Türk Büro Sen:Yandaş sendikalara üye olmayanlara ayrımcılık uygulanıyor

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, siyasi iktidarın, memurları sadece ücret noktasında mağdur etmekle kalmadığını belirterek, "Memurun iş güvencesine göz dikildi. 11 yıldır kamuda iktidar yandaşı sendikalara üye olmayanlar ayrımcılığa ve zulme uğramaktadırlar" dedi.
Türk Büro-Sen'in 2014 Yılı Şube Başkanları, İl/İlçe Temsilcileri Eğitim ve İstişare Toplantısı, Antalya'da gerçekleştirildi. Yokuş, toplantıda yaptığı konuşmada, 11 yıldır kamuda "iktidar yandaşı" sendikalara üye olmayanların ayrımcılığa ve zulme uğradığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Siyasi iktidar, memurlarımızı sadece ücret noktasında mağdur etmekle kalmamış, memurun iş güvencesine göz dikmiştir. Atama yükselme yönetmeliğinde müdür, şube müdürü, merkez müdürü, müdür yardımcısı, ilçe müdürü gibi kadrolara atanmak için yazılı sınavın yanına, sözlü sınav getirdiler. Yetmedi sözlü sınava girecek aday sayısını da 5 katına çıkardılar. Neden biliyor musunuz? Yandaşlarını ancak bu şekilde yerleştirebilirler. Yine mahkemeler, idarenin tasarrufu ile yeri değiştirilen, unvanı elinden alınan memurun, idaresinin savunmasını almadan yürütmeyi durdurma kararı alamayacak. Ayrıca, davayı kazanan memur da eski görevine dönemeyecekti. Bu zorunluluk yeni düzenleme ile kalktı. Memurlar artık istediği yere atama yapabilecek."

-"BAŞBAKAN İNSANLARI KUTUPLARA AYIRIYOR, YAZIKLAR OLSUN"-

AK Parti hükümetinin, "paralel" bir devlet yapılanmasından yakındığını kaydeden Yokuş, şunları ekledi:
"11 yıldır ele ele ülkeyi yönetiyordunuz. Şimdi ne oldu da paralel devlet ortaya çıktı? Böyle bir yapı vardı da bugüne kadar niye tasfiye edilmedi? Hükümet yaptığı yolsuzlukları örtmek için her türlü çabayı harcıyor ve hukuku alenen çiğniyor. Başbakan, insanları ötekileştiriyor, bölüyor ve kutuplara ayırıyor. Bu gidiş tehlikelidir. Miting meydanlarında Rabia için gözyaşı döktü. 14 yaşında hayatını kaybeden evladımız için bir başsağlığı bile dilemedi. Bunu yapamayan Başbakan'a yazıklar olsun. Rabia da bizim, Berkin de bizim, Burak Can da bizim evladımızdır. Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz diyordular. Şimdi ne oldu? Bu millete izah etmek zorundalar. Başbakan, medyaya müdahalesi ile sivil toplum örgütlerini tehdit etmesiyle Anayasa'ya aykırı düzenlemelerle hukuku katlediyor. Türkiye bu sebepten itibar kaybediyor. Başbakan ve avanesi Türkiye'yi muz Cumhuriyeti'ne çevirmek istiyor. "Benim çocuğuma dokunamazsın' anlayışıyla yönetilen cumhuriyet olabilir mi? Böyle bir Başbakan'ı içimize sindiremeyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeniden kimliğine kavuşmalıdır." (ANKA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.