Suat Başaran'dan Ülkücülere Sağduyu çağrısı

 Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Avrupa Türk Federasyonları Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan ve Genel Başkanlık için adaylığını açıklayan Suat Başaran, MHP’de son yaşanan gelişmelerle ilgili şu çarpıcı açıklamaları yaptı:

 
ARINMA MEVSİMİ BİTMEZ
*(Genel Merkez’in muhaliflerle ilgili disiplin sürecini başlatacağı iddiaları ve açıklamaları) Yıllardan beri benzer açıklamalar yapılıyor.  Bizim temel sorunumuz eleştiriye nasıl baktığımızla alakalı. Eğer sen eleştiriyi yıkıcı bir anlam yüklersen arınma mevsimi bitmez. Oysa fikrin gelişmesi için eleştiri şart. Ona farklı anlamlar yüklediğin zaman, bir art niyet yüklersin ve sürekli bu gider. Bu eleşiriye bakıştan kaynaklanıyor. Üstelik bu sadece MHP’nin değil, Türkiye’nin sorunudur. Daha doğrusu Doğu toplumlarının özelliğidir. Ne yazık ki bizim Hareket eleştiriye bir meşruiyet zemini oluşturamadı. 
 
MUHALEFETİ CANLI TUTMALI
*(Bundan sonra sizce ne yapılmalı?) Muhalefeti sürekli canlı tutmak gerekiyor. Kurultay yapılmasına ilişkin ısrarı sürdürmek lazım. MHP yönetimi ve Genel Merkez iradesini ve meşruiyetini nereden alıyor? Delege iradesinden alıyor. Delegenin verdiği yetkiden alıyor. Bana göre 19 Haziran’da delegenin salt çoğunluğu bu yetkiyi Genel Merkez’den almıştır. Hukuki olmasa bile ahlaken MHP yönetimi meşruiyetini kaybetmiştir. Bu yüzden bir an evvel delegeye giderek güven tazelemesi gerekiyor. Aksi halde bu durum sürdürülebilir bir durum değildir.

PARTİ İÇİ MESELEDİR
*Bugün tartışılan konu bir hukuku mesele değildir, parti içi meseledir. Bizi neye göre disipline vermekle tehdit ediyorlar, tüzükten doğan sorumluluktan dolayı veriyorlar. Peki cezalandırmaya gelince tüzüğü hatırlayanlar, bizim tüzükten kaynaklanan haklarımızı niye vermiyorlar? Mahkemeye gitmeye gerek yok. Tüzük açık. Devlet Bey, Mahkeme’ye gitmeden bunu yapmalıydı.

BAYRAMLAŞMA KRİZİ
*Genel Merkez bir yandan muhalefeti, ayrıştırırken, dışlarken, onları bir yerlerin adamları olarak yaftalarken, öte yandan kendisiyle birlikte bayramlaşmaya çağırıyor. Bu anlaşılacak bir tutum değildir. Onlar ya senin ülküdaşındır ya da değildir. Ülküdaşın değilse, bırak başka partiler nasıl bayramlaşıyorsa onlar da istediği yerde bayramlaşsınlar. Eğer ülküdaşın ise çağırırsın Genel Merkez’e, ‘gelin buruda bayramlaşmanızı yapın’ dersin. Ancak kimse kendisine hakaret eden insanın elini sıkmaya mecbur edilemez.

DEVAM ETTİRİLMESİ YANLIŞTIR
*Bayramlaşma sırasında yaşanan görüntülerin sosyal medyada sürdürülmesi de doğru değildir. Kavga olayı bir ayıptır ama kalkıp bu olayı sosyal medya üzerinden, zafer olarak ifşa etmek  daha büyük ayıptır. Bu konuda herkesin sağduyulu olması gerekiyor.

MUHALEFET DE ÖZELLEŞTİRİ YAPMALI
*Parti içi muhalefetin kamuoyu karşısında asla tartışmaya girmemeleri lazım. Bazı arkadaşların birbirine aleyhine konuşmaları yanlış oluyor. Ancak geldiğimiz noktada muhalefetin de özelleştiri yapması gerekiyor. Kurultay sürecini iyi yönetemedik. Bunda hepimizin kusuru vardır. Bunu kabul etmek zorundayız. 19 Haziran’da o kadar insanı düzenli bir şekilde içeri sokamadık. Bir düzensizlik olduğu ortadadır. 

BİRBİRİNİ SUÇLAMAK YANLIŞ
*Asıl yanlış orada basının huzurunda muhalefetin birbirini suçlaması olmuştur. Bu doğru birşey değildir. Muhalefet kamuoyu önünde birbiriyle tartışmamaması lazım. Bir suç varsa  kendi içlerinde oturup tartışmaları gerekir. Muhalefetin bölük pörçük görüntü vermesi doğru değil

ZATEN YANLIŞTI
*Bu süreçte genel başkanlığı önceleyen bir mücadele zaten yanlıştı. Biz bu süreçte tüzük değişikliğini önceleyen bir mücadele vermeliydik. Biz önce seçimin yapılmasını garanti altına almalıydık. Yoksa birbirimizi  genel başkan yapmaya odaklanmamalıydık. Bu bugün içinde geçerlidir. Önce tüzük değişmeli ki seçimli kurultay toplanabilsin. 

ZANNEDİLDİĞİNDEN ÇOK ARTACAK
*Değişim olursa MHP’nin oyu zannedildiğinden daha fazla artacağını düşünüyorum.

İDDİAMI SÜRDÜRÜYORUM
*Ben Genel Başkanlık iddiamı sürdürüyorum. Şartlar oluşursa neden olmasın? Ama benim için önce partimin çıkarları önemlidir. Önce olağanüstü kurultayda seçimin yapılabilmesine olanak sağlamak zorundayız.

KAZANANI OLMAZ
*Üslupsuzluk ve ölçüsüzlük, yarınlarda bir arada omuz omuza yürümek durumunda olan ülküdaşlarımız arasında yeni kırılmalara yol açacak tarzdadır. Tekrar vurguluyorum, ölçüsü kaybolmuş bir mücadelenin sonunda kazanan olmayacaktır. O yüzden başta Genel Merkezimiz olmak üzere bütün ülküdaşlarımı sağduyuya davet ediyorum.

kaynak:duzgunhaber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.