Saadet Partisi:Hükümetin amacı G.Doğuyu özerklikleştirme mi?

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin olağan aylık GİK toplantısı öncesi konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kamalak, başta iş kazaları olmak üzere İsrail’in son birkaç gündür baskıları ve çözüm sürecine ilişkin eleştirilerini sıraladı.

Maden ocağının sahibi devlet, işleticisi şirket, çıkan ürünlerin tam alıcısı hükümet, tüketicisi seçmen, oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin...

 

Hükümetin amacı doğuda özerk bir bölge kurmak mı ?

Kamalak, çözüm sürecinde gelinen noktayı da değerlendirerek, daha önce bu konuda çok uyarılarda bulunduklarını hatırlattı. Kamalak, “Nedir barış süreci, mahiyetini bilen var mı? Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan açıklama yapıyor ve ‘bu sürecin mahiyetini ancak Cumhurbaşkanımız biliyor’ diyor.’ Saadet Partisi olarak ne diyorduk ‘Endişe ederiz ki bu politikanın sonu bölünmeye yol açacaktır’ demiştik. Çarşıya pazara sivil kıyafetle de olsa çıkan memurlarımız hemen şehit edilebiliyor. Zaman yine Milli Görüş’ü doğruladı. Acaba Hükümet’in amacı Güneydoğu’da özerk bir bölge kurmak mı? Bağımsız bir devlet inşa etmek mi? Ne yapılmak isteniyor, bunu millet bilmiyor. Kanaatim odur ki şuan ki Başbakan Davutoğlu dahi bilmiyor” diye eleştirdi.

 

 

‘Kurt ile beraber olur kuzuyu yer, koyun ile beraber olur kuzuya ağlar’

Hayatını kaybeden işçilerin ailelerine Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Kamalak “ Maden ocağının sahibi devlet, işleticisi şirket, çıkan ürünlerin  alıcısı hükümet, tüketicisi seçmen, oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin. Anadolu da ‘kurt ile beraber olur kuzuyu yer, koyun ile beraber olur kuzuya ağlar’ sözü vardır. Patronla beraber olup işçinin hayatını karartıyor, sonra sözüm ona milletle beraber olup ağlıyor. Mevcut iktidar Anadolu’da ne yatırımlar yaptı. Hangi fabrikaları kurdu! Peki bu insanlar ölümü göze almaktan başka bir çıkış yoluna sahipler mi! Toprağın üstü karın doyurmadığı için, yerin altına giriyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

 

Mahşerde mi biçarelerin yoksa felahı?

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin aylık olağan Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı öncesi konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kamalak, başta iş kazaları olmak üzere İsrail’in son birkaç gündür baskıları ve çözüm sürecine ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Kamalak, öncelikle Isparta’da meydana gelen kazada hayatını kaybeden işçilere yönelik yaptığı değerlendirmelerde, “İşçi kardeşlerimiz hayatını kaybetti. Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Bu gelişmeler ister istemez, merhum Akif’in bir beyitini akıllara getiriyor. ‘Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı, Mahşerde mi biçarelerin yoksa felahı’. Bütün yük garibanın üzerinde. 20 kişilik minibüse tam 40 kişi bindirilmiş. Niçin? Patron maliyetleri düşürecek. Oraya bir minibüs değil de iki minibüs kaldırılsaydı şüphesiz bir maliyeti olacaktı. O kadar işçiyi bindirirsen elbette maliyet ortadan kalkmıyor, maliyet çok daha büyüyor” dedi.

“Patronla beraber olup işçinin hayatını karartıyor”

Kamalak, Ermenek’teki kazayla ilgili olarak da maden ocağının kiralama usulü ile özel bir şirkete devlet tarafından verildiğini ifade ederek, “Maden ocağının sahibi devlet, işleticisi şirket, çıkan ürünlerin tam alıcısı hükümet, tüketicisi seçmen, oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin. Hani seçmene dağıtılan o bedava kömürler var ya, Soma ocağının işleticisi ne diyor. ‘Devletin 136 dolara çıkardığını biz 24 dolara çıkarıyoruz’ diyor. Öyle mi acaba? Artı 301 işçinin hayatı. 301 vatandaşın hayatı, çöken aileler, yetim kalan çocuklar, perişan olanları da maliyete eklemek gerek. Sen çocuğunu gönderebiliyor musun? Yok. İktidar sahipleri acı acı gözyaşı dökmeye çalışıyor. Anadolu’da ‘Kurt ile beraber olur, kuzuyu yer; koyun ile beraber olur, kuzuya ağlar’ sözü vardır. Patronla beraber olup işçinin hayatını karartıyor, sonra sözüm ona milletle beraber olup ağlıyor. Böyle bir şey olamaz. Ülkemizde tam kapasite ile çalışan tek müessese cezaevleridir. Bunların döneminde hükümlülerin toplamı yaklaşık olarak 155 bin olmuştur” diye sert sözlerle tepki gösterdi.

Davutoğlu Bile Bilmiyor

Kamalak, çözüm sürecinde gelinen noktayı da değerlendirerek, daha önce bu konuda çok uyarılarda bulunduklarının altını çizdi. Kamalak, “Nedir barış süreci mahiyetini bilen var mı? Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan açıklama yapıyor ve ‘bu sürecin mahiyetini ancak Cumhurbaşkanımız biliyor’ diyor. Açılım politikası ilan edildiği günden itibaren biz Saadet Partisi olarak ne diyorduk ‘endişe ederiz ki bu politikanın sonu bölünmeye yol açacaktır’ demiştik. Çarşıya pazara sivil kıyafetle de olsa çıkan memurlarımız hemen şehit edilebiliyor. Ne yazık ki zaman yine Milli Görüşü doğruluyor. Keşke biz yanılmış olsaydık. Acaba Hükümetin amacı Güneydoğu’da özerk bir bölge kurmak mı? Bağımsız bir devlet inşa etmek mi? Bütün bunların bir sonucu olarak Öcalan’ı serbest bırakıp meclise taşımak mı? Kanaatim odur ki şu anki Başbakan Davutoğlu dahi bilmiyor” diye eleştirdi. 

Ağlamakla Sorunlar Çözülmüyor

“Son günlerde şehit haberleri ile birlikte süreç askıya alındı gibi ifadeler kullanılıyor” diyen Kamalak, “Ne yapılmak isteniyordu ki askıya alındı. Ağlamak, sızlamak kimseye fayda vermez. Eğer ağlamak sızlamakla dertler hallolunacak olsa nece yiğitler yere serilirken, anneler, bacılar, kardeşler gözyaşı döküyor, bağırlarını dövüp, saçlarını döküyor ama çare olmuyor. Hep ifade ediyorum; Milli Görüş bu ülke için bir pusula, mazlum milletler için bir rehber, tüm insanlık için ise bir reçetedir. Biz biliyoruz ki bu dünya da herkese yetecek kadar yer de vardır, nimette vardır ama adil bir düzen yoktur. Adil düzeni kuracak olan sizlersiniz. Bütün annelerin gözyaşını dindirecek olan sizlersiniz” dedi. /

 

Her Gelişme İsrail’in İşine Yarıyor

Konuşmasında dış politikaya da değinen Kamalak, iktidarın dış politikasının tam anlamıyla bir facia olduğunun altını çizdi. Kamalak, “Allah aşkına bu iktidarın 12 yıllık süre içerinde şu dış politikası doğrudur diyen bir insaf sahibi var m! İktidar sahiplerine soruyorum? Irak’ta sizin vasıtanız ile bir buçuk, iki milyon Müslüman katledildi. Yüz binlerce tertemiz Müslüman kızın iffeti kirletildi. Onaylıyor musunuz bugün. Oradaki insanlar öldürülsün diye 6 havaalanımız ile 7 deniz limanımız küresel emperyalizmin emrine amade kılındı. Bunu onaylayan bir tek vicdan sahibiniz var mı? Libya politikası; helal olsun doğru diyen bir vicdan sahibi var mı? Bugün Libya kırka bölünmüş durumda. Öbür taraftan Mısır politikası. Ne oldu sonra 90 yıllık İhvan, terörist ilan edildi ve binlerce masum Müslüman hayatını kaybetti” dedi. Suriye konusunda da iktidarın yanlışlarını sürdürdüğünün altını çizen Kamalak, “Obama demiş ki ‘Esad yürüyen bir ölüdür, en kısa zamanda gidecek’. Bizimkiler balıklama atladı ve hala devam ediyorlar. Yine orada da İsrail projesi hiç aksamadan tıkır tıkır işlemektedir. Bunlar kimin işine yarıyor. İsrail’in işine yarıyor. Bakın İsrail hiç ortada yok. Bütün bu gelişmeler olurken İsrail elini maşaya bile uzatmıyor. Çünkü kendisi adına farkından olmadan bir takim gafiller bu işi yürütüyor” dedi. Kamalak, dış politika ile ilgili eleştirilerin şu sözlerle sürdürdü: “2 Ekim’de Meclis’ten bir tezkere geçirildi. Bu tezkereye göre, Türk askeri yurtdışına gönderilebilecek, yabancı silahlı kuvvetlerde Türkiye’ye gelebilecek. Bunlar aslında makro bir planın uygulanmasından ibarettir. Yani Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP). Olayları tek başına ele aldığınız taktirde önemini kavramamız mümkün olmaz. Malatya’nın Kürecik beldesine füze kalkanı niye dikilmişti? İki sene önce Antep, Adana, Maraş’a Patriot füzeleri niye yerleştirildi? Bunlar bir planın uygulanmasına hazırlık olsun diye yerleştirilmiş olmasın? Biz o zaman Patriot füzelerine hayır mitingleri yaptık.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.