Sadettin Tantan:İstihbarat savaşlarında Türkiye yetersiz kaldı!

Türk siyaseti, PKK ile bir taraf ülkenin askeriymiş gibi masaya oturdu. Suriye ve Irak’taki IŞİD, hem bölgeyi hem Türkiye’yi tehdit eder konuma geldi” dedi.İKTİDARIN kendi geleceğini ve geçmişini korumak, kollamak bakımından MİT’i bir siyasi partinin teşkilatına dönüştürdüğünü belirten Tantan, “Türkiye’nin acil olarak istihbarat teşkilatları bakımından altyapılarıyla yeniden yapılanmaya ihtiyacı var” diye konuştu. Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Orta Doğu’da Türkiye’nin kaybeden ülke konumuna geldiğini belirtti. “Özellikle bölgemizdeki çatışmalar ortamında devlet dışı aktörler olarak kabul edilen çeşitli adlar altındaki silahlı ve silahsız örgütlerin gerek rejim gerek harita değişikliği gerekse etnik-mezhepsel bölünmeler için farklı ülkelerin istihbarat yapılarınca kullanıldığını görüyoruz” diyen Tantan şöyle konuştu: “Bu istihbarat savaşlarında Türkiye’nin bugünkü altyapısıyla mücadele edebilme yeteneği kalmadı. PKK ve diğer silahlı ve silahsız örgütlerin Türkiye’deki faaliyetleri sürüyor. Sonuçta Türk siyaseti, PKK ile bir taraf ülkenin askeriymiş gibi masaya oturdu. Onun talepleri parlamentoda, hukuk zemininde yerine getiriliyor. Organize ve terör örgütü kapsamındaki bütün suçları da görmezden geliniyor, özgürleştiriliyor. Bir taraftan da yanı başımızdaki Suriye’de ve Irak’taki IŞİD adı altındaki örgütsel yapı, hem bölgeyi hem Türkiye’yi tehdit eder konuma geldi.”

Türkiye tehdit altında
Tantan, Türkiye’nin PKK’yı ve IŞİD’i kullanan emperyal güçlerin yarattığı ortamda sıkışmış bir durumda olduğunu kaydetti. “Türk halkı şu anda adeta iki tehditle karşı karşıya bırakılmış durumda” diyen Tantan şöyle devam etti: “Türkiye bugünkü istihbarat altyapısıyla kendi ülkesinin, halkının geleceğini ne kadar koruyabilir ve kollayabilir? Kolluk, güvenlik güçleri, istihbarat teşkilatları özellikle çözüm süreci adı altında siyasi iktidar tarafından kontrol altında tutuluyor. Siyasi iktidarın bu faaliyetlere karşı kolluk, güvenlik güçlerine operasyonel bir yetki vermemesi Türkiye’yi gelecekte içinden çıkılmaz bir kargaşanın içine sürükleyebilir. Türkiye kendini sıcak bir çatışmanın içinde bulabilir. Dağlıca’dan itibaren bakıldığında Aktütün, son zamanlarda Reyhanlı, Şırnak ve Cizre’de hemen her gün halkı rahatsız eden olaylar yaşıyoruz. Türk milletini tehdit operasyonlarıyla Türkiye karşı karşıya bırakılıyor. Maalesef iktidar ve muhalefet partileri buna karşı bir çözüm geliştiremiyor.”
Üç temel altyapı yok
Hukuk ve adalet zemininde olması gereken devletin üç temel altyapısının bulunmadığının altını çizen Yurt Partisi Genel Başkanı şu açıklamayı yaptı: “Bu üç temel altyapının olmamasından dolayı da Türkiye kaybediyor. Birinci temel altyapı hak ve özgürlükler, ikinci temel altyapı güvenlik, üçüncü temel altyapı adalet. Bu temel altyapılar bireylerin hem zihinsel, fiziki ve inanç gelişimini sağlayacak hem de insanların beşeri ve sosyal sermayesini geliştirecek. Mali ve ekonomik anlamda ise toplumun gücünü yükseltecek. Böylece içten ve dıştan Türkiye üzerindeki tehditleri ortadan kaldıracak. Altyapıların olmaması Türkiye’deki ortamı geriyor. İnsanları gayesiz kılıyor, korku ve panik içerisinde yaşamaya mahkum bırakıyor. Hak ve özgürlükler temel altyapısı vazgeçilmez bir şeydir. Ama bunların hukuk zemininde, adalet zemininde inşa edilebilmesi ve bir yaşam felsefesine dönüşülmesi bakımından da güvenlik altyapısı olmalıdır. Türkiye’ye yönelik tehditleri tespit edip ortadan kaldıracak istihbarat teşkilatlarıyla bu altyapıların yapılması gerekiyor.”

MİT, bir siyasi partinin teşkilatına dönüştürüldü
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, bugün Türkiye’de istihbarat dediğiniz zaman akla MİT’in (Milli İstihbarat Teşkilatı) geldiğine değinerek şu değerlendirmede bulundu: “MİT sayısal, nitelik, yasal, mali ve ekonomik anlamda bugünkü yapısıyla bunu ne kadar sağlayabilir? Bu bir tartışma  konusudur. Son yıllarda iktidar kendi geleceğini, kendi geçmişini korumak, kollamak bakımından MİT’i bir siyasi partinin teşkilatına dönüştürmüş vaziyette. Bugün Türkiye’nin acil olarak istihbarat teşkilatları bakımından altyapılarıyla yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Bu altyapılar şöyle:
Halk bilinçlendirilmeli
1- Mali istihbarat teşkilatı, 2- Kamu ekonomisi istihbarat teşkilatı, 3- İç ve dış ticaret istihbarat teşkilatı, 4- Enformasyon savaşlarına karşı istihbarat teşkilatı, 5- Enerji, ekonomi hukuk savaşlarına karşı istihbarat teşkilatı, 6- İç, dış güvenlik tehditlerine karşı istihbarat teşkilatı. Ayrıca toplanan bilgilerin bir merkezde değerlendirilmesi, süzgeçten geçirilmesi için araştırma enstitüleri ve labarotuvarlara ihtiyaç var. Buradan elde edilen bilgilerle de halkın bilinçlendirilmesi gerekir.” Kolluğun yani polis ve jandarmanın, sahil güvenliğin, Batı ülkelerinde kolluk kabul edilen gümrük teşkilatının istihbarat teşkilatlarına ihtiyaçları olduğunu ifade eden Tantan sözlerini şöyle sürdürdü: “Silahlı kuvvetler istihbarat teşkilatı da yurt içi ve yurt dışı muhtemel tehditleri izleyecek, değerlendirecek bir altyapıya kavuşturulmalı. Çağımızda istihbarat teşkilatları giderek ihtisaslaşmaya başladı. Küresel ekonomi bütün ülkeleri tehdit ettiği gibi Türkiye’yi de tehdit ediyor. Bu tehdit süreci içinde de bir takım organize, kimyasal, biyolojik ve nükleer suçlar ortaya çıkmaya başladı. Bu tehditleri karşılayabilecek, ortadan kaldırabilecek yapılara ihtiyaç var. O bakımdan da silahlı kuvvetler istihbarat teşkilatının güçlendirilmesi gerekiyor. Acilen bir Güvenlik Mimarlığı’nın inşa edilmesi lazım. Güvenlik Mimarlığı çerçevesi içerisinde yukarıda saydığım istihbarat teşkilatlarının, kolluk kuvvetlerinin görev tanım ve tarifleri hukuk zemininde yeniden belirlenmeli. Ve bu hizmeti sunacak olan personelin de çağın gereklerine uygun olarak yetiştirilmesi gerekiyor. Oluşturulacak bu arşivin hem yazılı hem de canlı olması gerekiyor.”

Birinci önceliğimiz insanın güvenliği ve gelişimi olmalı
Güvenlik Mimarlığı’nın altında, sürekli ve sürdürülebilir bir şekilde mücadele edebilmek adına Türkiye Başsavcılığı’nın kurulması gerektiğini belirten Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, “Bunun için çok nitelikli personelin yetiştirilmesinde fayda var” dedi. Sınır güvenliği bakımından da Türkiye adeta yol geçen hanına döndüğünü vurgulayan Tantan daha sonra şunları söyledi:

Görev tanımı yapılmalı
“Türkiye, sınır güvenliği sağlayacak teknolojik ve fiziki altyapısını tamamlamak mecburiyetinde. Bütün bu güvenlik altyapısını yaparken mutlaka adalet altyapısının hukuk zemininde yeniden görev ve tanımını yapması gerekiyor. Türkiye’de birinci derecede yurttaşın eğitiminden, sağlığından, beslenmesinden, yaşam güvenliğinden zihinsel ve fiziksel gelişiminden inanç gelişimine kadar bütün altyapılarının ayrım yapmaksızın adalet zemininde inşa edilmesi gerekiyor. Bu son derece önemli. Bütün bunları yaparken birinci önceliğiniz insanın, bireyin güvenliği, onun gelişimi olmalı. Onun yaşam kalitesini sağlayacak yapılarla devletin güvenliğine doğru gitmeliyiz.” Tantan sözlerini şöyle tamamladı: “Eskiden birinci derecede devletin güvenliği ön plana çıkarılırdı. Devletin güvenliğiyle bir takım tabular oluşturuldu. Bu tabular da o makamlara gelen kişilerin kendi menfaatleri doğrultusunda kullanılıyordu. O tabular adeta insan hak ve özgürlüklerini, adaleti ve güvenliği ortadan kaldıran bir biçime dönüştü. Bütün bu altyapılar mutlak suretle hem Meclis denetimine hem de adli denetime tabi olmak mecburiyetindedir. Bu sistem, Türk insanını ülkenin iç ve dış tehditlerine karşı koruyacak, tamamen kendi geleceğini ve neslini koruyup kollayacak bir kültürün oluşmasına katkı sağlayacak. Batı servislerinin bu coğrafyayı bölme girişimlerine karşı da bir kalkan oluşturacak. Türkiye bunları yaparken kendisini kuşatan ülkeleri de dikkate almalı. O şekilde insanları yetiştirip eğitmeli. Kendi komşularıyla birlikte kalkınacak bir modeli inşa etmeli.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.