Türkiye'de kriz yok, manipülasyon var

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

— Bilindiği gibi 16 Nisan halk oylamasında 25 milyon 157 bin oy aldık. 24 Haziran seçiminde 26 milyon 330 bin oya ulaşmaya başladık. Buna karşılık 24 Haziran'da 21 milyon 338 bin oy elde ettik. Bir önceki milletvekili seçiminde 23 milyon 681 bin. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 21 milyon oy almıştık. Ak Parti son 4 yılda 26 ila 21 milyon arasında oy almaya mazhar oldu. 

— Bize güvenen milletimize layık olmak için daha çok çalışmalıyız. Bizim milletimize sadece vefa değil can borcumuz var. Sadece partimize oy verenlere değil milletimizin tamamına hizmet vermek boynumuzun borcudur.

'2 AYA KALMADAN DURUMU TOPARLADIK'

— Türkiye tarihinin en büyük ekonomik saldırılarından birine maruz kalmasına rağmen 2 aya kalmadan durumu toparladık. İçinde bulunduğumuz durumu sadece ekonomik sebeplerle izah etmek mümkün değildir. Asla sorumluluktan kaçmaya çalışmıyoruz, yaptığımız sadece bir durum tespitidir. Eksiklerimiz, sıkıntılarımız, çözmemiz gereken sorunlarımız yok mu, elbette var. Seçimden sonra da kolları sıvamış, reformlar için çalışmalara başlamıştık. Öyle bir orantısızlık var ki, işin altında başka şeyler aramak zorunda oluyoruz.

— Her kriz beraberinde birçok fırsatı beraberinde getirir. Şu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Her kriz beraberinde birçok fırsatı da getirir. Bu krizin üstesinden gelmek için, köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik. Unutmayın bizler, ilk göreve geldiğimizde ülkemizin hali ekonomik olarak neydi? O krizlerden aldığımız ülkeyi çok kısa sürede nereye getirdiğimizi unutmayın! Biz bu konuda bu işin sıkıntılarını hastalığını da, tedavi yollarını da biliyoruz.

'ÖZEL SEKTÖRÜMÜZÜN BU KRİZİ FIRSATA ÇEVİRECEK MAHİYETE SAHİP OLDUĞUNA İNANIYORUM'

— Dövizle işi olmayan sektörlerde de büyük fiyat artışları yaşandığına dair büyük şikayetler alıyoruz.  Özel sektörümüzün bu krizi fırsata çevirecek mahiyete sahip olduğuna inanıyorum. Bazıları krizi fırsata çevirmekle fırsatçılığı karıştırıyor. Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz. Bunu böyle bilsinler. Serbest piyasa çerçevesinde gerekli mücadeleyi yapacağız. Gereken yaptırımları uygulayacağız.

— Türkiye borcuna sadıktır. Yeter ki işi diyet borcuna getirmesinler. İşte o zaman külahları değişiriz.

'BU CAN BU TENDE OLDUKÇA HİÇ KİMSE TÜRKİYE'Yİ ULUSLARARASI KURULUŞLARIN BOYUNDURUĞU ALTINA SOKAMAZ'

— Son günlerde finansal danışmanlık alınan şirket üzerindeki tartışmalar aslında bizi töhmet altında bırakarak ülkemizi aynı cendereye sokma girişimidir. Biz bu oyuna gelmeyiz. Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye'yi uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz.

'NE KADAR ZAVALLISIN'

— (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na) Belki bin kere rezil kepaze ettik. Kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum. Ama bu zat yalan ve iftira vagonuna binmekten vazgeçmiyor. Eline ne tutuşturulursa mal bulmuş Mağribi gibi hemen grup toplantısında konuşuyor. İnternet ve sosyal medya çağında yalan bilgi resim, belge üretebilir ve yayabilirsiniz. Sorumluluk mevkiinde olanların bunlarla değil gerçek bilgi ve belgelerle ortaya çıkması gerekir. Bunların hak, hakikat diye bir yöntemi yok. Çamur atsın izi kalsın yönteminde bunlar, malum eski komünist yöntemi.

— Bu zatın Ankara'dan İstanbul'a yaptığı yürüyüşte koluna kimlerin girdiğine baktığımızda gerçekler ortaya çıkıyor. Teröristlerle el ele kol kola yürüyor. Ben 'herkes sevdiğiyle beraberdir' deyip geçiyorum.

'BİZ BM2DE FİLİSTİN'İ DE, KUDÜS'Ü DE ANLATTIK'

— Bu zat son grup toplantısında önce Kudüs meselesine girdi. Ardından Erdoğan BM'de Filistin'le ilgili tek söz etmedi diyor. Şimdi buna nasıl cevap vereyim. Buna milletim ve Filistinliler inanmaz. Orada Filistinlilerin Türk bayraklarıyla dolaştığını biliyoruz. Bu zatın adamlarının da Filistinlilerin düşmanlarının nasıl bir arada olduğunu biliyor. Biz konuşmamızda Filistin'in bağımsızlığını da anlattık, Kudüs'ü de anlattık. Sen hangi bulutlarda dolaşıyorsun. Kendine çekidüzen ver. Çabalarımızı öğrenmek istiyorsa Mahmud Abbas'a İsmail Haniye'ye sorsun.

'TÜRKİYE'DE KRİZ YOK'

— Kriz diyor. Yav Türkiye'de bir defa kriz yok. Ekonomiyi öğren. Türkiye'de ekonomiyle ilgili bir manipülasyon var, manipülatif hareketler var. Güya ziyaret ettiğimiz ülkelere para vermeleri için yalvarıyormuşuz. Ne kadar zavallısın. Biz yatırımcılara davet yapıyoruz. Biz kimseye gidip para istemedik. Yatırımcılara davet etmek başka bir şeydir, para istemek başka bir şeydir.  Kim kime yalvarıp yakardığı için para verir. Yolu yordamı, usülü bellidir. Biz ülkemizin potansiyelini, gücünü anlatıyıoruz.

'8 ŞEHİDİMİZ Mİ VAR, O TERÖRİSTLER BİLSİNLER Kİ BUNU 800 TERÖRİSTLE ÖDEYECEKLER'

— 8 şehidimiz oldu, 8 şehidimize şahsım ve milletim adına Allah'tan rahmet diliyorum.Bu topraklar şehit kanlarıyla yoğurulmuştur. 8 şehidimiz mi var, o teröristler bilsinler ki bunu 800 teröristle ödeyecekler. Şu anda kaçacak yer arıyorlar. O deliklerde inlerine gire gire bunları bitireceğiz. Kandil'de, Sincar'da bitireceğiz.

'5 YIL 10 AYA MAHKUM OLAN BİR SÖZDE GAZETECİ VARDI YA…'

— 5 yıl 10 aya mahkum olan bir sözde gazeteci vardı ya. Almanya'da da rahat durmadı. Orada da kendisine sahip çıkacak olanları, sözde siyasetçileri buldu. Biz de gelince haber gönderdik, dedik ki, böyle böyle. Orada bulunacaksa biz müşterek bir basın toplantısı yapamayız. Siz kalkar onunla yaparsınız, biz onun olmadığı bir basın toplantısını yaparız. Benim ülkemden 5 yıl 10 aya mahkum olmuş bir sözde gazeteciyi barındırıyorsanız bunun stratejik ortaklığa, ortaklığa yakışan yanı yoktur. Aynı durum size olsa, bize kaçmış olsa, elinden tutup size teslim ederiz. Maalesef ülkemize ihanet edenleri bu ülkelerden istiyoruz 50 dereden 50 türlü su getirtiyorlar. Bu bütün Batı ülkelerinde böyle.

— Türkiye'nin borcunu çeviremeyeceğini ima etmeye çalışıyor. Ülkemizin ekonomik büyüklüğü onun söylediklerinin kat be kat üzerindedir be hey cahil. Kim veriyor sana bu aklı!

— Hâlâ aynı imalarla konuşuyor olmasını ancak yüzsüzlüğüyle ifade edebiliyorum. Bizim yüzümüz edebinden kızarır, edepsizliğinden değil sizin gibi. Külliyeye inşa edildiğinden bu yana bu kadar iftira ile yaklaşan sizden başka kimse olamaz. Herkesin hayran kaldığı külliyeyle ilgili bunun iftiralarını dinlemekten bıktık. Oraya ayak basmayacağını söylemişti, sonra gelmek zorunda kaldı. Gerçekleri kendi gözüyle gördü. Altın klozetlerin filan falan olmadığını medya kendilerine anlattı. Bunlar bu kadar iftira ile yetişmiş tipler.

— Kamu Özel Ortaklığı… Bay Kemal, 3. Köprü, 3 Havalimanı.. Bunlar nasıl yapılıyor öğren. Her şey cepteki parayla yapılmaz. Aslolan kaynakları çeşitlendirmek. Biz bunları kaynakları çeşitlendirerek yaptık. G20'de kamu özel ortaklığının nasıl yapıldığı bilgisini verdik. Artık Hazine ve Maliye Bakanımız iş dünyasına söylesin de bunu ona anlatsınlar.

'FİKRİ DANIŞMANLIK HİZMETİ ALMAYACAKSINIZ DEDİM'

— (Türkiye'nin McKinsey Danışmanlık şirketiden danışmanlık alması) Bir danışmanlık firması üzerinden sorduğu sorularla güya bizi köşeye sıkıştırmak istiyor. Geçen bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz. Bu zata değil ama ola ki onun hezeyanlarıyla kafası karışmış olan varsa, Türkiye bir dönem sadece ekonomisini değil her şeyini Amerika'ya teslim etmiştir. Osmanlı'nın son dönemlerinde ve cumhuriyetin ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye kendi sanayiini ve savunma altyapısını geliştirme konusunda önemli adımlar atmıştır.

— Son yaşanan hadiseler Türkiye'yi belki bir parça sarsmıştır ama asla yıkamamıştır. Bugünkü Türkiye ne 1994'ün ne 2001'in Türkiye'sidir.

'CUMHUR İTTİFAKINI BASİT BİR SEÇİM İTTİFAKI SANANLAR YANILIYOR'

— Her bozuk saat gibi bu zatın da arada bir doğru söylediği oluyor. Grup toplantısında Gazi Mustafa Kemal'in sözlerini alıntılıyor, CHP'nin ekonomik kriz bahanesiyle bugün yaptığı iş de bu. Türkiye Balkan savaşını neden kaybetti biliyor musunuz? CHP'nin bugün bayrağını taşıdığı siyasi hareket yüzünden kaybetti. Bunlar bugün CHP'dir, yol arkadaşı HDP'dir. Sorumluluklarının farkında olan partiler, milli konularda birlikte hareket etmeyi başarıyorlar. Sayın Bahçeli'ye de tekrar teşekkür ediyorum. Çünkü milli, yerli olma şuurunu yakalamak her yiğidin karı değil. Bay Kemal'in de zaten böyle bir derdi yok. Cumhur İttifakı'nı basit bir seçim ittifakı sananlar yanılıyor.

'LİSTELERDE OLMASA BİLE GÖNÜLLERDE DEVAM EDECEĞİNE İNANIYORUM'

— "Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın listelerde olmasa bile gönüllerde devam edeceğine inanıyorum. Bu ittifaka sandık ittifakı gözüyle bakmadık, bakmıyoruz. Bu ittifakı yaşatmanın yolunu arayacağız. Biz bu ittifaka hiçbir zaman sandık ittifakı gözüyle bakmadık. Bugün de öyle bakmıyoruz. Kendi adaylarımızla girdiğimiz yerlerden en azından mümkün olanlarda bu ittifakı yaşatmanın yollarını arayacağız.

— Onur, gurur ve haysiyet konusunda en son söz söyleyebilecek olanlar bu kavramları kirletmesinler.

— Ak Parti asla seçimden, sandıktan, milletimizin karşısına çıkıp hesap vermekten kolaçan bir parti olmamıştır. Ama seçim dönemlerinde zamanımızın ve enerjimizin önemli bölümünü saha çalışmalarına ayırmak durumundayız. Bu sebepten de projeler gecikebiliyor. Yönetim sistemimiz 5 yıllık bir dönemi açarak istikrarı garanti altına alıyor.

— Hizmet gerektir ama yeterli değildir. Yeterli olan gönüllere girmektir, gönülleri almaktır. Biz özellikle bunu istiyoruz. Temizlik, yol, kanalizasyon senin asli görevin ama gönül, tevazu… Onu başaracağız. Alacaksın hanımı, beyi yanına; evleri dolaşacaksın. Gönüllere gireceksin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.