleri sizleri bekliyor. İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi İstanbul’da gerçekleştirildi. 57 İslam ülkesi bir araya gelse, 63 İslam ülkesi var aslında bunlar bir araya gelse kanaatimizce leş kargalarına imrenmeyecek. Kartal olduklarını hatırlasınlar” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.