Türkiye Asgari Ücrete Günlük 1,9 TL Artışla Gelecek Açısından Güven ve Umut  vermiyor!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu Türkiye’nin bir yılının daha ekonomik öngörüsüzlük nedeniyle heba edildiğini belirterek, “Tüm ülkeler 2015 yılı öngörülerinde jeopolitik ve ekonomik uluslararası riskleri göz önünde bulundururken, Türkiye’de ekonomi yönetiminin bunları göz ardı etmesi ve başarısız ekonomi politikaları nedeniyle her an risklerle karşılaşabileceğimiz bir yıla sürükleniyoruz.” dedi.

Tanrıkulu yaptığı açıklamasında; “İktidar 2014 yılında tüm enerjisini paralel yapı paranoyasıyla ve terör örgütü ile pazarlıkla geçirirken, ülke ekonomisinin 12 yılda tarumar hale gelmesini görmezden gelmiştir. Süslü ve algı yaratmaya yönelik söylemlerle ekonominin yok olmaya yüz tutmuş direnci artırılmaya çalışılmaktadır. Ancak son yıllarda kaçak saray ve diğer ihtişamlı kamu inşaatları, lüks kamu araçları alımları, harcamaları bu direnci ve itibarlarını artırmaya yetmemiştir.

İş yaşamındaki yetersiz yönetim anlayışı nedeniyle yüzlerce insanımız hayatını kaybederken, vip torpilliler elini kolunu sallayarak kamuda güzel görevlerde işbaşı yaptırılmışlardır. Yüz binlerce Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) mağduru bu ibretlik atamalar hakkında halen cevap beklerken, AKP tarafından 2015’te işe yerleşme umutları ellerinden alınmıştır.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin önümüzdeki dönemde milletimiz adına hesap sormasından korkan iktidar, hukuk sistemini alt üst ederek kendini koruma altına almaya çalışsa da, hesap vermekten kurtulamayacaktır.

Ekonomik ve sosyal barışın giderek yok olduğu 2014 yılında ülke ekonomimiz tam bir kâbus yaşamış, basiretsiz ekonomik rakamlar bir bir ortaya çıkmıştır.

İngiltere Merkezli araştırma şirketi CEBR’nin (Center for Economics and Business Research) Dünya Ekonomi Ligi Raporu’na göre, 2013’te dünyanın 17’inci büyük ekonomisi olan Türkiye 2014’te iki basamak birden düşerek 19’unculuğa gerileyecektir.

Türkiye’nin ekonomik olarak 2014 yılı sonunda geldiği duruma baktığımızda; büyümenin yavaşlaması, enerji fiyatlarındaki düşüş, yurtiçi talep daralması, dış ticaretteki değişimler gibi nedenlerle nispi azalış yaşansa da, gerçekleşen cari açık halen risk taşımaktadır. Diğer yandan borç yükü, enflasyon ve işsizlikte belirgin artışlar, büyümede ise vahim düşüş görülmektedir.

2014 yılı 3’üncü çeyrekte gerçekleşen ortalama %2,8’lik büyüme hızı, Türkiye’nin üretim ve istihdam ihtiyaçlarını karşılayamayacak düzeydedir. Türkiye 12 yıldır yürütülen, ihtiyaca cevap vermeyen büyüme modeliyle potansiyelinin altında düşük seviyelere mahkûm edilmiştir. Bu bakımdan yetersiz ve kalitesiz büyüme riski 2015 yılında da Türkiye ekonomisini zora sokacak alanlardan birisi olarak durmaktadır.

Enflasyon oranı %9,15 (Kasım 2014) ile OECD ülkeleri arasında Türkiye en yüksek seviyededir. 2015 yılı enflasyon rakamları açısından umut vermemektedir.

Ekonomiye güvende iki önemli gösterge olan biri girişimcimizin, diğeri tüketicimizin ekonomiye olan güvenini ölçen Reel Kesim ve Tüketici Güven Endeksleri düşmektedir. Reel Kesim Güven Endeksi Aralık’ta son 2 yılın en düşük değerine 101,2’ye gerilemiştir.

2013 yılı Aralık ayında 75 olan Tüketici Güven Endeksi 2014 Aralık ayında 67,7’ye gerilemiştir. Tasarruf etme ihtimali Kasım ayına göre %7 düşmüş, işsizlik beklentisi artmış durumdadır.

12 sene içerisinde işsizlik oranlarında gelişme sağlanamamıştır. Eylül 2014 itibariyle geniş tanımlı işsizlik oranı %17,5’e, işsiz sayısı 5 milyon 549 bine yükseltmiştir. Genç işsizlik oranı da Eylül 2014’te %19,1’e çıkmış durumdadır. Yani her 4 gencimizden biri işsizdir. Yüksek işsizlik sosyal risk oluşturmaya devam etmektedir.

2015 yılında da iktidara duyulan güvensizlik nedeniyle yatırımların zayıf kalması, beraberinde ülkemizde çok daha yüksek işsizlik oranlarının gerçekleşmesine neden olacaktır.

Öte yandan yaklaşık 5 milyon asgari ücretle çalışanımıza günlük 1,9 TL artışla öğün başına 1 simit ücretini dâhi çok görenler, açlık sınırının 1.232 TL, yoksulluk sınırının 4.014 TL olduğu ülkemizde bu kesimi zorlu hayat mücadelesiyle 2015’te baş başa bırakmışlardır.

Aşırı borç yükü iktidar ve yandaşları dışında Türkiye’de her kesimi sarmış durumdadır. İşletmelerde dış borçlar artarken, kârlılık oranları düşmüştür. Ticari alacak sigorta sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir kuruluşun (Euler Hermes) çalışmasına göre 2015 yılında 14.500 firmanın iflas edeceği öngörüsünde bulunulmuştur. Vatandaşımız bir bankadan aldığı krediyle, diğer bankadaki borcunu kapatmaya çalışırken faiz sarmalından kurtulamamaktadır.

2015 yılına ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı kararının belirsizliği, Avrupa’nın resesyondan çıkamaması, Çin ekonomisindeki gelişmeler ve Rusya’daki ekonomik krizin gölgesinde tedirgin girilmektedir.

Türkiye böyle bir ortamda 2015 yılında, GSYİH’nin % 27’si kadar yani 225 milyar dolar dış kaynak bulmak zorundadır. Bu da aylık 18,7 milyar dolara tekabül etmektedir. FED’in muhtemel bir faiz artırımında başta ülkemiz olmak üzere gelişmekte olan ülkelerden kaçacak para için geliştirilen bir tedbir yoktur.

Dış ticaretimizde daha şimdiden olumsuz etkisi hissedilen Ortadoğu ve Suriye’deki gelişmeler, AB ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı nedeniyle bu pazarlarda da dış ticaretimizde risk taşıyan unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda bugünden alınmış herhangi bir ekonomik tedbir de hayata geçirilmemiştir.

Türkiye ekonomisindeki dengesizlikleri ve kırılganlıkları düzeltebilmenin yolu Milliyetçi Hareket Partisi’nin önerdiği yapısal reformların biran önce hayata geçirilmesine bağlıdır.

Partimiz; “Önce birlikte daha fazla üreteceğimiz, sonra birlikte daha adil bölüşeceğimiz” insan odaklı bir model önermektedir. Piyasa ekonomisi modelinden, ülke potansiyelini ve kimliğini, üretimi ön plana çıkaran bir modele geçilmesi gerekmektedir. Daha düşük gelirli kesimlere ekonomik ve sosyal öncelik tanıyan, üretimde ileri teknolojili, inovatif yapılı bir büyüme modeli biran önce uygulamaya koyulmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi ülkemiz için çok gecikmiş olan ekonomik, sosyal ve siyasî yapısal reformları hayata geçirmeye kararlıdır. Bugünden daha güzel yarınlar için Milliyetçi Hareket Partisi tüm ekonomik ve sosyal programlarını bu güzel günlerin gerçekleşmesi için hazırlamaktadır.” diyen Tanrıkulu, 2015 yılının ülkemize, milletimize huzur ve beraberlik getirmesini dilemiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.