Türk Ocakları:Davamız Türklüğü yükseltmek ve yüceltmek

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Sakarya Şube Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Alagöz, İstanbul ve Trakya’daki Türk Ocağı Şube Başkanlarının katıldığı ‘Türk Ocakları Marmara Bölge İstişare’ toplantısı, Elmas Garden Inn Otel’de gerçekleştirildi.

Elmas Garden Inn’de gerçekleştirilen toplantıya Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Sakarya Şube Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Alagöz, Trakya ve İstanbul’daki Türk Ocağı Şube başkanları ve Türk Ocakları üyeleri katıldı.



Toplantıda konuşma yapan Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, “Türk Ocakları Türk irfanına, kültürüne ve İslam milletlerinin en önemlilerinden biri olan Türk milletinin yükselme davasına hizmeti esas almıştır. Bunu yaparken ise tefekküre, ilime ve geleceğin teminatı olan gençlere önem vermeyi esas almıştır. Türk milliyetçileri bu ocağın çatısı altında tarihten ve milletten alınan güç ve ilham ile milletin hizmetinde çalışmaktadır. Davamız yeniden Türk milletini yeniden yükseltmek ve insanlığın hizmetine Türk milletinin tarihte defalarca tecrübe ettiği medeniyeti sokmaktır” dedi.

 

Türkiye’nin iç ve dış gündeminin son birkaç yıldır büyük ölçüde birbiriyle ilişkili olduğunu söyleyen Öz, “Türkiye’nin iç ve dış gündeminin son birkaç yıldır büyük ölçüde birbiriyle ilişkili bir iki konu etrafında dönüyor. Asıl konu çok önemli, birisi Suriye meselesi, öbürü çözüm süreci denilen süreçtir. Diğer pek çok mesele bunların gölgesinde ele alınıyor. Bu konuyla ilgili açıklamalarımızı daha önceden yaptığımız için ben bunları tekrardan açıklamayacağım. Ancak bir hususun altını sürekli çizmemiz gerekiyor, Suriye meselesi tek başına bir Suriye meselesi değil. Orta Doğu ve dünyayı dizayn etmeye çalışan güçlerin, bu güç mücadelesinin yeni bir safhasında ortaya çıkan bir mücadeledir” diye konuştu.

 

Türkiye bağımsız dengeleri gözeten her halükarda Türk İslam aleminin çıkarlarını ön planda tutan, sağlam bir strateji takip etmekte olduğunu söyleyen Öz, “Çözüm süreci denilen süreçle ilgili olarak baştan beri söylediğimiz şeyleri hepiniz biliyorsunuz. Türkiye etnik ve köken ayrımı yapmadan bütün yurttaşlarına sıcak bir yaklaşım göstermelidir. Etnik siyasi haklar elde etmek adı altında yarışa sokarak Türkçe ve Zazaca konuşan yurttaşlarımız arasında ayrılık psikolojisini kışkırtarak olamaz. Türkiye bu takip edilen politika ile ben korkarım ki bizim devletine, milletine bağlı Kürtçe konuşan, Zazaca konuşan yurttaşlarımız arasında da adeta bir rekabet ortamı oluşturma durumuna gelebilir” şeklinde konuştu.

 

Bu milletin ve medeniyetin birleştirici dilinin Türkçe olduğunu belirten Öz, “Türk Ocakları olarak ısrarla diyoruz ki, bu topraklarda Türklük kuşatıcı bir kimliktir, bir medeniyet kimliğidir. Bu medeniyetin birleştirici dili de Türkçedir. Türk milletini oluşturan, bizim, 'Biz hep birlikte biz Türk milletiyiz' dediğimiz o unsurların içerisine giren her unsur azizdir. Bu unsurların bir kısmının farklı ana dilleri olabilir ancak bu milletin dili Türkçedir. Farklı ana dilleri olanların ana dillerinin önlerindeki engeller zaten kaldırılmıştır. Bunların kullanılması, öğrenilmesi veya öğretilmesinin önünde hiçbir engel yoktur ancak eğitim dili, öğretim dili ve genel olarak devlet dili tektir. Siz bir millet iseniz, siz bir devlet iseniz bunun aksi kesinlikle düşünülemez. Onun için çözüm paketi ya da demokratikleşme paketi denilen, aslında içinde demokratikleşme ile ilgili belki çok fazla bir şey olmayan bir iki konu dışında, özel okullarda Türkçeden başka dil eğitiminin önü açılmıştır, bu son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. Eğer biz tek devlet, tek millet, tek bayrak diyorsak aynı zamanda resmi dil, eğitim dili ve özellikle devlet dili olarak da tek dil esasını kesinlikle korumamız gerekir” ifadelerini kullandı.

 

Türklük ile ilgili sembollerin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin inkar ve reddinin giderek arttığını söyleyen Başkan Öz, “Etnik bölücüleri tatmin için Türklük ile ilgili sembollerin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin inkar ve reddi giderek yaygınlaşmaktadır, bunu üzülerek söylüyorum. Andımız'ın kaldırılması, devlet iş hanlarından T.C. ibaresinin kaldırılması, Diyarbakır’da bir üst geçitteki tabelanın indirilmesi, bütün bunlar aslında bu topraklardan Türklüğün tasfiye edilmesini isteyen Haçlıları sevindirir çünkü Haçlılar 11’inci yüzyılın sonlarında bu vatanı Türkiye yapan atalarımıza, ceddimize karşı Haçlı Seferlerini yaptılar. Peki Türklüğün tasfiyesi, inkarı Türk İslam aleminin hayrına mıdır? Bu şuur ortadan kaldırılırsa İslam dünyası zarar görür, bunu iyi düşünmek lazım” şeklinde konuştu.

 

Öz, son günlerde ülke gündeminde büyük bir yer kaplayan dershaneler konusunda ise şunları söyledi:“Esasen bu Türkiye’nin kronik meselelerinden birisi olan eğitim meselesidir. Genel merkezde arkadaşlarımızı bu konuyla ilgili olarak görevlendirdik, en kısa zamanda bir rapor hazırlayarak kamuoyunun gündemine görüşlerimizi sunacağız. Bu konu bir eğitim meselesidir, pedagojik yönü çok önemlidir, aileleri ilgilendiren yönü vardır, yani çok boyutlu bir meseledir. Adeta bir güç ve hakimiyet mücadelesinin aracı olarak gündeme gelmiştir, o şekilde tartışılmaktadır, yani bir iktidar mücadelesinin parçası gibi olmuştur. Onun için buradan sağlıklı bir çözüm çıkarmak çok kolay olmayacaktır. Bunun her türlü siyasetten uzak, milletin birliği, devletin bekası dışında eğitim boyutuyla, istihdam boyutuyla, ailelerin ekonomik durumu yönüyle, her yönüyle çok sağlıklı bir zeminde tartışılması lazım, aksi halde çözülmez bir kör düğüm haline gelir. Onun için biz Türk Ocakları olarak ciddi bir toplumsal mutabakat ile çözülmesinin sağlıklı olacağını düşünüyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huri 4 yıl önce

Bu gazeteyi tesadüfen buldum bundan sonra her gün okuyacagim insallah. Muhalif TV, gazete bulmak neredeyse güclesiyor. RTE tarafindan, Türklügün ayaklar altina alindigi, PKK'lilarla gelin güvey olundugu bu günlerde danimarkada yasayan bir sakaryali olarak bu faliyetleriniz gurur verici. Dualarimla büyük basarilar diliyorum. NE MUTLU TÜRKÜM DÍYENE

Avatar
mustafa kaykaç 4 yıl önce

gerek yok zaten dünya milletler arasındaki yeri belli.sadece tanıtınız,yaşayınız,yaşatınız yeterli...