Simit- çay fiyatı ekonominin halini yansıtıyor

CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi'nin açıklamalarından satır başları şöyle;

- İstanbul, Ankara ve Antalya'yı mutlaka istiyoruz. 

- Belediye Başkanlığı'nda adaylık başvurusu için son gün 19 Ekim. Parti içi muhalefet yapmak adaylığa engel değil. 

-Türkiye'nin durumu bizim için bir fırsat.

'Simit- çay fiyatı ekonominin halini yansıtıyor'

-Erdoğan 2002 seçimlerine hazırlanıyor. O zamanlar daha sıfırlar duruyor o dönem 6 kişilik aile; anne baba simitin fiyatıyla çarpıyor. 'Bir aile her öğün simit yerse asgari ücret yetmiyor diyor'. Aynı örneği alıyorum şimdi. 6 kişilik aile üç öğün simit yerse bin 755 liradır.  Asgari ücret bin 603 lira. Bugün Türkiye'yi yönetenler, vatandaşımıza bir simit ve çayı çok görüyor. Simit- çay fiyatı ekonominin halini yansıtıyor.

-Büyük yatırım olarak ne varsa onlardan vazgeçecektir. Ana problem şudur. 2009 yılında hükümet bir karar alıyor. Döviz geliri olmayan şirketlere de döviz üzerinden borçlanmasına izin veriyorlar. O tarihte 68,70 milyon civarında. Bugün 217 milyor dolardır. Sonuçta bu ülkenin borcudur. Türkiye'de sistemi baskı altına alan en büyük borç budur.

-Eğitime, üretime önem vermeyeceksiniz. Dışardan borç alacaksınız. 122 milyar dolarlık borç altına giriyorsunuz; vatandaşın sırtından ödeyeceksiniz.

 -Hükümet yabancı sermaya için güven sağlamalı. İnsanlar mutlu değilse. Bir simitle çayın fiyatı asgari üsreti geçiyorsa sorun var demektir. 

"Merkez Bankası bağımsız karar almadı"

- Yeni programa göre 2019'da kemer sıkacağız. Türkiye'de hukuk askıda, Merkez Bankası ve yargı bağımsızlığına kadar hukuk işlemiyor. Merkez Bankası faizi yüzde 24'e çıkarttı. Yüzde 24 ciddi bir artış ama bir etki yaratmadı, dolar hala 6 TL'nin üzerinde. Doların düşmesi için önce hukuk düzelmeli. En büyük problem: Bu kararı bağımsız Merkez Bankası almadı. Kimse bu karara güvenmiyor. Talimatla alınmış bir karar. Sayın Cumhurbaşkanı'nın izni olmaksızın bu faiz oranının artması mümkün değil. Merkez Bankası daha az faiz artışı yapabilirdi.

- Yeni Ekonomi Programı'na "Demokrasi ve Hukuk" bölümü ekleyin dedim. Eklenmeli.

AB üyeliği referandumu

- Avrupa Birliği ile yakınlaşma olumlu gelişmedir. Ama tüm bu olumlu gelişmeler sırasında Erdoğan, AB üyeliğini referanduma götürmekten bahsetti... Türkiye tarihsel olarak yönünü Batı'ya çevirmiştir. Sayın Erdoğan 1 Ekim 2011'de Meclis'te bir konuşma yaptı ve ' AB'ye tam üyelik sürecini kararlılıkla yürüttük' dedi. Sayın Erdoğan referandum yerine bu cümlesini tekrar etse çok daha iyi olur.

- AB yolunda Türkiye kararlılıkla yürüse AB'nin kapıları Türkiye'ye açılacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.