\'Tencere- tava çalın, çimin...\'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Uluborlu İlçesi'nde bir kahvehanede vatandaşlarla bir araya geldi. Burada halka seslenen Devlet Bahçeli, hepimizin aziz Türk milletinin evlatları olduğumuzu ve Türkiye'nin demokrasiyle yönetildiğini söyledi. Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından birinin siyasi partiler olduğunu kaydeden Devlet Bahçeli, "Dolayısıyla milletimizin aziz evlatları var olan siyasi partileri tercih ederek veya kurarak hizmet etmeyi düşünür. O bakımdan bütün siyasi partilerimizin mensupları bu çerçevede düşünmeli, değerlendirmeleri dikkate almalıdır" dedi. 
 
ZAMAN OLUR İKTİDAR ZAMAN OLUR MUHALEFET 
 
Devlet Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti: "Zaman olur iktidar partisinin mensubu olabilirsiniz, zaman olur bir muhalefet partisini temsil etmiş olabilirsiniz. Ama gün gelir temsil ettiğiniz muhalefet iktidar olabilir. Bütün amaç ülkemizi huzur, güven, barış içerisinde yönetmek ve ülkemizde işsizimizi, açımızı, borçlumuzu, herkesin sorunlarını çözerek müreffeh bir toplum haline gelmektir. Bütün siyasi partilerimizin amacı en azından böyledir, programlarında bu yazar. O bakımdan tüm siyasi partilerimize iyi niyetle yaklaşmak lazım. Ama iyi niyetle de yaklaşırken uygulamaları iktidarda ve muhalefet olarak ne gibi anlayışa, uygulamalara sahip olduğunu da iyi tespit etmek, iyi takip etmek lazım."
 
ZAFER SARHOŞLUĞU
 
Ülkenin 10 yılı aşkın süredir Ak Parti tarafından yönetildiğini belirten Devlet Bahçeli, yakın siyasi tarihimizde mecliste çok sayıda milletvekiliyle uzun süreli iktidar olan partilerin çok nadir olduğunu söyledi. Bunlardan birinin Ak Parti olduğunu anlatan Bahçeli, şöyle devam etti: "AKP, halktan aldığımız desteği yok farz ederek, halkın kendisine verdiği desteği öne çıkartarak ülkeyi yönetmeyi yeğlemekte ve her konuda 'bu millet bana yüzde 51'i verdi, ben istediğim her şeyi yapabilirim' demektedir. Öncelikle bu zafer sarhoşluğunu hoşgörüyle karşılamış olabiliriz. Ama aradan geçen süre içerisinde gelişen olayları incelediğimiz vakit, artık başta AKP'ye oy vermiş vatandaşlarımız olmak üzere bu yönetimi gözden geçirme ihtiyacının ortaya çıktığına inanmalıyız. Şu an Türkiye'miz bölünmenin eşiğindedir. Şu an Türkiye bir savaşın eşiğindedir. Şu an milletimiz sosyal şiddetin, cinayetlerin, kadınlara haksız muamelelerin, güvenin olmadığı bir ülke görünümündedir. Ama bütün bunlara rağmen sayın Başbakan 16-17 yandaş televizyonla her konuda milletin huzuruna çıkıyor, gerçekleri saklayarak, bildiğini okumaya çalışıyor. Ve ölçü de kaçıyor aziz vatandaşlarım. Gençlerden bazıları üniversitesinin ortasından yol gitmesine tepki olarak 'bu yolun bulunduğu yerde de üniversitenin ormanı vardır. E bu ormanları kestirmeyelim, yolu da başka yerden götürün' diye bir tepki ortaya koyduğu vakit, 'eğer ormanda yaşamak istiyorsanız, ormana gidiniz' diyor. Halbuki sayın Başbakan 10 yıllık tecrübenle bu genç kardeşlerimizi ikna et, yanına büyükşehir belediye başkanını al, danışmanlarını al, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne git. Orada, bu yol buradan geçerse ne gibi faydası olur, bu yol buradan geçerken kaç tane ağaç kesilir, bu ağaçların yerine nerelere ağaç dikebilirsiniz, bunları anlat. Gençliği, yani milletimin geleceği olan gençliği muhatap al, ona saygı duy." 
 
TAVA ÇALAN HANIMEFENDİLERİ KINAMA 
 
Başbakana, "Bazı öfkeleri, tepkileri dile getiren, eline tava alarak çalan hanımefendileri kınama" diye seslenen Bahçeli, "Ne yapsın hanımefendiler evde tavadan başka, kaşıktan başka ne alacak eline, silah mı alacak? Bunlardan dolayı iş zıvanadan çıkıyor. Türkiye iyiye gitmiyor. Yarın çok daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalırız" dedi. 
 
HAKKARİ'DE DEVLET YOK 
 
Bugün Hakkari'de devlet olmadığını belirten Devlet Bahçeli, "Kaymakam, vali yerinde oturuyor. Hiçbir şey yapamıyor. 15 kişi çıkmış esnaftan vergi topluyor. 20 kişi bir araya gelmiş kolluk görevi yapıyor, geleni gideni kontrol ediyor. O zaman soruyor, 'nerede bu devlet', devlet yok. Ama Oslo'dan bu yana PKK'yla anlaşma süreci başlatılmış ve İmralı canisi denen vatan haini neredeyse liderlerin üzerine çıkartılmış. Buna artık bir dur demenin zamanı geliyor. Dur demeyi demokrasi içerisinde yapalım. Demokrasi içerisinde bir siyasi iktidarı durdurmak, uyarmak gerekiyorsa görevden almak bu demokrasinin içerisindeki bir müesseseyle mümkündür. O müessesinin adı da seçimdir. En yakın seçim 30 Mart 2014'tedir. Bu önemli bir dönüm noktasıdır" dedi. 
 
SUYUN KARŞISINA GEÇİP ÇİMMEK İSTİYORSANIZ ÇİMİN 
 
Bu seçimin 28 Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı ve 2015'te 25'inci dönem milletvekilliği seçimleri olacağını aktaran Bahçeli, başta AK Partililer olmak üzere bu milletin uyandığını, uyanan bir milletin iktidarı yanlışlardan dolayı uyardığını gösteren bir siyasi tercihi ortaya konulmasını istedi. Devlet Bahçeli, "Yani Recep Tayyip Erdoğan böbürlenerek, uluslararası ilişkilerde bulduğu desteklerle iktidarın tüm imkanlarını seferber ederek, dayakla, sopayla, suyla, gazla milleti yönetmeye çalışan bir iktidara milletim diyor ki, 'oyumla sana cevap veriyorum.' İşte bu anlayışla hepinizi 30 Mart 2014'de yapılacak mahalli idari seçimlerinde sandığa gitmenizi istiyorum. Vatandaşlık görevinizi yapın. Tencere tavayı yine çalın, o sizin bileceğiniz iş, suyun karşısına geçip çimmek istiyorsanız çimin. O da sizin bileceğiniz iş. Gazla kovalanmak istiyorsanız kovalanın, o da sizin bileceğiniz iş, ama vatandaş olarak sandığa gidin, sandıktan çıkan AKP'yi sandığın içine gömün" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.