Sarızeybek\'ten G.Kurmay Başkanına:Endişeliyiz Komutanım
Bu yazıda “Komutanım” diyerek hitap edilen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’dir. Endişe ise, anlatalım… Bir İlk’siniz, doğrudur, Jandarma’dan Genelkurmay’a sıralanmış olan engelleri tek çırpıda atlayan bir İlk!
 
Medyada görüyoruz, size hitaben İLK’leri her gün gözümüze girsin için sıralıyorlar; Başbakan’a iftar yemeği için yol alan, Harp Akademileri’nin mutat takvimini değiştirip Başbakan’a iftar iftar yemeği için masa hazırlayan, hatta erbaş ve erlerle iftar açan bir İLK!
 
Ramazan ayındayız, herkes iftar veriyor, Başbakan da verir Cumhurbaşkanı da, doğaldır bu. Ramazan bu, Türk Milleti için kutsal bir aydır, laiklik diyerek din ve vicdan özgürlüğünün anlamı ne olursa olsun, toplumumuzun ortak bir değeridir, bu değer etrafında buluşmak da hepten doğaldır. Sizden önceki Komutanlarımız bunu yapmamışsa eğer, bizce yanlıştır ve sizin yaptıklarınızı hayranlıkla izliyoruz.
 
Bununla birlikte Kuvvet Komutanları istifa ederken sizin etmeyişiniz de bir tercihtir, bu size aittir, Başbakanlığa gidip size önerilen Genelkurmay Başkanlığı makamı için görevi kabul etmek de bir tercihtir, kimse tercihlerinden dolayı kınanamaz, doğaldır hepsi ancak…
 
Ancak tüm bu yaşananlar karşısında “neden” diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz, neden komutanım neden?
 
Öyle ya bu İLK’leri alışagelmişin dışında uygulamak kolay değil, kararlılık ister, yürek sağlamlığı ister, anlaşılan o ki bu ikisi de sizde var ve siz yapıyorsunuz, gururluyuz ama neden?
 
“Neden” diye ısrarla sormamızın nedeni ise şudur; Siz Genelkurmay Başkanı olduktan sonra Türk Ordusu’na yönelik AKP hukuku tarafından yapılan saldırılar durduruldu, tanığız. İyi bir şey bu ama “bu saldırılar bıçak keser gibi neden durduruldu” acaba sizin kamuya gösterdiğiniz “kararlılık” ve “yürek” gücünüzden dolayı mı yoksa AKP siyasetine göstermiş olduğunuz hoşgörüden dolayı mı yani “AKP siyasetine hoş görünürsek eğer bu saldırılar durur ve ben de astlarımı korumuş olurum” duygu ve düşüncesinden mi? Öyleyse eğer bu da bir savunma mekanizmasıdır, yüreğimiz bunu da kabul edebilir ancak…
 
Yine de burada açıklığa kavuşturulması gereken bir konu vardır, o da “AKP siyasetine hoş görünmek ne demektir” bunun kamuoyuna açıklanması gerek, bizim merakımızdan değil kamuoyunun Türk Ordusu Başkomutanı’nı daha iyi anlayabilmesi için.
 
Bu “Hoş görünmek”ten kasıt, AKP siyasetinin her dediğini yapmak mıdır, Türk milli menfaatlerine aykırı dahi olsa!
 
Bu “Hoş görünmek”ten kasıt, Barzani’yi tanımak ve ona ordu kurmak mıdır ya da aynı yolun yolcusu Suriye PKK’sı PYD’yi tanımak ve ona destek olma mıdır, anayasaya aykırı olsa dahi!
 
Bu hoş görünmek Kıbrıs’ta Rumları tanımak, Türkleri ise yok saymak mıdır ya da Irak’ta Barzani’yi tanımak, Kerkük ve Musul’u ise yok saymak mıdır, ülkemizin ve milletimizin varlığı ve bekasını tehlikeye düşürse dahi!
 
Sayın Komutanım, bu hoş görünmek Bizans Rum Patriği’nin devlet yapılmasına, 
Bizans’ın Anadolu kaynaklarını ele geçirmesine, Kiliselerin açılarak Anadolu’da Hıristiyan misyonerliğine kapı açılmasına, Azerbaycan’ın yok sayılıp Ermeni taleplerinin kabul edilmesine, 
bir olan Türk Milleti’nin etnik ve dini farklılıklar temelinde ayrıştırılmasına, 
Ermeni-Yahudi uşağı PKK’nın vatan topraklarımızın bir kısmında devlet güç ve otoritesini ele geçirmesine, 
vatanın sahibi Türk Milleti’nin borçlandırılarak toprağına el konulmasına,
yüreği vatan ve millet sevgisiyle çarpan Türk evlatlarının cemaat tarikat denilerek elimizden alınıp devşirilmesine, 
Ne Mutlu Türk’üm diyenlerin sudan bahanelerle tutuklanıp hapse atılmasına, 
kod Ergenekon ve kod Balyoz ile Türk Ordusu’nun itibar ve onurunun ayaklar altına alınmasına ses çıkartmamak ise yapmayınız, asla bu hoş görünmeyi yapmayınız, 
çünkü Türk Milleti’nin yüreği bunu kabul etmez!
 
Sizi Diyarbakır’da tanımak onuru bize düştü, Ya Gazi Paşa Duyarsa diyerek kamuoyuna açıkladığımız askeri alanda başımıza gelenler için “bu bir haksızlık” diyen güçlü bir yüreği görmüştüm bakışlarınızda. Gördüğümüz siz ile bugün baktığımız siz arasındaki değişim ile bugün anlamakta zorluk çektiğimiz bu AKP siyasetine hoşgörünüz karşısında haklı olarak düşünmekteyiz, neden diye. 
 
Olur ya “ne yapalım, konuşursak bizi de hapse atarlar” diye bir varsayımla şahsınızda endişeye düşülmüş olabilir ve bu nedenle bu zoraki olduğunu düşündüğümüz bu hoşgörü de sergilenmiş olabilir. 
 
Ancak doğruysa eğer bu, bu endişe ne sizi kurtarır komutanım ne de Türk Ordusu’nu! Bu endişe ne Türk Milleti’ni kurtarır Komutanım, ne de Türk vatanını!
 
AKP bu, bir proje ve bu proje açık siz de biliyorsunuz biz Türk Milleti de, bu projenin amacı Anadolu’daki Müslüman Türk varlığını yok etmek, Anadolu’yu ele geçirmek, Hıristiyanlaştırıp Bizans’ı yeniden inşa etmek! Tüm bunları yapabilmek için de Türk Ordusu’nun gücünü zayıflatmak! 
 
Hal böyle iken komutanım, AKP’ye hoş görünmeye çalışmak bir savunma ya da çıkış yolu olarak düşünülse de değildir, emekli olduğunuzda dahi bu AKP projesi sizi bulur, tutuklar ve hapse atar, altı üstü bir ihbar mektubuna bakmaz mı bu iş, kod Ergenekon ve kod Balyoz'da yaptıkları iş değil midir bu iş! 
 
Sonuç olarak komutanım, varsa eğer endişe etmeyiniz, Türk Ordusu’nun Türk Tarihi’nden aldığı gücün ardında durmak size yakışır, rehberimiz Atatürk’tür, O’nun ışığında atılacak her adım size, Türk Ordusu’na ve Türk Milleti ve Devleti’ne güç kazandıracaktır, bundan asla şüphemiz yoktur.
 
Siz Atatürk tavrınızı açıkça koyduğunuzda ortaya, görülecektir ki hiçbir güç Türk Ordusu karşısında duramayacaktır çünkü Türk Ordusu’nun ardında Türk Milleti vardır!
 
Erdal Sarızeybek 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.