Topbaş’a 400 milyon dolarlık dava

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 173.5 milyon dolara Gülermak-Doğuş grubuna ihale edilen “Otogar-Bağcılar” hafif metro projesine, “Bağcılar-Başakşehir-Olimpiyat köyü” metro projesini keşif artışı yoluyla eklemledi.

1.2 milyar dolar ek maliyet yaratan ve yüklenici firmaya ihalesiz bir şekilde verilen 1.355 milyar dolarlık metro projesiyle ilgili Topbaş hakkında “kamuyu 400 milyon dolar zarara uğrattığı” ve “yüklenici firmaya haksız menfaat sağladığı” iddiasıyla dava açıldı.

VALİLİKTEN SUÇ DUYURUSU

Taraf’tan Aysun Yazıcı’nın haberine göre, Kadir Topbaş’ın milyar dolarlık usulsüz işlem yapmakla suçlanmasına sebep olan ve skandalların yaşandığı dava süreci şöyle gelişti: Metro ihalelerinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin Cumhurbaşkanlığı’na bir bildirimde bulunuldu.

İçişleri Bakanlığı‘nın talimatıyla İstanbul Valiliği’nce yaptırılan inceleme sonucunda usulsüzlük tespit edildi. Bu tespit üzerinde, Valilik tarafından, aralarında Kadir Topbaş’ın da olduğu isimler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

DANIŞTAY’DAN İZİN

Skandallara sebep olan süreç bundan sonra başladı. Soruşturma başlatan savcılık, Kadir Topbaş hakkında inceleme yapabilmek için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlığın iki kez inceleme ve soruşturma izni vermemesi üzerine Danıştay’a yapılan itirazlar sonucunda bu kararlar kaldırıldı.

Danıştay da, Topbaş hakkında soruşturma yapılması gerektiğini belirtti. Danıştay kararında, “Bedeli bir milyar Amerikan dolarını aşan maliyetle raylı sistem hattının Bağcılar’dan Başak Konutları’na kadar yaklaşık 17 kilometre uzatılması ve Olimpiyat Köyü bağlantısının yaptırılması işi için ayrı ihale yaptırılması gerekirken, mevzuata aykırı olarak rekabet ve yarışma koşullarını ortadan kaldıracak şekilde bir önceki ihaleyi alan ortak girişim grubuna ihalesiz verildiği ve söz konusu işin ihalesiz olarak yaptırılmaması nedeniyle kamunun zarara uğratılmasına sebep olunduğu anlaşılmıştır” dendi.

İFADEYE GİTMEDİ

Bu karar üzerine Topbaş hakkında savcılık soruşturma başlattı. Ancak bu sefer de Topbaş’ın ifade krizi patlak verdi. Topbaş savcılığın çağrılarına rağmen ifade vermeye gitmedi.

Bunun üzerine savcılık, Topbaş’ın Mülkiye Başmüfettişi’ne verdiği ifadeyi dikkate alarak soruşturmayı tamamladı. 12 Şubat 2013’te tamamlanan iddianameyle Topbaş hakkında “Görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

ZORLA GETİRME KARARI

Skandallar krizi dava aşamasında zirveye ulaştı. Açılan dava kapsamında mahkeme, Topbaş’ın ifadesini almak istedi. Ancak Topbaş duruşmalara gelmedi. Bu sefer mahkeme, “İki celse arasında, günsüz olarak, istediği zaman ifade versin” diye karar çıkarttı.

Topbaş yine ifade vermedi. Bunun üzerine mahkeme Topbaş hakkında “zorla getirme kararı” çıkarttı. Mahkeme, Temmuz 2013’te “Zorla getirilmesine karar verilen sanık Kadir Topbaş’ın duruşma için muayyen olan günde zorla getirilmesi için müzekkeredir” diyerek zorla getirme kararını yazdı.

ARJANTİN’E GİTTİ

Zorla getirme kararı Eylül 2013 başında Emniyet’e ulaştığında, Topbaş, dönemin Başbakanı Erdoğan’la birlikte olimpiyatların İstanbul’da yapılması için Arjantin’e “kulis” yapmaya gitti. Karar doğrultusunda ise polisler Ekim ayında, Topbaş’ın kapısını çaldı. Topbaş’ın evine giden polisler, Topbaş’ı komşularına bile sordu. Komşular Topbaş’ın, o adreste oturduğunu teyit etti.

İki günlük çalışma sonucunda polisler tuttuğu tutanakta, “Adı geçenin belirtilen adreste bulunabileceğini bina sakinleri beyan etmiş, bunun üzerine belirtilen adreste adı geçen şahsın Şenlikköy Polis Merkez Amirliği’ne gelmesi gerektiği hususunda yazı bırakılmış ancak adı geçen şahıs merkezimize gelmemiş, belirtilen adrese defalarca gidilmesine rağmen, adresinde temin edilememiştir” ifadelerini kullandı. Tutanak mahkemeye gönderildi.

TOPBAŞ: SORUMLULUĞUM YOK

Bu kararın ardından Topbaş, Ekim 2013’te ifade vermek üzere adliyeye geldi. Özel duruşmada ifade veren Topbaş, yedi sayfalık yazılı savunmasında beraatını istedi.

Savunmada suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Topbaş, Danıştay’ın eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, söz konusu uzatma işinin ana ihaleyle birlikte ihale edilmiş olduğunu, ikinci defa ihale yapılmasına gerek olmadığını belirtti. Topbaş ayrıca, ana ihale ve uzatma işlemine yönelik encümen kararlarında imzası olmasına rağmen, olayda kendi sorumluluğu olmadığını iddia etti.

Topbaş ifadesinde, “Bu yapım işinde sorumluluk İETT’ye aittir. Belediye başkanı olarak bu işte görev, yetki ve sorumluluğum bulunmamaktadır. Üst yönetici bile olmadığım bir kuruluşta yapılan ihaleyle ilgili hukuki bir sorumluluğum mevcut değildir” dedi.


Taraf

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.