Suriye'de şamar oğlanı olduk

 İşte Mustafa Balbay'ın "Ve Suriye Türkiye’ye girdi" başlıklı yazısı:

"Erdoğan'ın Türkiye'deki Suriyelilere vatandaşlık verileceğine ilişkin açıklamasının pek çok boyutu var. Birincisini paylaşalım:

Suriye'de 2010'da başlayan iç savaştan sonra bu ülkeye ilişkin dış politikamızın özeti şöyleydi; sabah yola çıksak ikindi namazımda Şam'dayız!

Bir başka deyimle ha deyince Suriye'ye girecektik; tersi oldu, Suriye Türkiye'ye girdi!

AKP Cumhurbaşkanı ve hükümeti nasıl bir politika izleyeceğini bilemiyor, şaşırmış durumda.Başbakan, Esat'la görüşme olabileceğine ilişkin ipuçları verip halkı hazırlamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı hemen böyle bir şey olmaz diyor.

Cumhurbaşkanı, Suriyelilere vatandaşlık verileceğini açıklıyor. Bunu halka zor anlatacaklarını görünce hemen olağan bir uuuuu dönüşü yapıp, herkesi değil sadece okumuş-yazmış olanları alacaklarını söylüyor.

Ötekileri almayacaklar.

Neymiş; deyim yerindeyse profesörün vatandaşlığı çobanınkinden kıymetliymiş.

***

AKP Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vatandaşlık açıklamasını AKP yöneticileri düzelttikten sonra Erdoğan bir kez daha konuya döndü. Dedi ki; içlerinde iyi eğitim almış, yararlanabileceğimiz insanlar var. Onları niye yabancı ülkelere kaptıralım.

Bravo...

Erdoğan, 5 yıl sonra Suriyeli mülteciler arasında okumuş-yazmış olduğunu fark etti!

Cehaletin bu kadarı özel bir eğitimle olur...

Suriye'den Türkiye'ye ilk sığınmacı grubu 29 Nisan 2011'de girdi. O günkü hava şuydu; Esad'ın haftalarla ölçülecek kadar ömrü kaldı. Onu devirince Suriyeli sığınmacıları davul zurna ile yollarız.

O gün gelen 300'e yakın Suriyeli, bugün 3 milyon oldu.

Biz de Suriye konusunda uluslararası politikada zurnanın son deliği olduk.

Suriyelileri hemen göndereceğimiz için kayıt tutma gereği bile duymadık.

Ne zaman kayıt tutmaya başladık?

Gelenlerin sayısı milyonu bulunca...

Zira gelenleri içinde masum insanların yanında her türlü kirli işe ve teröre bulaşmış olanlar da vardı.

***

Gelelim asıl konuya...

Demokrasilerde halktan büyük güç yoktur.

Örgütlü ve bilinçli halk kimi iktidara getireceğini, kimi ne kadar iktidarda tutacağını bilir.

Bu konuda zaman zaman halka güvensizlik olursa şu karşılık verilir:

Yurtdışından halk ithal etmeyeceğiz, ne yapacaksak bu halkla yapacağız.

Bizim de yürekten inandığımız gerçek bu.

AKP ve Cumhurbaşkanı şimdi bunu da zorluyor; yurtdışından seçmen ithal etmeye girişiyor.

Erdoğan'ın yüzde 51.9'la Cumhurbaşkanı olduğu dikkate alınırsa, bu zorlamanın altında yatan gerçek daha iyi ortaya çıkar.

Suriyelilerden seçmen üretmeye girişmek sonuçları bir kalemde açıklanacak bir durum değil.

Bunu kendi seçmenlerine de anlatamayacaklarını görüyorlar, bu yüzden zikzaklar çiziyorlar.

Şam'a girip şampiyon olacaktık, Şam piyonu olduk.

Esad'ı devirip dünyaya bir şamar atacaktık, Şam-ar oğlanı olduk...

Erdoğan'ın bütün dünyanın kıskandığı bu başarılarını alkışlamamak elde değil...

Önce ateş ediyor...

Sonra nişan alıyor..."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.