Sağlık ihalesinde yandaş şirket

17 Aralık’ın yıldönümü yaklaşırken bir yolsuzluk bombası da Sağlık Bakanlığı’nda patladı. Bakanlığa bağlı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nün son 6 yılını inceleyen bakanlık denetçilerinin hazırladığı yolsuzluk raporundan “yandaş şirket” çıktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde sağ kollarından biri olarak nitelendirilen; günümüzün AKP İstanbul Milletvekili Harun Karaca’nın kurucularından olduğu İNKUR şirketi belediyelerden aldığı gıda ihalelerinin yanı sıra sağlık ihalelerine de abone olmuş. Maliye Bakanlığı’nın yazısı üzerine son 6 yılda İNKUR’a verilen milyonlarca dolarlık ihaleleri
inceleyen bakanlık denetçileri önemli usulsüzlükler tespit etti. Rapora göre İNKUR 4 yılda aldığı ihalelerde iş artışları da hesaplandığında yaklaşık 30 milyon dolarlık ihale aldı. Öyle ki rapora giren ifadelere göre milyonlarca dolarlık ihalelerin İNKUR’a verilmesi için yapılan siyasi baskıya direnen dönemin genel müdürü istifaya zorlanmış, istifa etmeyince görevinden alınmış. Yine raporda İNKUR’un aldığı ihale için mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdiği, karar bakanlığa tebliğ edildiği halde uygulanmadığı ortaya çıktı. Bu önemli bilgi rapora belgelerle yansıtıldı. İNKUR’un aldığı her ihalede yüzde 20 iş artırımı yapılarak şirkete haksız kazanç sağlandığı, kamunun göz göre göre zarara uğratıldığı da belgelendi. 13 Kasım 2014 tarihli raporda ağır suçlamalar yöneltilen Bakanlık Müşaviri Ahmet Hamdi Bozgan ile eski Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü İbrahim Şentürk’ün de aralarında bulunduğu ve halen görevde olan çok sayıda bürokrat hakkında nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma suçlamasıyla soruşturma izni istendi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu 15 gün önce bakanlık bürokratları hakkında soruşturma izni verdi. Bakanlığın soruşturması 26 Kasım 2014 tarihinde resmen açıldı.

 

87 sayfalık rapor

Sağlık Başdenetçisi Ahmet Özdemir ile Sağlık Denetçileri Serdal Elmas, Halil İbrahim Çiftçi ve Koray İnce tarafından düzenlenen Ön İnceleme Raporu 13 Kasım 2014 tarihli. Rapor Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nün 2008-2013 yıllarını kapsıyor. Maliye Bakanlığı’nın bir yazısı üzerine başlatılan incelemede karşımıza AKP  yakınlığıyla dikkat çeken bir şirket çıkıyor. İşte İNKUR’la ilgili rapora yansıyan ve bakanlık bürokratlarına
ağır suçlamalar yöneltilen ifadeler özetle şöyle:
 

‘İhaleyi vermeyince görevden aldılar’

Eski Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Celal Şahin: Tıbbi cihazlara yönelik hazır teknik şartnameler geliyordu. Bu teknik şartnamelerle ihaleye çıkmamız telkin ediliyordu. Ben bu durumu kabul etmedim. En uygun fiyatla aldığım tıbbi cihazlarla ilgili İNKUR isimli firma yukarıdan ve farklı yerlerden baskı uygulattı. Buna karşın mevzuattan taviz vermedim. Yapılanlar neticesinde istifa etmem gerektiği söylendi. Görevden alındım...

 

Çete itirafı

Genel Müdür Op. Dr. İbrahim Şentürk’ün makam şoförü Mustafa Karagöz: Haftanın bazı günlerinde Şentürk ve Suat Yıldız’ı (Eski Özel Kalem Müdürü) Vatan Bilgisayar’a bırakıyordum. Orada Şükrü Kamal (İNKUR’un ortağı) ile buluşuyorlardı. Kamal, Müsteşar Prof. Dr. Nihat Tosun’un çok yakınıydı. Tosun’u Ankara’dan geldiğinde havaalanında karşılıyordum. İNKUR isimli firmanın sahibi Şükrü Kamal’la buluşturmaya götürüyordum. Tosun ile Kamal çok sık buluşuyordu. Kurumda bir çete var ve bu kişiler hoyratça çirkin ve usulsüz işlemler yapıyor. Yolsuzluktan korkmuyorlar. Bu çete Sağlık
Bakanlığı’na kadar uzanıyor. Müsteşar Tosun, Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Turan Buzgan, Genel Müdür İbrahim Şentürk, Genel Bozgan, Strateji Daire Başkanı İbrahim Polat, İnsan Kaynakları Daire Başkanı Ferruh Ersoy, Destek Hizmetleri Daire Başkan vekili Suat Yıldız, İhale İşleri Şube Şefi Ebru Taşdelen, Yunus Ustaosman, Turgut Yılmaz’ın oluşturdukları çete organize bir şekilde kurumda çirkin işler yaptı. Personel bu durumu biliyor. Ancak susturuldular.

 

Dinleme korkusu

Genel Müdür İbrahim Şentürk’ün sekreteri Hilal Karagöz: Sekreterliğini yaptığım için her görüşmesini biliyorum. İNKUR isimli firmanın sahibi Şükrü Kamal sıkça genel müdürlük makamına geliyordu.  randevusuz giriyordu. Şentürk kapıda ayakta karşılardı. Kamal geldiğinde misafir odasına geçerlerdi. Her defasında Kamal cep telefonunu sekreter masasına bırakırdı. Genel Müdür Şentürk de cep telefonunu bazen kapatıp bazen de kapatmadan bana verirdi. Ayrıca misafir odasındaki sabit  görüşmelerin çoğunda Suat Yıldız da bulunurdu. Bunun yanında Rahman ve Şenol Tosun isimli kişiler de sıkça genel müdür ile görüşürdü.

 

Tayyip Erdoğan’ın kuzeni sıkça gelirdi’

Ayrıca Mustafa Erdoğan da sıkça gelirdi. Sekreter olarak bana Başbakan’ın kuzeniyim diyerek içeriye girerdi. İbrahim Şentürk ilk genel müdür olarak geldiğinde bana, “Hiç sorgulamayacaksın, ben de müsteşardan gelen talimatları sorgulamam, vebal müsteşarlığa aittir, dolayısıyla benim verdiğim talimatlarda da vebal bana aittir” dedi. Uzun bir süre Genel Müdür İbrahim Şentürk’le çalışınca yolsuzluk yaptıklarını anladım. Genel Müdür Şentürk’ün arkadaşları ile yaptığı sohbetlerde sorumluluğun ve oluşan vebalin kendisinde olmadığını, emir geldiği için uyguladığını söylediğini bizzat duydum...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.