TBMM Genel Kurulu'nda mükerrer oy tartışması

 Vekaletleri okuyan Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, "Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yerine Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın yerine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun yerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yerine Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır'ın yerine Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın yerine Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz vekâleten oy kullanacaklardır." dedi.
 
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Sizin vekâleten oy verenlerle ilgili yaptığınız açıklamada Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli'nin oy kullanacağını yazıyor ama burada Ömer Çelik yerine Veysel Eroğlu'nun oy kullandığı görülüyor. Burada divanın hazırladığı oy pusulasında Veysel Eroğlu'nun oy kullandığı yazıyor. Mükerrerlikle değil, vekâletle ilgili problem var. Kime vekâlet vermişse o kullanır." şeklinde konuştu.
 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli ise "Bir tane oy kullandım. Kendime kullandım." diye konuştu. Vural da, "İstifa, istifa, Hükûmet istifa etsin." şeklinde konuştu. Ekonomi eski Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın Yüce Divan'a sevk edilmemesine karar verilmesinin ardından birleşime 15 dakika ara verildi.
 
Aranın ardından tekrar söz alan Oktay Vural, "Sayın Başkanım, öncelikli olarak siz, Parlamento'ya vekâleten oy kullanacaklarla ilgili bir bildirimde bulundunuz. Bu bildirimle birlikte, şuradaki hazırun cetvelindeki bu vekâletlerle oy kullanacaklar ancak oy kullanabilir. Bu durumda, sizin, herhâlde, makamınızda Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli'nin oy kullanacağına ilişkin bir vekâletin olması gerekiyordu. Var mı, yok mu? Var. Bu durumda, varsa bu oylamayla ilgili bunun dışında bir oy kullanılması kesinlikle doğru değildir, Veysel Eroğlu'nun kullandığı oy doğru değildir. Bu bakımdan, bununla ilgili, oylamayla ilgili bir netice hasıl olmadan kararınızı bildirmeniz de doğru olmamıştır. İkinci husus da: Açıklamanızda 264 milletvekilinin, Yüce Divana sevk edilmesiyle ilgili şeye ret verdiğini ifade ettiniz. Bu irade, Komisyon raporunun -276'yı bulamadığı için- aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından reddedildiğini ortaya koyar. Dolayısıyla, reddedilmiş bir Komisyon iradesi vardır Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, bunu bu şekilde ifade etmek istiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu Komisyon raporunun Yüce Divana sevk etmeme yönündeki iradesine destek olmamıştır, bu açık bir şekilde bu Komisyon raporunun Türkiye Büyük Millet Meclisini tatmin etmediğini, rüşvet ve yolsuzluk konusundaki iradesinin açık olduğunu gayet net bir şekilde ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
 
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise "Vekâleten oy kullanma konusuna ilişkin olarak bir itiraz ortaya konuldu, bu itiraz sonuçlandırılmadan siz oylamanın sonucunu açıkladınız, bu doğru olmadı Sayın Başkan. Vekâleten oy verilen sayın bakan, vekâlet veren kişi adına oy kullanmış değil, onun yerine bir başka sayın bakan oy kullanmıştır. Bu oyun normal olarak geçerli sayılmaması gerekir, sizin bu konuda bir açıklamanız olmadı. İkinci olarak söyleyeceğim konu şudur: Yüce Divana sevk oylamalarında Yüce Divana sevk önergesinin kabul edilebilmesi için 276 oyun olması gerekir. Yapılan oylama sonucunda her ne kadar sevk yönünde 276 oy çıkmamış ise de raporun reddedilmesi yönünde Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğu olan 276 oyun da çıkmadığı görülmektedir. Bu şunu göstermektedir; Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna mensup olan bir kısım milletvekili arkadaşlarımızın Yüce Divan'a sevk yönünde oy kullandığı ya da bu oylamanın içine sinmemesi gerekçesiyle oylamaya katılmadığı, bunlar ortaya çıkmaktadır. Yani Meclis soruşturma komisyonu raporu Genel Kurul tarafından kabul edilmemiştir, irade bu yöndedir, bunu Genel Kurul'un bilgisine sunuyorum efendim." diye konuştu.
 
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da, "Öncelikle tabii yanlış bir ifade kullanıldı. Burada oylanan soruşturma komisyonu raporu değil, dolayısıyla soruşturma komisyonu raporu oylanmamıştır. Oylanan buna karşı verilen önergedir, önerge oylanmıştır ve Genel Kurul tarafından da reddedilen bir önergedir, birincisi bu. İkincisi, genel vekâletnameye dayalı olarak bir bakan en fazla bir bakan için vekâlet kullanır, bunda da herhangi bir mahsur yoktur. Bir bakan adına bir bakan arkadaşımız vekâlet kullanmıştır, bir problem yoktur. Burada da oylanan dediğim gibi, soruşturma komisyonu raporu değil -bunu düzeltiyorum- oylanan önergedir, önerge de reddedilmiştir." dedi.
 
Ayşenur Bahçekapılı ise "Mükerrer oy olsa ortaya zaten çıkardı, biraz önce söylediğim bu örtüşme sağlanamazdı. Bakanların kendisinden başka ancak bir diğer bakan yerine oy kullanacağı hepimizin malumudur ve bu açıklamam da, her yasama yılının başında genel vekâletname de bu yöndedir. Biz vekâletnameleri yazılı olarak Divana şu açıdan almaktayız: Bir bakanın bir bakandan başka, iki bakana, üç bakana oy kullanıp kullanmadığını ölçmek için bu şeyleri alıyoruz, ayrıca vekâletnameleri alıyoruz. Şimdi, bu oy pusulalarıyla imzalar arasında örtüşme vardır, mükerrer oy yoktur, kâtip üyelerin beyanına göre ben de bu durumu açıkladım." ifadelerini kullandı.
 
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Biraz önce yapılmış olan gizli oylamada, burada olmayan bir sayın bakan yerine yetkisi olmamasına rağmen vekaleten bir başka bakan tarafından oy kullanılmış olmasını biz kabul edilemez buluyoruz. Zaten, mevcut Soruşturma Komisyonunun hem çalışma şekli hem ortaya koymuş olduğu yöntem hem de Genel Kurulda bu konunun ele alınış şekli kamuoyu tarafından vicdanları rahatlatmayacak bir şekilde cereyan etti. Şimdi burada oylamayla ilgili de usule uygun olmayan ve aslında, İç Tüzük'ü de bir anlamda ihlal anlamına gelen bir durum söz konusu. Dolayısıyla, burada sizin yapmış olduğunuz açıklamayı da biz yetersiz görüyoruz. Bu sayın bakanın kullanmış olduğu oy iptal edildikten sonra sonuçların değerlendirilmesi ve ona göre Genel Kurula bir açıklama yapılması gerekirdi. Bu konuda Halkların Demokratik Partisi olarak biz, hem tutumunuzu eleştiriyoruz hem de Sayın Bakanın da milletin iradesini temsil eden Genel Kuruldan da özür dilemesi gerektiğinin özellikle altını çiziyoruz. Ayrıca, bir husus daha var: Burada muhalefet oylarıyla belki salt çoğunluk elde edilmemiş olabilir ancak sayın bakanların Yüce Divana gitmemesi yönünde gerekli olan 276 oy da ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla, hem kamu vicdanında hem toplum vicdanında hem de genel kuruldaki oylamada bizce Komisyonun raporu geçerliliğini yitirmiştir." şeklinde konuştu.
 
KAYNAK: CİHAN

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.