Saffet Sancaklı:Suçsuz Yüce Divan'dan korkmaz

 Üç büyüklerin formasını terleten eski millî futbolcu Saffet Sancaklı, şimdilerde MHP'nin başarısı için harıl harıl çalışıyor. Hem lisanslı binici hem de iyi bir hayvasever olan Sancaklı ile futboldan siyasete, aile hayatından iş hayatına birçok şey konuştuk.

2011 genel seçimlerinde MHP'den İstanbul 2. Bölge 5. sıra milletvekili adayıydınız. Bu sene neden Kocaeli?

Partinin iki dönemdir MYK üyesiyim. 75 kişilik MYK'sında yer alıyorum. Tekirdağ, Kocaeli, İstanbul ve Sakarya'dan sorumlu MYK üyeliğine atandım üç yıl önce. Kocaeli; futbol oynadığım, uzun süreli kaptanlık yaptığım ve büyük başarılar elde ettiğimiz bir yer. 2014'teki yerel seçimlerde Kocaeli'nden büyükşehir belediye başkan adayı oldum. Bir önceki seçimde alınan 60 bin oyu 150 bine taşıdık. Kocaelinde siyaseten de kabul gördüğümüzü görünce bu seçimlerde de genel başkanımız öyle uygun gördü.

Belediye başkanı olamadınız ancak bir yıl sonra milletvekili oldunuz. Nasıl bir hissiyat?

Milletvekilliğinin birtakım avantajları olduğu söyleniyor. Meclis'e bu avantajlardan yararlanmak için gidiyorsanız çok kötü bir şey bu. Mesela dokunulmazlık, benim zaten dokunulmazlığım var. Kimseyle problemi olmayan dokunulmazdır. FIFA menajeriyim, seyahat özgürlüğüne sahibim. 10-15 bin lira için de Ankara'ya gidecek biri değilim. 19-20 yaşımdan beri bu saydıklarımın fazlası var bende. Yaşadığım birikim ve tecrübelerin benimle mezara gitmesini istemiyorum. Niyetim, sistemi değiştirmek. Ülkemin insanlarını seviyorum ve hizmet etmek istiyorum.

Önümüzde MHP'nin de yer alabileceği bir koalisyon ihtimali var. Ne düşünüyorsunuz?

Genel başkanımız alternatifleri söyledi. Eğer kuramıyorlarsa ve MHP ile kurmak isterlerse bizim üç şartımız var.

Son zamanlarda 1'e düştüğü yönünde söylentiler de mevcut.

Hayır, hiçbir değişiklik olmadı. Bunlar da hukukî ve çok normal ana şartlar. İlki; cumhurbaşkanı, anayasal sınırlarında hareket etsin. İkincisi; 17-25 Aralık yolsuzluk dosyaları Yüce Divan'a gidecek. Son olarak da, çözüm süreci altında yapılan ihanet süreci bitirilecek. Bunları düşünen bir parti, on bakanımız olsun, iktidar olalım düşüncesinde olamaz.

Muhtemel bir MHP'li koalisyonda Gençlik ve Spor Bakanlığı için konuşulacak isimlerin başında geliyorsunuz. Böyle bir durumda ne tür projeleriniz olur?

Önemli projelerden birini söyleyeyim. Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın iştirakiyle yapılacak bir proje bu. Altı yaşında okula başlayan bir çocuğun fizik yapısına, ailesinin sportif durumuna göre spor branşı belirlenecek. Birtakım testlere tabi tutulacak. Bu durum sanat için de geçerli. 18 yaşına gelen bir genç, 12 yıl spor ve sanatla hemhal olmuş olacak. Hafta sonu da yarışmaların yer alacağı projede, çocukların kötü alışkanlık kazanmasına müsaade edilmeyecek. Türkiye'nin yüzde 11 ile en büyük ikinci bütçesi Sağlık Bakanlığı'na ait. Hastanede binlerce insan kuyrukta. Spor yapmayan bir toplum hastalanır. Bu projeyi hayata geçirdiğimizde hastenelerdeki yoğunluğun azalacağını düşünüyoruz. Böylelikle Sağlık Bakanlığı'na bu kadar bütçe ayrılmasına gerek kalmayacak.

SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?

Algı operasyonları, 17-25 Aralık'ı kapattı belki ama unutturur mu?

17-25 Aralık yolsuzluk dosyası, Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluğudur. Belki de dünya tarihinin en büyük yolsuzluklarından biridir. Türk halkının bunu unutması mümkün değil, hukuken de unutulamaz. Bundan sonra kim iktidar olursa olsun, bunları gündeme getirmek zorundadır. Bu konu yüce divana gidecektir. Yapanlar da en sonunda yargılanacaktır. Kapalı oylama yapılsın, AKP'nin 258 milletvekilinin 200'ü hırsızlığa sahip çıkmaz. Ayrıca Yüce Divan'a gitmek kötü bir şey değil, suçunuz yoksa neden korkuyorsunuz?

Bu operasyonları yapan polislerin tutukluluğuna, savcıların görevden alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İçeridekilerin hepsi mağdur durumda. En son Türkiye'de yapılan bir ankette ‘Hukuka ne kadar güveniyorsunuz?' sorusunu sorduklarında oran yüzde 20 çıkmış. Bir ülkede hukuka güven bu seviyelere indiyse o ülkede adalet kalmamıştır.

FEN İŞLERİ MÜDÜRÜ BİZDEN DAHA MI ÖNEMLİ?

Geçtiğimiz haftalarda TFF yeni başkanını seçti. Siz delege olarak oy kullanabildiniz mi?

Hayatımda hiç delege olamadım. Futbol Federasyonu seçimlerinde oy kullanmak için özelliğim yok.

Ne gibi özellik gerekiyor?

Ben de bilmiyorum. Yıllardır arkadaşlara soruyorum. Ben delege olamıyorum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri müdürü olabiliyor.

Yıldırım Demirören'in o makama uygun biri olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle uygun birisi değil. Yeni Federasyon uzun ömürlü olmayacak bence. Hadis-i şerifte denildiği gibi, ‘İşi ehline vermek gerek.' Hayvanat bahçesi müdüründen Tenis Federasyonu başkanı yaparsan ne olur bu ülkede? Ayrıca, Türkiye'de 14 yabancıyı serbest bırakan Federasyon, Türk futboluna vurabileceği en büyük darbeyi vurmuştur. Bunu Fatih hocanın açıklaması beni çok üzdü, Türk gençliğinin önünü açmak için 14 yabancının 11'i ilk 11'de oynayabilir diyerek.

LİSANSLI BİNİCİYİM

Yakınlarınızın siyasetle ilgili eleştirileri oluyor mu size karşı?

Ailem, eşim ve iki çocuğum destekliyor. Tecrübelerimi millete aktarmamı istiyorlar. Zor günlerden geçen Türkiye için elimi taşın altına koymamı söylüyorlar. Eleştiri babında ise; ben düz bir adamım. Konuşacaksam net konuşurum. Milletvekili olduktan sonra daha dikkatli olmamı, yaşantımıza dikkat etmem gerektiği hususunda uyarılar yapıyorlar. Sosyal medya üzerinden bir grup oluşturdum birkaç yıl önce. Bu grup, MHP'li olmayan üniversite gençliğinden oluşuyor. Akıllarına gelenleri not yazıp gönderiyorlar. Enteresan, siyaset sahnesinde kullanabileceğim notlar. Bunları değerlendirerek uzun yıllar siyaset yapmışçasına tecrübeniz oluyor. Mesela, 2011 yılında MHP, ‘İş, aş ve aşk vaat ediyor.' dedim. Çok güzel geri dönüşler oldu.

Kitaplarla aranız nasıl?

Bu aralar pekiyi değil. Ancak elime ne geçerse okumaya çalışırım. Siyaset ve devamlı seyahat buna engel oluyor. Hatta geçen ay kitap fuarı vardı, tam içeriye girecekken aniden bir telefon geldi. Başka bir yere gitmem gerekti. Ama evdekiler bayağı okuyor. Özellikle hanımla kızım…

Ailenizle boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz?

Boş vakit olsa, çok şeyler yapacağız da... (Gülüyor) Evde oturmayı seven bir adamım. Ailemle ve hayvanlarla vakit geçirmeyi seviyorum.

Hayvan sevginiz nereden geliyor?

Çocukluğumdan beri köpeklerim vardı. Evde bir tane de ‘Kofi' adlı köpeğimiz var. Aynı zamanda milli biniciyim, lisanslı. Evimin bahçesi kaplumbağa, kirpi, kurbağayla dolu.

TÜRKİYE'DE MENAJERLİK DEĞİL SİMSARLIK VARDI

Futbola veda edeli uzun yıllar oldu ama hâlâ fitsiniz...

Sporun verdiği avantaj olabilir. Seçim kampanyalarında her gün ortalama 15-20 kilometre yürüyorduk. Yememe de dikkat ediyorum. Haram olan şeylerin dışında yemek ayrımım olmaz.

Futbolu bıraktıktan sonra bir ara menajerlik yaptınız.

O zamanlar Türkiye'de menajerlik değil, simsarlık vardı. FIFA'da 400 dosya var itilaflı, bunun yüzde 10'u bize aitti. Şenes Erzik, ‘Menajerlik sistemini kurman için birkaç sene böyle bir şey rica ediyorum.' dedi. Akabinde, imtihanlara girdim ve kazandım. Dünyada 250 kişide vardı o zamanlar. Siyasete girdikten sonra hem siyaset hem menajerlik yapma ihtimaliniz kalmıyor. Siyaset günün bütün bölümünü alıyor.

Fenerbahçe kafilesinin geçtiğimiz sezon Rize deplasmanından dönerken Trabzon'da kurşunlanma olayını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaybetmesinin en büyük nedeni bence. Oyuncuların psikolojisi mesela. Öte taraftan AKP'nin başarısızlıklarından biri. Türkiye'de bir olay oluyor, aydınlanamıyor. Kesinlikle organize bir durum. Kimin yaptığını bilmiyoruz. Bunu hükümetin bulması lazım.

Fenerbahçe, bu konu üzerinde çok durmuyor gibi...

Durmuyor değil, duramıyor. Aziz Yıldırım ile görüştüm. Cumhurbaşkanı arayarak, ‘Merak etmeyin Sayın Başkan, gerekli talimatlar verildi, en kısa sürede failler bulunacak, olay aydınlanacak.' demiş. Bence failler bulunana kadar liglerin tatil edilmesi gerekirdi.

ZAMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.