Türk halkı, resmi verilere göre de ekonomik açıdan perişan durumda.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), AKP Hükümeti’nin 11 yıllık iktidarında Türk halkını perperişan ettiğini rakamlarla ortaya koydu. TÜİK; 2012’de Türkiye’de en yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasında 8 kat gelir farkı olduğunu açıkladı. TÜİK, “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2012” verilerini yayımladı. Buna göre, geçen yıl en yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasındaki gelir farkı 8 kat çıktı. Bu fark bir önceki yıl da 8 kat olmuştu. Geçen yıl, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik son gruptakiler, toplam gelirden yüzde 46.6 pay alırken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5.9 oldu. İkinci en yoksul yüzde 20’lik kesim yüzde 10.6; üçüncü yüzde 20’lik dilim yüzde 15.3; dördüncü yüzde 20’lik kesim ise yüzde 20.7 pay aldı. Gelir dilimlerinde geçen seneye göre olumlu yönde gelişme olmadı. 

En zengin İstanbul 

Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 26 bin 577 lira iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 11 bin 859 lira oldu. İstanbul Bölgesi 16 bin 126 lira ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumunda iken, bunu 14 bin 160 lira ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izledi. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 bin 870 lira ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu. 

TÜİK’in yoksulluk sınırı, gerçekte açlık sınırı! 

TÜİK araştırmasına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, nüfusun yüzde 16.3’ü yoksulluk riski altında. Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı ise yüzde 16 olarak gerçekleşti. 

Ancak TÜİK’in açıkladığı yoksulluk sınırı, işçi ve memur sendikalarının açıkladığı verilere göre ‘açlık sınırı’na denk geliyor. Sendikalar, her ay ‘yoksulluk sınırı’nı 3100 - 3600 TL arasında açıklıyor. Bu veri dikkate alındığında Türk halkının yaklaşık yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında ulunuyor. 

 Evlerin çoğu sağlıksız, vatandaşlar borç içinde

• Vatandaşlar içinde kendine ait konutta oturanların oranı yüzde 60.6 oldu.

• Yüzde 40.6’sı konutunda ‘sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vesaire’ sorunlar olduğunu beyan etti.

• Yüzde 46.6’sı oturduğu konutta ‘yalıtımdan dolayı ısınma sorunu’ yaşadı.

• Yüzde 61.3’ü hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) olduğunu beyan etti.

Nüfusun yüzde 85.9’u ‘evden uzakta bir haftalık tatili’, yüzde 61,8’i ‘beklenmedik harcamalarını’ ve yüzde 78,8’i ‘yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını’ ekonomik nedenlerle karşılayamıyor. 

Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan ‘maddi mahrumiyet’ 2012 yılında yüzde 59.2 olarak hesaplandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.