Şevkat Çetin AKP\'ye Sert Çıktı!
MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin yargı üzerinde tahakküm kurma girişimleriyle anayasal bir suç işlediğini belirterek, asıl paralel devletin AK Parti hükümeti olduğunu söyledi.

Şefkat Çetin, yaptığı yazılı değerlendirmede, “HSYK’nın yapısını yeniden düzenleme girişimleri, bağımsız olması gereken yargı organını AKP’nin bir uzantısı yapma girişimidir.” dedi. Çetin, aynı şekilde, HSYK’nın son dönem hukuksuzluklarında sıkça adı geçen bütün isimlere yönelik soruşturma talebi karşısında, Adalet Bakanı'nın bazı isimlere soruşturma izni vermemesinin de, “Bizimkileri yargılayamazsınız, ötekileri yargılayın” demekten başka bir şey olmadığını savundu.

Çetin, açıklamasında şunları ifade etti: “Adaletin başındaki bakanın dahi adaletten nasibini almadığı bu hükümet, artık iyice anlaşılmıştır ki, gemisini yürütenlerin hükümetidir. Aslında hukukun olduğu her yerde olması gereken şudur: AKP hükümeti hakkında iddia edilen yolsuzluk suçlamalarının eğer yanlış olduğunu düşünüyorsa, bunun ortaya çıkarılması için yasaların, yani soruşturma ve yargı sürecinin işletilmesini sağlamalıydı.

Böylelikle oğlu üzerinden kendisine ulaşılmasından endişe eden Başbakan Erdoğan ve bakanlarının isnat edilen suçlamalardan aklanmaları için fırsatları olacaktı. Ama Tayyip Erdoğan hükümetinin aklanma çabasına girmek yerine, bu iddiaları hem de delilleriyle ortaya çıkaran emniyet ve yargı mensuplarına savaş açması bir intihar girişiminden başka bir şey değildir. AKP hükümeti hakkındaki çirkin iddiaları böylelikle peşinen kabullenmiş, ancak hesap verme konusunda ayak diremeyi tercih etmiş gözükmektedir.”

“BİR DİKTATÖR GİBİ HAREKET ETMESİDİR”

Türkiye’de 17 Aralık tarihinin önemli bir milat olarak kabul edilmesi gerektiğine işaret eden MHP’li Çetin, “Hükümet için bir milattan önce, bir de milattan sonra vardır. Tayyip Erdoğan ve hükümeti 17 Aralık’tan bu yana suçüstü görüntülerini örtmeye çalışmaktadır. Başta Emniyet ve Yargı olmak üzere hemen her kurumda yaptıkları operasyonlarla binlerce kamu görevlisini yerlerinden etmeleri, suçüstü yapılmış zanlılara ait panik halidir. Paralel devlet iddialarının arkasına gizlenen AKP hükümetinin bizatihi kendisi, aslında resmen devlet içerisinde bir darbeye imza atmaktadır.

Bu darbe kritik makamlardaki binlerce bürokratın yerinden edilmesiyle sınırlı değildir. Asıl önemlisi, Tayyip Erdoğan’ın hukuku rafa kaldırması ve hesap sorulamaz bir diktatör gibi hareket etmesidir. 17 Aralık tarihinden bu yana hükümet Türkiye’de Anayasa'yı ve yasaları defalarca çiğnemiş ve yok saymıştır. Polisin savcının emrini dinlemediği, savcının başsavcı tarafından engellendiği, Başbakan'ın bir savcının kirli ilişkilerini ispatladığında kendisini aklayacağını sandığı bu çirkin manzara Türkiye’ye yakışmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

“TÜRK’ÜN ADINI DAĞLARDAN TAŞLARDAN KAZIYOR”

Eğer ortada paralel devlet var ise bunun sadece bugün tasfiye edilen bürokratik kadrolardan çok daha yükseklerde olduğunu belirten Çetin, “Asıl paralel devlet, 11 yıldır milli devlet yapısına operasyon üzerine operasyon yapan AKP hükümetidir. Türk milletinden rahatsızlığını her fırsatta belli eden, uydurduğu 36 etnik grup masalıyla Türk’ün adını dağlardan taşlardan dahi kazımaya çalışan Tayyip Erdoğan bu paralel devletin başıdır.

Bölücüyü, teröristi, Vahabisti, El Kaideciyi, peşmergeyi dost bilen, Gazze’ye ağlayıp Türk’e yüz çeviren zihniyet paralel bile değil, başka bir devletin uzantısı olabilir ancak. Bölücü teröristin leşini uçakla, şehit Mehmedimin naaşını kamyonetle teslim eden, 'birkaç Mehmet öldü diye Meclis’i toplayamayız' diyen AKP zihniyeti hiçbir zaman devletin aslı olmamış, olamamıştır. Kendileri de her fırsatta bunu belli etmişler, bu devleti ele geçirilecek, yağmalanacak bir hedef, bu milleti de güdülecek bir sürü yerine koymuşlardır.” dedi.

“ERDOĞAN, YARGININ DA BAŞI OLMAYI AMAÇLAMAKTADIR”

MHP’li Çetin, 17 Aralık operasyonunun ardından bilhassa yargı üzerindeki tahakkümünü artıran AKP hükümetinin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu tamamen adalet bakanının emrine bağlayacak adımları attığını dile getirdi.

Çetin, “Meclis’e getirdikleri yasa tasarısıyla, zaten kendilerinin 12 Eylül referandumu ile yapısını değiştirdikleri HSYK’yı bu halinden dahi kötü bir duruma sokmak üzeredirler. Anlaşılan Başbakan Tayyip Erdoğan artık sadece yürütmenin başı olarak kalmak istememekte, aynı zamanda hem yasamanın hem de yargının başı olmayı amaçlamaktadır. Tayyip Erdoğan’ın bir hedefi de cumhurbaşkanı olmaktır. Adına dahi tahammül edemeyerek TC ibarelerini kaldırdıkları Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümet darbesi ile tasfiye edilerek resmen Tayyiban Cumhuriyetine doğru gidilmektedir. Bütün bu yetkileri kendisinde toplayabilmiş dünya tarihindeki sayılı liderlerin hepsi diktatördür ve akıbetleri hep aynıdır.” açıklamasını yaptı.

“ERDOĞAN, DİKTATÖRLÜK YOLUNDA KOŞAR ADIM YÜRÜYOR”

"Diktatörlük yolunda büyük bir hırs ve öfkeyle koşar adım yürüyen Tayyip Erdoğan’a kendi ikbal hesapları için yol açma girişimlerinin ise dikkat çekici olduğunu" söyleyen MHP’li Şefkat Çetin, “Erdoğan’ın kötü akıbetine hızla gidişini fırsat bilen siyaset mühendislerinin batan gemiye bilirkişi edasıyla yanaşmaları, mal kaçırma hesabından başka bir şey değildir. Son günlerde Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu ve benzeri figürlerin yeni bir çeşit akil adam sıfatıyla ortaya salıverilmesi, yılların AKP mağduru çevrelerin gazını almaktan, fırtınadan yel çalmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Bugün hangi niyetle olursa olsun, AKP zihniyetine atılacak bir can simidi, hiçbir zaman vebalini ödeyemeyeceğiniz bir şekilde büyük Türk milletinin yarınlarını yok edecek bir heyulâya hayat verecektir. Yıllardır mağdur edilmiş çevreleri istismar ederek atılacak hesapsız adımların, KCK davaları ve PKK’nın başına kadar uzanacak genel affa dönüşmesinin hesabını bu millete hiç kimse veremeyecektir.” görüşünü belirtti.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yılkı KIZILKURT 3 yıl önce

“ ÖMER SEYFETTİN “nin ismini direk olarak GİZLİ KASA ŞİFRESİ ve “ YALNIZ EFE ” “ GİZLİ MABET ” kitaplarını da bilgisayar şifrelerinde “ hem de direk kitap formatında GÖSTERE GÖSTERE KULLANAN ” TRT nin “ ESKİ HİKAYE ” dizisinin EN KÖTÜ KARAKTERİ “ MURAT BOZTEPELİ ”, bak hele şu uyanıkların yaptığına, adamın ismine neredeyse “ BOZKURT ” diyeceklermiş, “ BOZTEPELİ ” yapmışlar. ÖYLE BEL ALTI / KURALSIZ VURUŞ YAPIYOR Kİ “ ESKİ HİKAYENİN SENARİSTLERİ, hayret ediyorsunuz. KENDİSİ AYNI ZAMANDA BOKSÖR OLAN RAHMETLİ TÜRK / TÜRKÇÜ / TURANCI büyüğümüz “ ÖMER SEYFETTİN ” ( ki kendileri ülkemizde Türkçülüğün kurucu / kitlelere yayıcı babalarındandır.) ‘in yaşasaydı karşısında ne kadar dayanabileceklerini FİKRİ / FİİLİ , düşünmeden edemiyor insan. Geçen bölümlerin birisinde, kendisine sığınan, İRANLI BİR AZERİ TÜRK bilim adamını, düşmanlarına para için sattı ( ki azerinin kafasına sıktı götürüp teslim ettikleri adamlar ) görüntüsü de verdiler ya ömer Seyfettin hayranı “ BOZTEPELİ ” ye , PES DOĞRUSU DEDİM. Aynı senarist ekip TRT de MOR MENEKŞELER “ dizisinde de aynı “ SÜBLİMİNAL MESAJ ” tekniklerini kullanmışlardı. ESKİ HİKAYE ve MOR MENEKŞELER senarist ekibi sosyalist olmalarına rağmen yine de yer yer iyi yönlerini de veriyor ( gizli bir hayranlıkları da var aslında “ MİLLİYETÇİ KÖKENLİ figürlere ) bir nebze olsun. ŞİMDİ konuya dönersek , BU SENARİSTLERİN EN AZINDAN ONLARIN FARKINDA OLDUĞUMUZU BİLMESİ GEREKİR. Sayın OKTAY VURAL 21 aralık 2011 de bir basın toplantısı ile bu senarist gurubun önceki çalışması mor menekşeler dizisi ile ilgili bir şeyler söylemişti. ( MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TRT’nin kamusal yayın yaptığını belirterek tüm siyasi partilere eşit mesafede olmadığını savundu. TRT’deki Mor Menekşeler dizisinde “Dolandırıcı’’ rolündeki bir kişinin konuşması sırasında “Turan’dan, Türk’ten bahseden var mı artık’’ gibi ifadeler kullandığına dikkat çeken Oktay Vural “Dolandırıcılar şahı” denilen bu kişi, başka bir siyasi kimlik uygun görülmedi de bununla mı ilişkilendiriliyor” dedi. Vural, aynı dizide, “Demokrat Parti kimliğinin de yolsuzlukla ilişkilendirilmeye çalışıldığını öne sürdü. 22 aralık 2011) iyide olmuştu bence o basın toplantısı. DUYURULUR.

Avatar
yılkı KIZILKURT 3 yıl önce

Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar insanın bilinçli dikkati tarafından fark edilemezler, ancak bu mesajların insanın bilinçaltını etkiledikleri ileri sürülmektedir. Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Dizilerde veya filmlerde karakterlerin içtiği içecek markaları, kıyafetleri, bilgisayar şifreleri, okuduğu kitaplar, subliminal mesaj örneklerindendir. 25 . kare tekniği de denen tekniklerinde kullanıldığı bu stratejik uygulamalarda, hedef; Hedefteki kitlenin şuurlu tercih hakkını gaspederek, onları gizlice yönlendirmek / zehirlemek midir ?, diye düşünmeden edemiyor insan.