Şimdi de İsveçli görevli! gazeteci Erdoğan\'ı kızdırdı

Erdoğan, İsveç Başbakanı Reinfeldt ile bir basın toplantısı düzenledi. İsveçli bir gazetecinin Türkiye'nin Suriye'deki cihatçı gruplara destek verip vermediğini sorması üzerine Erdoğan gazeteciyi fırçalayarak, "Neye dayanarak bunu söylüyorsun, elindeki belgeler neler?" dedi. Gazeteci, Erdoğan'ın tepkisi üzerine açıklama yapmak zorunda kaldı ve El Nusra ile Suriye'deki İslam devleti kurmaya çalışan yapılanmaları kastettiğini söyledi. 

Başbakan Erdoğan İsveç'te, İsveç Başbakanı Reinfeldt ile bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Erdoğan gündeme dair önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan'ın konuşmasından satır başları:

"İsveç AB sürecinde bize her zaman destek oldu. Şimdi 23 ve 24. fasıllarda İsveç'in Türkiye'ye destek vereceğine inanıyorum. İsveç'te yaşayan Türk toplumundana değinmek istiyorum. İsveç'te 100 bin kadar Türk yaşıyor." 

ERDOĞAN: SURİYE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NET

İsveçli bir gazetecinin Suriye ile ilgili sorusu üzerine Erdoğan şunları söyledi:

Baba Esad'ın döneminde ülkemizde bir sıkıntı yaşandı. Bu sıkıntının yaşanmasının ardından ilişkilerimiz bizim açımızdan bozuktu. Ama sonra bu düşmanlıkları ortadan kaldıralım istedik. Çünkü bizim Suriye halkıyla bir sıkıntımız yok. Bilakis akrabalık kardeşlik var. Bayramlarda dini bayramlarda özel izinlerle halklarımız buluşuyordu. Bu izin meselesini de kaldırdık. Bir nevi aile dostluğu kuruldu Suriye ile aramızda. Arap baharı başladığında Beşşar Esad ile görüştük ve onları uyardık. Bu dalga sizi de vurabilir dedik. Çünkü Suriye'de tek partili bir yaşam vardı. Demokrasi yoktu. Otokratik bir rejim vardı. Bu otokrasiden çıkmaları gerektiğini söyledik. Her türlü desteği vermeye hazırız dedik. İyi olur dedi, hatta adamlarını da gönderdiler. Bizim sistemlerimizi incelediler. Bir ay iki ay üç ay boyunca ne yazık ki bir şey yapılmadı. Biz ne dediysek halka terörist diyerek vurmaya devam ettiler. Mabette ibadetini yapan insana terörist dediler. Yüzlerce binlerce insan öldürüldü. Şu anda 150 bine yakın insan öldürülmüş durumda. Bu kayıtlı olan, fazlası var azı yok. Sadece ülkemde 600 bin sığınmacı var. Toplamda 2 milyon sığınmacı var. Suriye içindeki göçlerle beraber 7 milyon insanı buluyor. Bu insanlar neden kaçıyor? Rejimin silahlarından kaçıyor. Kimyasal silahlar var, konvansiyonel silahlar var. Bir aldatmacaya gelmeyelim. Dünyada şöyle bir oyun oynanıyor. Kimyasal silahlara karşı Suriye'ye yaptırım uygulayalım deniyor. Bu bir aldatmaca. Kimyasal silahlarla kaç kişi öldü 1500... Konvansiyonel silahlarla ise 150 bin insan öldü. Sonu ölüm olan herşey önemlidir. Bunu bir kenara atamayız. O sebeple Suriye ile ilişkilerimiz bozulmuş vaziyette. Esed gitmedikten sonra da normal şartlara dönülmesi mümkün değil. Cenevre 2'yi destekliyoruz ama bizde ipe un sermek diye bir şey var. Erteleme kararı verildi. Suriye'deki muhaliflere Esedli bir geçiş hükümetini kabul edeceksiniz diyorlar. Ön kabulleri bırakın önce bir masaya oturun. 

REINFELDT: ÇÖZÜM SÜRECİ İYİ GİDİYOR

Bir başka gazetecinin Çözüm Sürecine yönelik sorusu üzerine İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt şunları söyledi:

"Sayın Erdoğan ile bu konuyu daha önce konuşmuştuk. PKK bir terör örgütüdür. AB böyle tanımaktadır. Şiddet yoluyla çözüm bulunacağını zannetmiyoruz. Erdoğan hükümeti tarafından bir çok reform yapıldı. Bunların önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunun çözüme gitmede doğru yol olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de gerilim azalmıştır, yapılanlar doğrudur. Barış konusunda kalıcı çözümler yolunda ilerlenmesini umuyoruz.

Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin Avrupa'ya katılımı konusundaki konuya gelince, İsveç olarak Türkiye'nin katılımı konusunda her zaman olumlu yaklaştık."

Başbakan Erdoğan Çözüm süreciyle ilgili şunları söyledi:

"İşin iki boyutu var. Birincisi yürütmenin yapacakları. Diğeri yasamanın yapacakları. Onu parlamentoya sevkediyoruz. Süratle görüşülecek. Hedefimiz kısa zamanda, bütçe öncesinde bunu tamamlamak."

ERDOĞAN'DAN GAZETECİYE CİHATÇI FIRÇASI

Erdoğan İsveçli bir gazetecinin Türkiye'nin cihatçı gruplarla destek verip vermediğ ile ilgili sorusu üzerine, "Böyle bir grup mu varmış? Bu konuda ellerindeki belgeleri nedir?" diyerek tepki gösterdi. 

Gazeteci bunun üzerine açıklama yapmak zorunda kalarak El Nusrayı kastettiğini söyledi. Erdoğan ise şöyle cevapladı: "Nusra ve Kaide gibi örgütlerin bizim ülkemizde barınmaları söz konusu olamaz. Olması halinde terörle mücadele kapsamında gereken uygulama yapılır. Ama şunu bilmenizi isterim. Suriye'deki Kaide bağlantılı hangi örgüt olursa olsun, hiçbiriyle Türkiye'nin ilgisi yoktur. Bilakis dışlamaktadır. Suriyeli muhalifler arasında tanıdıklarımız bellidir. Biz orada Özgür Suriye Ordusu ile irtibat halindeyiz. Suriye ulusal koalisyonu ile irtibatımız sözkonusudur. İnsani yardımlarımızı bunlar vasıtasıyla yapıyoruz. 2 milyar doları aşkın yardım var yaptığımız. Bu noktada bize dışardan gelen destek 135 milyon dolardır. 50 milyon doları Suudi Arabistan'dan, 25 milyon doları BM'dendir. Açık kapı politikası ile sığınmacılara desteğimizi sürdüreceğiz. Ancak bizim tarafımızda aşırı uçlara yer vermemiz kesinlikle mümkün değildir. Bunların hepsi iftiradır, yalandır." 

REINFELDT: TÜRKİYE AB'YE ÜYE OLMALIDIR

İsveç Başbakanı'na Türkiye'nin AB üyeliği önündeki en büyük engel nedir şeklinde bir soru soruldu. İsveç Başbakanı  Fredrik Reinfeldt şunları söyledi: "Açık olmak gerekirse en önemli engel, müzakereler neticesinde üyelik gündeme gelecek. Başka bir tür ilişki olup olmayacağı konusu var. Farklı görüşlere bakarsanız tam üyelik mi olacak başka bir tür mü olacak gibi görüşler var. İsveç olarak biz Türkiye'nin üyelik süreci şeklinde yürümesi gerektiğini düşünüyoruz. Tabii fasılların açılmasını umuyoruz. Avrupa'da yapılması gereken bir tartışma var. Bu müzakere sürecinin sonunda ne yapılacağı ile ilgili bir konu bu. Çünkü bazı ülkeler bu konuda farklı görüşlere sahipler. Bu tartışmalar henüz sonuçlanmadı. Bu sadece Türkiye ile ilgili değil aslında. AB'nin genişlemesinin yavaşlaması gerektiğini düşünenler var. İsveç bunu böyle düşünmüyor. Avrupa'da daha bir çok ülkeye yer olduğunu düşünüyoruz."

ERDOĞAN: KIBRIS MESELESİ ÇÖZÜLMELİ

Başbakan Erdoğan ise aynı konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "16 farklı fasıl önündeki siyasi engeller sebebiyle bekliyor. Bu siyasi engellerin ortadan kalkması gerekiyor. Biz hazırız, dersimizi iyi çalıştık. Bunları aşabiliriz. AB'nin kurumsallaşmasını yakından takip ediyoruz. Dolayısıyla eğer siyasi engeller olmazsa bunları aşarız diye düşünüyorum. Kıbrıs konusunda ise, önümüzdeki dönem yapılmakta olan görüşmelere aslında St. Petersburg'tan başlamak istiyorum. Sayın Ban Ki-Mun'a dedik ki garantör ülkeler olarak görüşmeler içinde daha aktif rol alabiliriz. Burayı artık bir neticeye kavuşturalım. Oyalama devam etmesin. Güney Kıbrıs burada kararlıysa, biz Kuzey Kıbrıs'a da aynı şekilde gerekli telkinleri yapabiliriz, yeter ki Yunanistan da gerekli telkinleri yapsın. BM riyasetinde bu işi bir an önce neticelendirelim diyoruz. Değerli dostum Reinfeldt'in de bu konuda inancı var. Biz tabii bu noktada KKTC'nin yönetimine güveniyoruz. O zaman adımları gelin atalım. Önümüzde bir Annan planı vardı. Ama rafa kaldırıldı. Şimdi artık bir Ban Ki-Mun planı oluşacak. Bunu hızlandıralım ve neticeye kavuşturalım diyoruz. 

Kaynak: ROTAHABER / YAVUZ GENÇ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.