Tuğrul Türkeş\'ten Reyhanlı değerlendirmesi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş, muhtemelen Reyhanlı saldırısından da sorumlu olan El Nusra'ya yani Suriye'nin El Kaide ayağı olan örgüte eleman temin eden bir hücrenin "halkın ihbarıyla" çökertildiği iddialarına değinerek "AKP Hükümeti, uluslararası camiada terör listesinin başında gelen El Kaide'ye karşı izlenmesi gereken tavizsiz yöntemden açıkça vazgeçmiş ve hem ülkemizin, hem de uluslararası topluluğun emniyetini sıradan vatandaşın ihbar olasılığına bağlamıştır. Bilinmelidir ki, toplumda AKP Hükümeti'nin radikalleşmesiyle alakalı duyulan kuşkular da bu vesileyle artmakta ve geçerlilik kazanmaktadır" dedi. ANKARA(ANKA) - MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş, muhtemelen Reyhanlı saldırısından da sorumlu olan El Nusra'ya yani Suriye'nin El Kaide ayağı olan örgüte eleman temin eden bir hücrenin "halkın ihbarıyla" çökertildiği iddialarına değinerek "AKP Hükümeti, uluslararası camiada terör listesinin başında gelen El Kaide'ye karşı izlenmesi gereken tavizsiz yöntemden açıkça vazgeçmiş ve hem ülkemizin, hem de uluslararası topluluğun emniyetini sıradan vatandaşın ihbar olasılığına bağlamıştır. Bilinmelidir ki, toplumda AKP Hükümeti'nin radikalleşmesiyle alakalı duyulan kuşkular da bu vesileyle artmakta ve geçerlilik kazanmaktadır" dedi.
Türkeş, üzerinden bir hafta geçen Reyhanlı saldırısını yedinci gününde değerlendirdi. Saldırının El Muhaberat'a mal edilmesiyle birlikte merkez medyada konuşlanan propagandistlerin derhal harekete geçtiğini ve söz konusu iddiayı destekleyici mahiyette yayın yapmaya başladıklarını belirten Türkeş, "Ne var ki, getirilen yayın yasağı fısıltıyı ve dedikoduyu tetiklemiş, nihayetinde tarih öncesinden kalma bazı aşırı sol örgütlerin isimleri de zikredilmiştir" dedi.
Geçtiğimiz günlerde Hükümet'e yakınlığıyla tanınan bir basın kuruluşunda "görevli" bir gazetecinin, ulusal bir televizyon kanalına çıkarak -Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca getirilen yayın yasağını da delici bir tarzda- bölgedeki bazı olmamış olayları gerçekmiş gibi yansıtarak bölge insanını zan altında bırakıcı beyanlarda bulunduğunu iddia eden Türkeş, "Yapılan yakıştırmaların çirkinliği ve ithamların ağırlığı insanı hayretler içerisinde bırakan cinstendir. Söz konusu zatın şuursuz ifade tarzı hiçbir özgürlük ölçüsüyle izah edilemez. Meselenin belki de en acı yanı ise, hiçbir ciddi kuruluş ve/veya resmî kurum tarafından teyit edilmemiş olmasına rağmen, bu bilgi kirliliğinin toplumda inandırıcılığını yitirmiş bazı kiralık kalemler tarafından anında mürekkebe dökülmüş, desteklenmiş ve yayılmış olmasıdır" dedi.
Hükümet yetkililerinin "siyasetçi siyaseti" üslûbunu aşamayan demeçlerinin, bu tip dezenformasyon meraklılarına cesaret verdiğini ve zaten son derece hassas olan meseleyi daha da karmaşıklaştırdığını anlatan Türkeş şöyle dedi:
"Reyhanlı'daki terör eylemi, yarattığı bilanço açısından Cumhuriyet tarihimizin en kanlı ve en vahim eylemidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Güney sınırında asayiş kaybolmuş, Hükümet'in Suriye'li sığınmacılara yönelik kurguladığı siyaset iflas etmiş ve milletimizin başına korkunç bir bela açmıştır. AKP, saplandığı çaresizlik bataklığında, kaybettiği meşruiyetini zamanında tasfiye edilmiş örgütleri yeniden hayata döndürerek geri kazanmaya çalışmaktadır. İktidarı AKP'ye devrettiğimizde ne Hizbullah, ne DHKP-C, ne de Acilciler kalmıştı - yoktu. PKK terörünün de ayrıca kökü kazınmıştı. Ne hazindir ki, bugün gelinen noktada, Türk milleti geçmişin hortlaklarıyla yeniden yüz yüze getirilmiştir. AKP marifetiyle aşırı sol ve köktenci örgütler istedikleri gibi gündem yaratabilmektedirler. Gidişat doğru değildir ve endişe vericidir. Son verilerin ışığında, Suriye'de muhalifler arasında yer alan El Kaide terör ağının eleman ve lojistik temini noktasında ülkemizi bir ikmal üssüne dönüştürdüğü gözler önüne serilmiştir. Hükümet'in bu meseleye ilişkin sessizliğini ve hareketsizliğini anlamak fevkalade güçtür."
Basının Suriye'nin El Kaide ayağı olan örgüte (yani, muhtemelen Reyhanlı saldırısından da sorumlu olan El Nusra'ya) eleman temin eden bir hücrenin emniyet güçlerinin yerinde müdahalesiyle çökertildiğini yazdığını belirten Türkeş, "AKP Hükümeti, uluslararası camiada terör listesinin başında gelen El Kaide'ye karşı izlenmesi gereken tavizsiz yöntemden açıkça vazgeçmiş ve hem ülkemizin, hem de uluslararası topluluğun emniyetini sıradan vatandaşın ihbar olasılığına bağlamıştır. Bilinmelidir ki, toplumda AKP Hükümeti'nin radikalleşmesiyle alakalı duyulan kuşkular da bu vesileyle artmakta ve geçerlilik kazanmaktadır" dedi.
Yıldırım Tuğrul Türkeş, MHP'nin, Hükümet ve kamuoyunu şekillendirmek için görevlendirilen sözde "hümanist" solcu ve yıkıcı liberal takımının ortaklaşa tesis etmeye çalıştıkları tek-tip düşüncenin diktası karşısında suskunluğu seçenlerden olmadığını ve olmayacağını kaydetti ve "Söz konusu milletimizin selameti ve demokrasimizin seyri olduğunda, Milliyetçi Hareket Partisi, AKP'nin propaganda makinesine rağmen, doğruları dillendirmeye, sorumluluk almaya ve görüşlerini milletimizle paylaşmaya devam edecektir" dedi. (ANKA)
(ORH/HF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.